Güzel ülkem.

1963 ve 1974 olayları yaşadı.

Yoklukla mücadele etti.

Ama o dönemde bile kendi yaralarını sarmayı bildi.

O yılların ilk doktorlarından olan Kaya Bekiroğlu, 1964 yılında ilk ameliyatını Abdi Çavuş’ta derme çatma, köhne, eski bir tütün fabrikasını hastane olarak kullanarak yaptı. Kendisi ile röportaj yaptığım dönemde anlatmıştı. Yokluk ve teknolojiden yoksun hastanede tüm hemşire ve doktorlarımız ülkesine sahip çıkarak çalışmış.

Şimdi bakıyorum da sayısı günden güne artan ‘mantar hastaneler’ çoğaldı ülkemizde. Eğer bu olay ticaretse maalesef Kıbrıs Türk’ünün soyula soyula bir şeyi kalmadığını şimdiden belirtirim.

Allah hastalık vermesin.

Neyse gelelim esas konumuza. Yazmadan edemeyeceğim.

Madem hedef ülke ekonomisini kalkındırmak, Ekonomiyi güçlendirmek, özel sektörü desteklemek, yerli üretime katkıda bulunmak, peki, nerden çıktı bu ‘KOLAN BIRITISH HOSPITAL ’?

Kuzey Kıbrıs zaten kaç karış yer ki! Her gün ‘mantar ‘ gibi biten bir hastane görüyoruz ülkemizde.

Devletin var olan hastaneleri belki yetersiz kalıyor. Fakat ülkede tam teşekküllü ve tam kapasite çalışan birçok hastanemiz varken neden bir yenisi daha ekleniyor? Sağlık Bakanlığı buna hangi amaç güderek izin veriyor?

KOLAN BIRITISH HOSPITAL ülkeye girmekle kalmıyor artık varlığını da günden güne hissettirmeye başlıyor. Yoklukla mücadele eden binlerce insanımıza neden özel hastaneler öneriliyor?

Amaç sağlık sektöründen nemalanmak ise bunun ticaretini zaten ülkemizde birçok özel hastanemiz yapıyor. Bu kadar özel hastane varken neden özel hastane sayımıza bir yenisini daha ekledik?

Sağlık Bakanlığı geçtiğimiz günlerde Türkiye’ye gidip neden bu Hastane ile protokol imzalama gereği duydu? Kim kazançlı çıkacak bu olaydan?

Sağlık sektöründe dünya kadar sorun varken, ebeler ve hemşireler sokaktayken, acillerde doktor eksikliği yaşanırken Sağlık Bakanlığı’nın her gün bir protokole imza atmasındaki amacı anlamadık doğrusu.

Özellikle ‘Kolan Biritish Hospital’ ile Türkiye’de imzalanan son protokol sorgulanmalıdır. Devlet kaynaklarından halkın yararlanması sağlanmalıyken halkın özel hastanelere yönlendirilmesi de ayrıca sorgulanmalıdır. Sağlık üzerinde ticaret yapılmasına kimse seyirci kalamaz.

Sağlık Bakanlığı’nın öncelikli görevleri arasında sağlık sektöründeki sorunları gidermek ve halka daha iyi bir sağlık hizmeti vermek yer alır.

Kısaca Sağlık Bakanlığı özel hastaneler yerine devlet hastanelerini desteklemelidir. Daha geçtiğimiz ay Girne Akçiçek Hastanesi’nin açılışında boy gösteren Sağlık Bakanı halen hastanedeki hemşire eksikliği giderememiştir. Peki, bu hastanenin mali boyutu ile zaten ilgilenmeyen Sağlık Bakanlığı neden hemşire eksikliğini giderememiştir? TC Yardım Heyetinin katkılarıyla inşa edilen servisler 1 milyon 200 bin Türk Lirasına mal olurken, Girneli iş insanları, kurum kuruluş ve hayırsever vatandaşlarca karşılanan donanımı için de yaklaşık 200 bin TL harcanarak bugün hizmet verecek duruma gelmiştir. Yani Sağlık Bakanlığı açılışta sadece boy göstermiş gerisine karışmamıştır.

İşte bu yüzden kendi devlet hastanelerine katkısı olmayan Sağlık Bakanlığı’nın yabancı yatırımcıların hastanelerine neden katkı yaptığı sorgulanmalıdır.

Eğer desteklemesinde bir amaç varsa o da halkı için daha iyi koşullarda var olan Devlet Hastanelerini geliştirmek, güçlendirmek ve daha rantabl düzeyde çalışmasını sağlamaktır. Yoksa KKTC’de her gün ‘mantar’ misali bir hastane biterse kimse bunun önüne geçemez.