banner165
banner174

Prof. Dr. Mehmet Çakıcı geçtiğimiz gün sessiz sakin Yakın Doğu Üniversitesi'nden istifa ettiğini açıkladı.

Çakıcı'yı siyasi kimliği ile tanımayan bilmeyen yoktur.

Heyecanlı ve aykırı bir siyasi kişiliği vardır.

Bu kez Çakıcı karşısına KKTC'nin en zengin ve güçlü insanı olan Suat Günsel'i aldı...

Çakıcı, doğru bildiklerini söyledi.

Peki Prof. Çakıcı ne dedi?

Şimdi biraz irdeleyelim bu konuyu...

"Şubat ayı itibarıyla Yakın Doğu Üniversitesi ile yollarımızı ayırıyoruz" dedi ve ekledi, ' Bir kırgınlık veya kızgınlık öyküsü yaşamıyorum... '

Peki neden yollar ayrılıyor?

Madde medde şöyle açıklıyor sebepleri Çakıcı:

* YDÜ yönetimi siyasi görüşlerimi kabullenmiyor ve tahammül edemiyor.

* Üniversitelerin devlete kurum ve gelir vergisini vermediğini ve devlete kurum ve gelir vergisi vermeleri gerektiğini savundum.

* YDÜ de dahil üniversiteler hocalarının ihtiyat sandığı ve sosyal sigortaları gibi yatırımlarını esas maaşları üzerinden yatırmıyor.

* Hocaların haklarını yiyorlar...

İşte Çakıcı'nın bu sözleri ki iddiaları doğruysa bunlar çok ciddi ithamlar kendisinin YDÜ'de sonu oluyor.

Bu iddialar yetkili merciler tarafından derhal mercek altına alınmalıdır.

Tüm hocaların ve Üniversite çalışanlarının maaşları kontrol edilmelidir.

Asgari ücret üzerinden maaş alan hoca var mı bakalım...

Bu ülkenin en aydın insanları bile ekmek parasıyla terbiye edilmeye çalışılıyorsa vay halimize... Garibanı ne yaparlar siz düşünün!

Bu doğruysa geriye dönük bunlar tespit edilmeli ve kimsenin yanına kar kalmamalıdır.

Üniversitelerin devlete kurum ve gelir vergisini vermediğini ve devlete kurum ve gelir vergisi vermeleri gerektiği konusu da ciddi bir fikirdir.

Üzerinde durulmalıdır değerlendirilmelidir.

Bu konuda yaşanan tahammülsüzlük hiç hoş değil.

Şimdi Çakıcı'nın sessiz sakin dile getirdiği bu ciddi iddiaların peşine düşme vaktidir.

Karşınızdaki kim olursa olsun ne kadar zengin olursa ne kadar güçlü olursa olsun doğru yoldan şaşmamak gerekir.

Kimsenin hakkı kimsede kalmaz.

Mehmet Çakıcı'nın veda mektubunu buradan yayınlıyor ve bu işin takipçisi olacağımızı hatırlatıyoruz.

VEDA...

“Şubat ayı itibarıyla Yakın Doğu Üniversitesi ile yollarımızı ayırıyoruz. Bir kırgınlık veya kızgınlık öyküsü yaşamıyorum...

YDÜ kurucusu olan Suat hoca ile ilişkimiz benim lise 2nci sınıf öğrencisi olduğum ve Başarı Dersanesi'ndeki hocam olması dolayısıyla 1982'ye kadar dayanır... 14 yıl Türkiye İstanbul Marmara Tıp Fakültesi, Psikiyatri İhtisası ve Adli Tıp Doktora eğitim serüvenim sonrasında YDÜye Ekim 1998'de geldim.

1998՛de adaya döndüğümde YDÜ Psikoloji Bölümünde bölüm başkanı olarak göreve başladım... hemen ardından askere başladım ama subay olarak görev yaparken dahi akşamları derse gittiğimi subay formalarıyla dahi hatırlarım... Askerlik sonrasında YDÜ'nün Türkiyede tanıtımlarına dahi benim gittiğim dönemler olduğunu unutmuyorum. Bugün fakültenin en büyük bölümü olarak her mezuniyeti yüzler olan bölümün üç kişi olan ilk lisans mezunlarının diplomasını vermek Ebru hanımla bana kısmet oldu.

