TOMA gelecek mi gelmeyecek mi, burada mı değil mi derken, TOMA gelmeyecek haberleri dolaşmaya başladı memlekette.

Dik durmuş hükmedenler,

Büyük savaş vermişler.

Ve şimdi de bazı sesler yükseliyor, teşekkür etmemiz gerektiği konusunda.

Bırakın Allahınızı severseniz, ne teşekkürü.

Başbakan Bakanlar Kuruluyla kararı alır, emri verir olay biterdi zaten.

Neden bu kadar uzadı ki?

Şimdiye kadar cesaret yoksunu olanlar, bugün birden  Malkoçoğlu mu oldu.

Hayır anlamıyorum neden bu kadar dallandı budaklandı.

Şimdi de TOMA yok (yoksa bile şimdilik) diye teşekkür bekleyen bir kesim var ki,

ŞAŞIRTICI..

Subahaneke ile başlandı, makamı da verdik, artık kel kevsere kadar giderler…

Seçimin birinci propagandası olmazsa şaşırmayın.

Amma velakin gereksizdi, gereksiz bir şekilde de konuşulmaya devam edilecek.

Dün Polat Alemdar, bugün TOMA yarın başka bir şey.

Basit konuların ölüm kalım meselesi  gibi tartışmak  bir halt getirmiyor.

Bu ülkenin TOMA’ya mı ihtiyacı var,

Yönetenler çok güzel  müdahele ediyor topluma zaten.

Tazyikli su sıkmıyor belki ama, iyi hava sıkıyor.

Özetle teşekkür bekleniyor.

Yok kardeşim teşekkür meşekkür.

Adamlar aşmış, otu, çöpü, havayı, suyu enerjiye çevirmiş,

Bununla da yetinmemiş gelmiş benim ülkeme, buralarda da ölçüm yapmış,

Sonra da rapor hazırlayıp altın tepsi içinde sunmuş, bizden bir gram ses çıkmamış,

Adamlar diyor ki, kullandığınız enerji  400 mw,  rüzgarınız 500. Sistem kurarsanız 100’ünü de satarsınız, ki bu sadece rüzgardan, diğer enerji gelirleriyle de geçiminizi sağlarsınız, kimseye de ihtiyacınız olmaz.

Biz ne yapıyoruz, biz adamların yüzüne bakmıyoruz bile.

Adamlar ağzımızın içine bakıyor, biz adamlara bakmıyoruz.

Neden bakmıyoruz biliyor musunuz?

Bakarsak sendikalar kızar.

Biz ambargo var, sıkıştık kaldık diye bağırmaya devam edelim.

Millet elektrikri arabalarla seyahat ederken biz mazota zam geldi diye çığrınırken bir birimize bol bol teşekkür ederiz.