Lefkoşa Türk Belediyesi için seçim süreci başladı. Lefkoşa halkı Demokrat Parti adayı Mustafa ARABACIOĞLU’nun Başkanlığına onay veriyor. İktidar ve ana muhalefetin seçimi kazanmaları mümkün değil. Ana muhalefet yerel yönetimlerde marka olmakla övünmekle yetinecek. İktidar partisinin durumu daha da vahim. Milletvekili sayısını otuza çıkarmakla övünen parti Belediye Başkan adayı bulmakta zorlanıyor.
Merkezi iktidarı üstlenen parti, çalarak veya ayartarak milletvekili sayısını artırmayı siyasi marifet olarak görüyor. Halkın karşısına çıkmaya korkuyor. Bir yılı aşkın süredir oynadıkları kurultay tiyatrosu ile gündemde kalmaya çalışıyor. Müflis iktidarın başına kimin seçileceği halkın umurunda değil. Tarafların tafrasına bakarsanız, herbiri kendisini demokrasi havarisi olarak pazarlıyor. Halk da sabırla, bu tuluat bitse de, bunlardan kurtulsak diye gün sayıyor.
Merkezi iktidarı üstlenen Ulusal Birlik Partisi, Lefkoşa Türk Belediyesinde yapılacak seçimleri kaybedecek. Bu nedenle iktidar partisinden hiç bir babayiğit ortaya çıkarak “ben varım” diyemedi. Ansızın Rum Futbol Federasyonu ile görüşmeler gündeme getirilerek adı pazarlanmaya çalışılan Hasan SERTOĞLU da sonunda çekildi. Sayın SERTOĞLU basında adı duyurulduğunda “aday değilim” demedi. Baktı ki şansı yok, Futbol Federasyonu Başkanı olduğunu hatırladı.
Kaybetmeye mahkum iktidar partisi, Lefkoşa halkından intikam almak için seçim öncesinden hazırlık yapıyor. Lefkoşa Türk Belediyesinin batırılmasında merkezi hükümet ve Cemal BULUTOĞULLARI ile birlikte birinci derecede sorumluluğu olan 8 Belediye Meclis üyesini Belediye Meclisine tutkalla yapıştırarak, yeni dönemde de Belediye Meclisini kilitlemeye hazırlanıyor. Umarım içlerinde vicdan sahibi, halka hizmet umudunu kaybetmemiş ve aklı selim üyeler çıkar da bu oyun bozulur.
Kurultayı kazanma telaşı içindeki Başbakanın isthdamları ateşli bir şekilde savunduğunu kamuoyu biliyor. Başbakan daha da ileri giderek “55 yaşındaki gençlerin” isthdamına da sahip çıkmıştı. Geçtiğimiz hafta içinde, batmış, personelin maaşını ve cari giderlerini karşılamaktan aciz LTB’ne, yeni istihdamlar yapıldığı haberleri geldi. Bu haberleri doğrulatmak mümkün olmasa da, iktidar partisini bilenler için böyle bir şey süpriz değil.
Merkezi iktidarın Lefkoşa halkına kurduğu en önemli tuzak, LTB’nin ağır bir borç yükü altında bırakılmasını teşvik etmesi ve onay vermesidir. Merkezi hükümetin, yasa gereği yerel yönetimlere merkezi bütçeden verdiği kaynak, artık sadece bu borçların ödenmesine ayrılmış durumda. Yeni dönemde bu borçlar nedeniyle, LTB’nin kasasına merkezi bütçeden verilen paradan tek bir kuruş bile düşmeyecek. Böylece Lefkoşa halkı kendi yağı ile kavrulmaya terk edildi.
Kaynakların peşkeş çekilmesi, geri ödenemeyecek şekilde borçlandırma ve bu bahane ile merkezi bütçe yardımlarının kesilmesi yetmedi. Bu hafta öğreniyoruz ki, idarenin bilerek yaptığı ihmalle LTB çek yasağına girdi. Çek yasağına sokulmak suretiyle sadece nakit akışında zorluk yaratılmadı. LTB’nin Ziraat Bankasından kredi alma ümidi de ortadan kaldırıldı. Halbuki Sayıştay bir yazı yazarak borçların ödenmesinin durdurulmasını istemiş. Uzmanlara göre bu yazı gerekçe gösterilerek, mahkemeden ara emri almak mümkündü. Bu ara emri alınabilse LTB böylesi bir zilletle karşılaşmayacaktı.
İktidar partisinin LTB’de yarattığı diğer bir enkaz, yönetim kademelerinde yaptığı bilinçli yıkımdır. Belediyenin muhtelif şube ve birimlerinin başına getirilenler yeni yönetim için ciddi bir başağrısı olacak. Hiç bir liyakat, eğitim şartı veya yöneticilik vasfı aranmadan yapılan görevlendirmeler ciddi bir handikap. Yeni yönetimin yapmak zorunda bırakıldığı yönetim yapılandırılması sonucu yeni bir küskünler ordusu oluşacak. Yeni yönetim onca iş yanında, bir de bu küskünleri yapmaları gereken asıl işe motive etmekle uğraşmak zorunda kalacak.
UBP’nin LTB’nin yeni yönetimine miras bıraktığı diğer ciddi bir sorun uzun dönemli anlaşmalar. Bu anlaşmaların bir kısmı hizmet alımı adı altında belirli çevrelere yapılan ikramlardır. Bir kısmı da, reklam panoları ihalesinde olduğu gibi, belediyenin para kaynaklarının uzun dönemli bir soruna dönüştürülmesidir. Geçtiğimiz hafta basında iki farklı iddia yer aldı. İlk haberde Belediyenin reklam panosu ihalesi ile yılda birkaç milyon zarara uğratıldığı iddia edildi. İlgili firma da yaptığı açıklamada panolar için uzun dönemli yatırım yaptığını ve belirli bir süre geçmeden yaptığı yatırımı geri alamayacağını iddia etti. Bu sorunu çözmek de yeni yönetime kaldı.
Yönetim zaafiyetinin veya anlayışının arkada bıraktığı bir diğer sorun, Belediye’nin alacaklarının tahsili. BULUTOĞULLARI yönetimi popülizm uğruna, çarşıdaki kimi esnaftan meslek vergilerini, bazı inşaatlardan ruhsat ve harçları, pek çok kişiden emlak vergilerini tahsil etmedi. Hatta bilerek tahsil etmemekte direndi iddiaları var. Yeni yönetimin yasal görevini yaparak bunları tahsil yönüne gitmesi yeni bir sorun. Uzun süredir Belediyeye beş kuruş ödememeyi alışkanlık haline getirenlerin yeni yönetime kolaylık göstereceklerini düşünmek saflık olur.
Bu sorunları yaratan anlayışı, siyaseti ve siyasi partiyi yerel ara seçimlerde mahkum etmek Lefkoşalı seçmenin görevi. Seçmeni koçanlı malı olarak gören bu siyasi çürümüşlüğe seçmen son vermeli. Ne Belediye Başkanlığını bu anlayışa bırakmalı, ne de Belediye Meclisini. İktidar partisine ciddi bir ders vermeli. Dört partinin yarışacağı Belediye Başkanlığında UBP dördüncülüğü garantilemeli. Kilitlemeyi düşündükleri Belediye Meclisine en fazla iki UBP’li girebilmeli. Bu yazdıklarımı hayal olmaktan çıkarmak ve gerçeğe dönüştürmek seçmenin elinde.