15 kişiyle aldığımız psikoloji bölümünü en son lisans, master ve doktora programları ile 2000 öğrenci civarına getirdik. Bugün bu sayı Kıbrıs'taki mevcut bazı üniversitelerin öğrenci sayısından fazladır.. Bölümü bu haliyle Türkiyenin de en büyük psikoloji bölümlerinden biri haline getirdik. En çok uluslararası (SCI) yayın yapan ve en çok ödül alan (5 kongre ödülü, 1 dergi ödülü, 1 Türkiye İş Adamları Ödülü gibi ödüller) hale getirdik. Master ve doktora programları açtık. 2 Türkiye Kongresini de Kıbrıs'a getirerek başkanlık yaptım. 150 civarında yayın (50 SCI Uluslararası yayın) 9 kitap ve daha pek çok akademik konferans sunum gibi aktiviteler hep YDÜ içinde yaptım.

23 yıl bu serüven YDÜ de tatlısı ve acısıyla ama güzel olarak andığım bir serüven olarak devam etti. Başlangıçta Kıbrıs’taki tek Psikoloji Bölümünün başkanı olarak Prof.Dr. Ebru Çakıcı ile döbüşümlü halde psikoloji bölüm başkanlığı ve bölümün daha sonra ingilizce ve Türkçe olarak ayrılması sonrasında da Türkçe Psikoloji Bölüm Başkanı okarak sürdürdüm. YDÜ Hukuk Fakültesinde de Adli Tıp Dersini de 20 yıl kadar vererek pek çok Hukukçunun da yetişmesine katkım oldu. Daha çok gençlerin yetişmesine önem verdim. Bölümde uzmanlık programlarının geliştirilmesini, akademisyenlikte ilerlemek isteyen gençlere yol açılmasını çok önemsedim.. Daha master yaparken öğrencilerin SCI uluslararası yayın yapmalarını sağlayan heyecanlarına ortak olmak benim için de çok heyecan vericiydi.. Meslektaşlarımla keyifle ve üretken çalıştık. Bu arada bazı kendini bilmezlerin de genç hocalara yönelik mobing uygulamalarının karşısında da benim koruyucu tavrımı da bulduklarını söylemek isterim... bölümümüzde yetiştirdiğimiz gençlere ve genç hocalara bir baba bir abi olmanın duygularını da hissettik, hissettirdik. Bölümde yetiştirdiğimiz ve hocaları olduğum gençlerden 3 nesil hoca yetiştirmiş olduk. Hocaların hocasının hocası olma onurunu da Ebru hanımla birlikte yaşadık... Bazı öğrencilerimizin doçent ve profesör olması ve hatta bazı yerlerde bölüm başkanı olmalarının gururunu yaşadık... Ne olursa olsun yaşananlardan mutluyum ve Teşekkür ederim...

Ayrılığımızdaki ana sebep YDÜ yönetiminin siyasi görüşlerimi kabullenememesi ve tahammül edememesidir... 23 Ocak 2022 genel seçimlerinde düşüncelerimi halkla paylaştım... Devletin turizm ile beraber En yüksek gelir düzeyinden bir tanesi olan gelişimini tamamlamış üniversitelerin devlete kurum ve gelir vergisini vermediğini ve devlete kurum ve gelir vergisi vermeleri gerektiğini savunmuştum... Ayrıca üniversiteler hocalarının ihtiyat sandığı ve sosyal sigortaları gibi yatırımlarını esas maaşları üzerinden yatırmadıklarını söyleyerek çalışanların haklarının yenmemesi gerektiğini de savundum. Bugün de bunları halen savunuyorum. YDÜ'de dahil bunları yapan üniversitelerin bunlara öfkelenmek yerine hatalarını düzeltme yoluna giden çağdaş bilim yuvası tavrı olgunluğu içinde olmalar gerektiğini halen düşünüyorum. Bu seslendirmelerim tüm üniversite hocaları dahil diğer çalışanların haklarının ödenmesi yönünde bir nebze olsun bilincin artmasını sağlamışsa eğer bizim ödediğimiz bedel çok küçük kalır.

