11 yıllık AKP iktidarının çatırdamaya başlaması aslında pekte beklenmese de günün birinde bu durum ile karşı karşıya kalınacağı belliydi. Türkiye’de Özal Dönemi 10 yıl, AKP dönemi 10 yılını doldurdu, askeri darbeler her 10 yılda bir olmuş. Yani siyasi olarak bir grubun Türkiye’de en fazla ülkeyi yönettiği dönem mevcut AKP dönemi olmuş. 11 yıl.
İstanbul Gezi Parkındaki olay 3-5 ağacının kesilmesine karşı olan bir grubun ateşlemesi ile bir anda AKP’e karşı eylemelere dönüştü. Düne kadar “güçlü lider” olarak gördüğümüz Recep Tayyip Erdoğan 3-5 çevreciye mi yenildi? Tabii ki HAYIR. Tüm bu olayların perde gerisinde Eroğan’ın son yıllarda Türkiye’de “diktatör” gibi hareket etmesinden kaynaklandı “ben yaparım olur” anlayışının bir sonucu olarak millet patlama noktasına geldi. Ve bir anda hiç beklenmedik bir tepki ile karşılaştı Erdoğan ve AKP’si.
Kim tezahür edebilir ki olayların bu noktaya gelebileceğini? Oysa Gezi parkının ateşi bir anda tüm Türkiye’yi hatta dünyayı sardı. Elbette bu ateşten KKTC’de kendi payına düşeni aldı almaya da devam edecek görünüyor.
Türkiye’yi sarsan olayların başlaması ne tesadüftür ki,
• Erdoğan’ın ABD gezisinin sonrasına denk geldi,
• Türkiye’de önemli üç seçimin öncesine denk geldi,
• AKP’de 3 dönemi dolduranların bir daha seçilemeyeceği döneme denk geldi,
• KKTC’deki erken genel seçimlerin hemen öncesine denk geldi,
• Kıbrıs Sorunundaki belirsiz sürecin tam üstüne denk geldi,
• Rusya’nın Suriye’ye füze vermesinin hemen sonrasına denk geldi,
• Rusya’nın Akdeniz’de filo bulundurma kararının hemen sonrasına denk geldi,


Şimdi tüm bu “tesadüflerden” sonra gözler Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a çevrildi. Dün ekranlara izlediğimiz Başbakan Erdoğan’ın kesinlikle geri adım atmayacağı şeklindeydi. Çok net söylüyorum bu olaylar ve eylemler artarak devam eder. Türkiye adım adım felakete sürüklenebilir. Hiç istemesekte gidişat bu yöne doğrudur. Bugün özellikle Borsa İstanbul’u ve döviz kurlarını iyi takip etmek gerekiyor. Eğer dolar bugün 2 bin sınırına gelirse ekonomik olarak ta zor günlerin başı olarak kabul edebiliriz. Durum son derece ciddidir ve ne yazık ki Türkiye Başbakanı bu inattan vaz geçmeyecek gibi gözükmektedir.
Lefkoşa’daki eylemlere gelince, bakın 15 Mayıs günü bu köşede bu eylemde yan yan yürüyen” Barakacı” gençler ile “Ülkücü” gençlerin nasıl omuz omuza getirildiğini yazmıştım.
Sevgili okurlar, siyasette “olmaz” denen bir şeyin olmadığını anlamış bir kişi olarak bugüne kadar o kadar çok olmazın günün sonunda “olur” hale geldiğini gördüm ki, “artık bu da olmaz” diyemiyorum hiçbir şeye… Değişen siyasal yapımızı dizayn edenler, öyle hamleler yapıyorlar ki toplumda düne kadar bildiğimiz her şey alt-üst olmuş durumda…
Örneğin daha düne kadar Türkiye Hükümetlerine küfredenler bugün Türkiye hükümeti tarafından açık açık destek görüyorlar, Düne kadar elçinin-askerin adamı deneler bugün o kapılardan içeri bile alınmıyorlar, düne kadar elçilikte ofisi olanlar bugün elçinin resepsiyonuna gidemiyorlar, düne kadar Rumcu denenler bugün Türkçü oldular, sağcılar solcu, AB’ciler milliyetçi oldu… Göreceksiniz birkaç ay sonra siyasetimizde daha ne “olmazları”“olur” hale gelmiş olarak göreceğiz…(Starkıbırs 15.05.2013 )


Ahmet AKBİL:Lefkoşa’dan UBP’den milletvekili adayı olmanız için bugünlerde telefonuz her an çalabilir.Zira seçici kurula birileri sizin aday gösterilmeniz için epeyce baskı yapıyor bilesiniz.

