Doğu Akdeniz adeta ateş çemberi altında.

İsrail’in Gazze’ye yağdırdığı bombanın ateşinin bölgeye yayılma endişesi yaşanıyor.

Kan gölüne dönen bölgede büyük bir insani kriz de yaşanıyor.

Hastaneler, okullar, camiler, kiliseler bombalanıyor, yardımlar yerine ulaştırılamıyor. Çocuklar ölüyor, insan yaşamı için kıt imkanlarla zamana karşı yarış veriliyor.

Soykırımdan önceki son adım yaşanıyor.

Bugün Gazze’de İsrail’in Filistin halkına yaşattığı vahşetin daha beterini 1974 öncesi Kıbrıs’ta, Türk halkı yaşadı. Kıbrıs’ın tümüne hakim olmak, Enosis’i gerçekleştirmek için 1950’lerden itibaren, gizliden ve açıktan silahlanan Rumlar, her fırsatta Kıbrıs Türk halkına planlı katliam yaptı; Kıbrıs Türklerini ablukaya aldı, ekonomik tecrit uyguladı, yardım malzemelerini engelledi, açlık tehlikesi yaşandı, yardıma Türk Kızılay’ı koştu… BM Barış Gücü’nün gözü önünde yaşanan 11 yıllık çileden sonra, 20 Temmuz 1974 sabahı da garantör Anavatan Türkiye “bekledin de geldim” dedi… Kıbrıs Barış Harekatı ile Kıbrıs Türk’ü özgürlüğüne kavuştu, yok olmaktan kurtuldu, egemen topraklarında devlet sahibi oldu.

Rumların aşırı silahlanması kesintisiz devam ediyor, bir yandan da farklı ittifaklarla düzenli olarak saldırı tatbikatları icra ediyor.

İsrail’in Gazze saldırısında da görüldüğü gibi Doğu Akdeniz’de güç savaşları yaşanıyor. Doğu Akdeniz, insan kaçakçılarının da önemli bir güzergahı.

Akdeniz’de tansiyonun yine yükseldiği bir zamanda, bölgede güvenlik ve huzurun teminatı Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ile birlikte tamamen insani bir organizasyon amacıyla arama ve kurtarma tatbikatı icra etti.

Şehit Teğmen Caner Gönyeli-2023 Arama Kurtarma Davet Tatbikatı, Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC’nin arama kurtarma teşkilatında yer alan sivil ve askeri unsurların katılımıyla kara ve deniz olmak üzere iki safhada ve üç senaryo kapsamında icra edildi.

Tatbikatın kara safhası Girne 101 Evler bölgesinde, deniz safhası ise Doğu Akdeniz’de, Gazimağusa açıklarında, KKTC toprakları ve kara suları ile Türk Arama Kurtarma Bölgesi içerisinde yer alan uluslararası sularda yapıldı.

Gözlemci olarak, Azerbaycan, Cibuti, Filipinler, Kosova, Katar, Libya ve Pakistan’dan askeri personelin de izlediği tatbikat ile Türkiye ve KKTC, Mavi Vatan’daki gücünü perçinledi, bölgedeki hak ve menfaatlerini korumada kararlılığını bir kez daha gösterdi.

Türkiye ve KKTC işbirliği ve koordinasyon içinde, insan hayatını riske edecek her duruma karşı hazırlıklı olduğunu da gösterdi.

KKTC Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Osman Aytaç, tatbikatın amacını, arama kurtarma unsurlarının koordinasyon ve birlikte çalışma usullerini geliştirmek, arama kurtarma personelini eğitmek, insani yardım harekatı ve iş birliği konularında Türkiye’nin ve KKTC’nin imkan ve kabiliyetlerini denemek olarak açıkladı.

GKK Komutanı Tümgeneral Aytaç, arama kurtarma harekatının doğrudan insan hayatının kurtarılmasıyla ilgili ve zamana karşı, ölümle yaşam arasında bir yarış halinde icra edilmek zorunda olduğunun altını çizdi.

Aytaç, “KKTC, anavatanı Türkiye Cumhuriyeti ile iş birliği, gönül ve emel birliği içerisinde her ortamda gece ve gündüz, karada, kara sularında veya uluslararası sularda her yerde ve her zaman arama kurtarma harekatı icra etmeye hazırdır” vurgusu yaptı.

Doğu Akdeniz fokurdarken, Türkiye ve KKTC’nin ortak insani tatbikatı, her an her şeye hazır olmak gerektiğinin önemini bir kez daha gösterdi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılında Türkiye ve KKTC birlikte çok daha güçlüdür.

*

Kıbrıs sorunu 20 Temmuz 1974’te bitmiş olsa da Kıbrıs Rum tarafının bitmeyen talepleri nedeniyle sorun devam ediyor.

Rum tarafının talepleri bitmemiştir. Rum tarafı Ada’nın tümüne hakim olmak istemektedir.

Bu topraklara, Mavi Vatan’a sahip çıkmak da boynumuzun borcu olmak zorundadır.

Bu hem bizim için böyledir hem gelecek kuşaklar için böyledir.

*