banner94

Hemen başından söyleyim burada yazacaklarım sağlık sistemimize yön veren iki kişiye Sağlık Bakanı sayın Faiz Sucuoğlu ve Tabipler Birliği başkanı sayın  Kenan Arifoğlu’na  bir uyarımdır.Yazmış olduklarımda eğer bir yanlışlık varsa lütfen bilimsel verileri ile bana yanlışlığı kanıtlasınlar yada doğruluğunu teyid ederek hem Doktorlarımıza hemde insanımıza büyük bir iyilik yapsınlar. Neticede sözkonusu olan insanımızın sağlığı ve onlar Doktor ben ise bilime inanan , değer veren ve okumayı öğrenmeyi seven fakat mesleği İnşaat mühendisi olan bir vatandaşım. 

Bundan tam tamına 19 sene önceydi.Eşimin hamilelik testleri için kan tahlili yaptırmaya gitmiş bu arada gelmişken eşim sende yaptır diye ısrar etmişti.

Oldum olası sevmem durup dururken tahlil yaptırmayı hep altından bir şey çıkacak diye endişelenirim.

Ertesi gün Labaratuvar ,Tahlil sonuçlaının çıktığını ve gelip alabileceğimizi telefon ile arayarak bildirdi.

Labaratuvara gittiğimizde tahlilleri yapan kişi eşimin kan tahlillerinin tamam olduğunu söylerken bana elindeki tüpün içindeki beyaz sıvıyı göstererek’’ Bak diyordu bu senin kanın yağdan süt gibi olmuş trigliseritin 1050 her an kalp krizi geçirebilin’’ diyordu.

Trigliseritin ne olduğunu ilk kez o gün orda duymuştum.Başta eşim olmak üzere aileden herkesi büyük telaş sarmıştı. Her an kalp krizi ne demek.

Trigliseritin Kanda kolesterol gibi bir çeşit yağ olduğunu kabul edilebilir üst limitinin en çok 150 olduğunu yüksekliğinin başta pankreas dahil bazı organlar üzerinde olumsuz etkileri olabileceği damarlarda tıkanmaya sebep olabileceğinden internette kısa bir araştırma yaparak öğrendim.

Peki ne yapmalıydım.

Hemen tanıdık Doktorumuza gittik.Sana kolesterol düşürücü ilaç yazmak istemem.  Sana E vitamini ve sarımsak vitamini vereyim dedi.Sonra bakarız dedi.Aklıma çok yatmamıştı bu tedavi şekli ama olsun diyerek oradan ayrıldık.

Bu arada  eşimin ısrarı ile belki yanlış yapmışlardır diye birkaç tahlil laboratuarına daha uğradık.Onlardaki sonuçlarda üç aşağı beş yukarı ayniydi.800 ,650 ,900 .

Neydi bu Trigliserit .İnsan meabolizmasına ne gibi olumsuzlukları vardı.Tedavisi varmıydı diye Vücuduma  herhangi bir belirti vermeyen bu yağı daha iyi araştırmak için İnternetin başına oturdum.

 Trigliserit üzerine Tükçe İngilizce ne kadar web sitesi varsa gezdim.Notlar aldım. Yaklaşık 1 yılda   günlük mesaimin 1-2 saatini buna ayırdım.Yaklaşık 1000’e yakın  yayını taradım.

Tüm bunlar olurken bana diyet öneren doktorum sayesinde 92 kilodan 80 kiloya kadar düştüm.

Sonunda eşimle bunun stresine daha fazla dayanamayarak kalktık Türkiyeye gittik.  Bu tahlilleri birde orada yapalım dedik.

Hacettepdeki  çok sevdiğim  Eczacı arkadaşım Özalp Lokumcunun yardımları ile kısa sürede tüm tahlillerimizi yaptırdık.

Sonuçları alacağımız gün endişeliydik.Tam bu bekleyiş sürerken Özalp telefonla aradı.Kardeş dedi.Hemen seni yatırmamız gerek dedi.Ben hade yahu deyince.

Yok yok şaka yaptım her şeyin normal diyerek moralde verdi.

Tam tamına 1.5 yıl sonra Hacettepedeki tahliller iyi çıkmıştı.Zaten artık bir şey yemeyen biri için çokta şaşırtıcı değildi  diye düşündüm.

Dönüş yolunda aklıma takılan soru 1 hafta önce Kıbrısta yaptığım ve yüksek çıkan tahlilden sonra burada Trigliserit ile ilgili sonuçların neden normal çıktığıydı.

Neyse Kıbrısa bu moralle döndükten sonra yaklaşık 4 yıl hiçbir tahlil yaptırmadım.

Sonra bir gün yine hemşire gelinimizin ısrarı ile yeni bir tahlil yaptırmaya karar verdik..

Sonuçmu.Trigliserit yine 1000 in üzeri.Yine herkes perişan.

Tahlil sonuçlarını gören Doktorumuz.Artık başka çare yok sana Ator başlatacağım diyerek reçetesini yazdı.