Yine de bu yazımın YDÜ'deki öğrencilere ve meslektaşlarıma veda ve teşekkürden öte bir yazı olmasını istemiyorum... Elbette yine gençler yetiştirmeye, bölümler kurmaya ve insanlığa hizmet etmeye devam edeceğim. Emanetle kalın arkadaşlar..”.

MESAJ KUTUSU

Sayın Ahmet SOYALAN, Değirmenlik polisinde geçen yıl yaşanan bir olayda suçlanan bazı polis memurlarının yerlerinin değiştirildiği ancak her hangi bir soruşturma başlatılmadığı yönünde bir takım ihbarlar yapılmaya başlandı. Yakında manşetlerde patlayabilir haberiniz olsun istedik…

Sayın Doğuş DERYA, dün meclisteki ant içme töreninde hemen herkes sizden bir vukuat bekledi ama herkesi hayal kırıklığına uğrattınız. Bu arada yeni dönemde hem giyim hem de makyaj bakımından hayli yenilikler yaptığınız da dikkatlerden kaçmadı. Bu arada topuklulara aman dikkat…

Sayın Tufan ERHÜRMAN, Başbakan daha ilk baştan hükümet için sizi dışlayınca siz de haklı olarak hükümet ortağı olmaya soğuk bakıyorsunuz. Kim olsa sizin yaptığınızı yapardı tabi ki iktidar heveslileri haricinde…Bu arada geleceğin Cumhurbaşkanı olarak adlandırılmaya başlandığınızı biliyor muydunuz? Aman Ersin bey duymasın!

Sayın Zorlu TÖRE, dünkü ant içme töreninde metni ezbere okuyan tek vekil olarak tarihe geçtiniz. Gençlere ve özellikle yenilere umarız iyi bir örnek teşkil edersiniz. Memleket aşkı eğer yürekten yaşanırsa başarılara ulaşır…

Sayın Kudret ÖZERSAY, Maraş konusu ve sürpriz gelişmeler sizi çok büyük ihtimalle hükümet ortakları arasında yapacak gibi gözüküyor. Türkiye’ne bu konuda bir takım telkinler yapıldığını duyduk hadi bakalım hayırlı olsun…

Sayın Mehmet ÇAKICI, çalıştığınız kuruma rağmen dik duruşunuz ve kararlı tavrınız sizi işinizden etse de kamuoyunda memnuniyet yarattı. Bu arada iş insanlarına biat eden siyasilerin de kulaklarını çınlattı. Elbette gün gelir bunun karşılığını bir şekilde alırsınız…

Sayın İbrahim BENTER, Maraş’ın tamamen Osmanlı toprağı olması konusundaki açıklamalarınız daha çok Güney’de yankı yarattı diye duyduk. Bun bir de dünya nezdinde ispatlayabilirseniz gidişatı hayli değiştirebilirsiniz.

Sayın Mustafa AKTUĞ, Lapta ve civarına kazandırdığınız spor salonu son yılların en iyi projelerinden birisi oldu. Bu arada borçlanarak olsa da çalışanların maaşlarını ödemeniz yerel seçimler için sizi bir adım öne çıkardı, bundan sonra rakipler düşünsün artık…

Sayın Gürkan KARA, millet siyaset ve seçilme derdine düşmüşken siz bakanlıkta gizli kahraman olarak ilan edildiniz. Artık şu projeleri açıklasanız da kamuoyu analar neler yaratmış bir görsün, tebrik eder başarılarınızın devamını dileriz…

Sayın Hakan DİNÇYÜREK, dün yemini bir kez daha tekrarlamanız için uyarı alırken biraz bozuldunuz ama çok da renk vermemeye dikkat ettiniz. Olur böyle vakalar çok fazla da kafaya takmamak gerek.

Sayın Zeki ZİYA, uzun bir süredir beklenen Ziya bebek dünyaya gelmiş ve sizin de ayaklarınız yerden kesilmiş. Minik yavruya bir ömür boyu sağlık ve mutluluk dolu bir yaşam dileriz. Bakalım yeni dedenin ilk hediyesi ne olacak…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161

banner168

banner162

banner172

banner171

banner50

banner164

banner146