Dr. Erol UÇANER: UBP Güzelyurt milletvekili adaylığınız hayırlı ve uğurlu olsun. Biraz tepki gelse de bölgede sizin vekil olmanızı isteyen çok.

Ersin TATAR: Ofis tamam ekip te tamam ama hala bir yerde bir eksiklik var. Tuz gibi bir şey yani…

Serdar DENKTAŞ:Elinize geçen fırsatı bakalım nasıl kullanacaksınız? Eğer doğru kullanırsanız iktidara yanlış kullanırsanız mahalleye. Çok dikkatli olmak lazım bu günlerde.

Ali YÖNEL:Lefkoşa milletvekili aday adaylığı için siz istemeseniz de atınız bu aralar sıkça geçmeye başladı. Denemekte fayda var.

Andaç GÜNAY: İstanbul’a kadar gidip te biber gazı yemeden dönülmez deyip eylemcilerin arasına katılmışsınız ve bir güzel biber gazını yemişsiniz. Afiyet olsun.

Abdullah ÖZTOPRAK:Ercan’daki sorun çözüldüğü diye kulağıma bir şeyler fısıldandı ama gene de emin olamadım. Nedir son durum?

Mehmet KORTAY: Siz gene de beni dileyin ve şansınızı bir kere daha deneyin. Hem ne kaybedersiniz ki?

Hüseyin YAYLALI:TAK müdürlüğünüz hayırlı ve uğurlu olsun. Umarız UBP’nin göstermiş olduğu bu anlayışı bundan sonra gelenlerde devam ettirirler.

SELDA İÇER: Sizin de yeni göreviniz hayırlı ve uğurlu olsun. Tam olarak nereye atandığınızı anlamasak ta müdür oldunuz ya gerisi çokta mühim değil zaten.Hayırlısı olsun.

Kemal DARBAZ:Hüseyin Yaylalı için artık bir parti verirsiniz değil mi? yılların dostluğu var nede olsa.

Hasan BİRİNCİ: Girne’den DP’den bir kez daha şansınızı denemeye karar vermişsiniz. Bol şans o zaman size.

Hasan TOSUNOĞLU: Müteahhitler birliği seçiminden hemen sonra şimdi de vekil olmak için seçim startı vermişsiniz. Ancak bu işler ekip işi. Ekip kurmadan yola çıkmayın.

Güvenç CANTAŞ: Genel merkez hafta sonu bile çalışırken siz İlmiye hanımı da alıp tatile çıkmışsınız. Böyle günde parti boş bırakılır mı?

Akay CEMAL: Baklalardan sonra sırada karpuz var. 15 güne kadar karpuzlar çıkacak.

Mine GÜRSES: CyprusGarden da hafta sonu basının önde gelen isimlerini ağırlamışsınız. Sizinle birlikte olmak büyük bir keyifti. Ancak bir sonraki sefere bazı arkadaşlar okey de istiyorlar bilginize.

Ahmet TOLGAY: Bahçenizde 2 tane karpuz kendiliğinden çıkmış. Kısmet diye buna derim ben işte.

Erdoğan BAYBARS: Dün havuz başında elinizden makine biran olsun düşmedi gene. Bakalım kimleri kimleri çektiniz gene.

Yavuz APAYDIN: 35 derece sıcakta, havuz başında, üzerinizde kıyafetler, ayağınızda çoraplar iyi de daral gelmedi size….

GÜNÜN SÖZÜ
“CTP iktidarında seçim öncesi yapılan bütün işlemlerin dosyaları tek tek incelenecek. Emri veren ve dosyaları sonuçlandıranlar muhakkak yargı önüne çıkarılacak”
CTP Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu


BİZİM TEMEL
Öğretmen öğrencilere soru soruyor:
-"Ağaçta 7 kuş var.Avcı ateş ediyor,3 tanesini vuruyor.Ağaçta kaç kuş kaldı?"Biri cevap veriyor:
-"4 kuş kalır."Başka bir çocukta hemen atılır:
-"Hayır öğretmenim ateş edince bütün kuşlar uçar,ağaçta hiç kuş kalmaz..."Öğretmen bunun üzerine:
-"Cevap yanlış ama stilini sevdim."der.Çocuk buna karşılık verir:
-"Öğretmenim,bende bir soru sormak istiyorum...Karşıdan 3 bayan geliyor,ellerinde dondurma var.Biri yalayarak yiyor,biriemerek,biri de ısırarak...Bu bayanlardan hangisi evlidir?"Öğretmendüşünüyor,düşünüyor...-"Emerek yiyen evlidir",diyor...Çocuk cevap veriyor:
-"Hayır öğretmenim,parmağında alyansı olan...Ama ben de sizin stilinizi sevdim.."