Eve dönüşte eczacıya giderek Atorlarıda  aldım fakat nedense içmek içimden gelmedi.

Nedenmi .Çünkü internet başında Trigliserit ile geçirmiş olduğum saatlerde Trigliserit yanında sağlık ile ilgili başka birçok önemli bilgiyede ulaşmıştım.

İşte o araştırmalarda kolesterol düşürücü ilaçların bir süre sonra insan kalp kapakçıklarında kireçlenmeye sebep olduğu bilgisinide o geçen saatlerde öğrenmiştim.

Tekrar internetin başına oturduğumda yıl 2004 dü.

Yine Trigliserit yine  ilgili onlarca  site ziyareti.

Bir gün her zamanki gibi internette araştırma yaparken bu konuda yazılı bilimsel bir yayın dikkatimi çekti.Yayın Amerikada yapılan bir çalışma ile ilgliydi.Açtım okumaya başladım.

Yayında şunları diyordu.Trigliseritleri yüksek olan İki grup denek üzerinde yapılan bir çalışmada deneklerden birine kolesterol düşürücü ilaç diğer grubada omega 3 balık yağı verildiğini ve bir ay sonra yapılan tahlillerde her iki grup deneğin Trigliserit düzeylerinin ayni oranda düştüğü gözlemlenmiş.

Aklımda onlarca soru belirdi.

Eğer böyleyse yüksek Trigliseriti tedavi etmek için bizim doktorlarımız neden risksiz omega 3 balık yağını reçetelerine yazmıyor da kalp kapakçıklarını kireçle kaplayan kolesterol ilaçlarını yazıyorlardı.

O günlerde bunu bana Ator tavsiye eden doktor arkadaşın ve bazı doktorlarında bulunduğu  bir ortamda paylaştım.Yaşadıklarını araştırmalarımı anlattım.

Şaşkınlıkla dinlediler .Bir şey demediler.Sonraki günlerim bir taraftan hangi balık yağını hangi ölçüde kullanmam gerektiğini araştırarak ve satın aldığım Trigliserit ölçen bir aletle kendimi denek olarak kullanarak buna neyin neden olduğunu öğrenmekle geçti.

Sonunda Ator kullanmadan Trigliseriti uygun seviyelere düşürdüm.

Okuyarak öğrenerek ve tabii Balık yağı ile…

Geçtiğimiz aylarda kuzenimle sohbet ederken  bana Trigliseritinin 550 olduğunu ve doktorunun kendisine Ator yazdığını söyledi.

Kullandırmadım.Omega 3 balık yağı al dedim.İçindeki DHA EPA oranlarının ne olması gerektiğinide ekledim.

Bir ay sonra tahlillerini doktoruna götürdüğünde .

Doktoru bak gördünmü demiş Trigliseritinde düştü deyince.

Kuzenimin ‘’Size bir şey söyleyeceğim doktor bey Atorla değil balık yağı ile düştü deyince doktorun yüzündeki şaşkınlığı görmen gerekirdi diye bana anlatıyor.

Trigliserit tedavisinde Omega 3 balık yağınında etili bir tedavi aracı olduğunu hala bilmeyen ve hastalarına Ator yazan doktorlar olduğunu görmek hem üzücü hemde kendine doktor diyenler için küçültücü.

Hala bunu bilipte insanımıza kalp kapakçılarının kireçlenmesi dahil birçok olumsuz başka etki yapacağı ortada olan Ator tipi kolesterol düşürücü ilaç yazanlara ise doktor demeye dilim varmıyor.Onalarıda Allaha havale ediyorum.Hesabını orada verirler.

Hoş insan sağlığını  metalaştıran  her ailenin hastaneler ve doktorlarla en az bir kere sorun yaşadığı bu sistemde bunu kaç doktorumuz biliyor ve uyguluyor oda muamma…Bilen varsa lütfen diğerlerinide uyarsın.

Hala öğrenmemişiz.Bazılarımız Doktor olmuş ama  en öncelikli görevlerinin  siyaset yada başka bir şey değil insanı hasta etmemek ,hasta olanları ise en doğru tedaviyle tedavi etmek yada insanoğlu bu ya herşeyide bilemeyiz tedavi edebilecek olanlara  yönlendirmek ve kendimizi geliştirmek için   sürekli okumak ve öğrenmek gerektiğinide öğrenememişiz.Hipokrat yemini ise tarihin toz tutmuş raflarında  kalmış.

İşte Trigliserit diye bir yağ.Neler yaşatıyor insana ,çoluk çocuğa ve aileye.Bunun gibi  aslında insanımıza korku ve endişe yaratmayan çok daha basit  ve risksiz tedavi yöntemleri olabilecek başka hastalıklarda olduğunu düşündüğünde insanımızın  bu  sağlık sistemine ve böyle Doktorlara nasıl güvenebileceğine gelin siz karar verin.

Kullanmayın .Triglisertiniz yüksek diye size Ator türü kolesterol düşürücü yazanlarada inanmayın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner62

banner66

banner50

banner68

banner40