banner118

Koronavirüs ile karşılaşmamanın ilk şartı evde kalmaktı.

Bunu başardık.

Yeni COVID-19 vakaları çıkmayınca da açılımı konuştuk.

Açılımla birlikte cadde ve sokakları yeniden doldurduk.

Bizler sokağa çıktık ama, evde kalmaya devam eden, etmek zorunda kalan hatırı sayılır bir kesim var.

Bir kısmını çocuklarımız, bir kısmını 60-65 yaş üstü büyüklerimiz, bir kısmını da kronik veya orta-ağır hastalıkları bulunan bireylerimiz oluşturuyor.

Çocuklarımızın hala dışarı çıkamamasının nedeni malum. Sessiz virüs taşıyıcıları olma riski.

Geriye kalan diğerleri ise, Koronavirüs ile karşılaşmaları durumunda sağlıklarının ciddi boyutlarda bozulma riski olanlar.

Onlar hala evlerindeler.

Üstelik, sağlık sorunları her geçen gün biraz daha artarken, yeni sağlık sorunlarının kapılarını çalma riski de varken.

Neden?

Çünkü çoğu, hastanelere gitmeye korkuyor.

İnsanlarımızın virüsle karşılaşmasını engellemeyi başardık ama geriye kalan sağlık sorunlarının büyük bölümünü güdük bıraktık.

Devletin en büyük hastanesinin yerleşkesinin içerisine karantina hastanesini yerleştirerek, adeta bu insanlara gelmeyin dedik.

‘’Kendimi o kadar korumuşken, hastaneye gidip de virüs kapmak istemem.’’diyenlerin sayısı bir hayli fazla.

Devlet hastanelerinde normal hasta bakıp normal uygulamalara dönmemiz en az altı ay alır diyen meslektaşlarım da var.

O zaman durup, düşünmek, neler yapılabileceği konusunda fikirler üretmemiz gerekiyor.

İşte bir öneri:

Bakanlığı yine devreye girmeli.

Altmış beş yaş üzeri büyüklerimiz ve kronik sağlık sorunları olan hastalarımız için, randevu sistemi ile, hiç olmazsa haftanın birkaç gününde, her ilçedeki hastanelerinde özel poliklinik gün ve saatleri düzenlemeli.

Bu sayede, ileri yaş gruplarına ve riskli hastalığı olan bireylerimize, sağlıklarını yeniden gözden geçirme, ele alma şanslarını onlara tanımalı.

Sağlık Bakanlığı, orta ve uzun vadede, toplum sağlığına sadece COVID-19 penceresinden bakmaya devam etme hatasına düşülmemeli.

Devlet, sağlık kanatlarının altındaki güveni, en küçüğümüzden en büyüğümüze, herkese hissettirmeli…

Dr. H. İlker İpekdal

İletişim: 0542-8529899

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner95

banner115

banner130

banner50

banner68

banner40