En son geçen yıl Mehmetçik Festivali’nde gitmiştim, bu kez bazı vatandaşların şikayet telefonlarını aldıktan sonra söz verdim Pazartesi günü sabahın erken saatlerinden öğlene kadar Mehmetçik’teydim…
Günün sonunda gitmekle çok da iyi ettiğimi düşündüm çünkü köylerdeki yaşamın kentlere göre çok daha samimi olduğunu bir kez daha anlama fırsatım olmuştu…
Hele de köy dışından merkezlerden birisi gelince köylünün o sıcak ilgisi karşısında mutlu olmamak olası değildi…
Önyargısız, samimi ve içindekini anında dışarıya vuran dobra insanlarla sohbet etmenin zevki bir başka oluyor…
Hasan Efe, Mehmet Sarı, Mahmut Sürmen ve Ahmet Efe’nin şikayetleri Mehmetçik Kooperatifi eski yönetim kurulu başkanı O.Ş.’ye kefil olmalarından sonra kendilerine sorulmadan, bilgi verilmeden limitin yükseltilmesiydi…
Asıl sorumlu tuttukları da kefil oldukları O.Ş’den daha ziyade bankanın müdürlüğünü yapan N.E.’nin olayı dost-ahbap ilişkileri çerçevesinde sadece kendi inisiyatifini kullanarak yapması ve banka tüzüğüne aykırı icraat gerçekleştirerek kefilleri zor durumda bırakmasıydı…
Zira 20 bin TL’nin altına atılan imzalar 20 Bin TL’lik limiti çoktan geçmiş ve 96 bin TL’ye kadar yükselmişti…
İmzalamaları için ellerine tutuşturulan kağıtlar olayın patlamasına neden oldu, sinirler de gerildi…
Bankanın müdürü konumundaki N.E’yi arayarak kendisi ile görüşmek istediğimizi söyledik bizi buyur etti.
Makamına gittik ama çok da hoş karşılanmadık!
Sinirli ve gergin bir şekilde ‘ben konuşmakta yetkili değilim’ deyip kesip attı!
Gerginliği tırmandırmamak için de yanından erken ayrıldık…
Sonradan öğrendik ki konu mahkemeye taşınmış ve 20 Şubat’ta duruşma yapılıp bir karara varılacak…
Kooperatif Şirketler Mukayyidi Hasan Solyalı ile de dün görüştük konuyu, 20 Şubat’taki mahkemeyi doğruladı ve sonuçta mahkemenin kararını beklediklerini söyledi.
Peki mahkeme nasıl bir karar verecek?
Bu paranın bankaya ödenmesi için bir takvim belirleyecek ve kefiller bu parayı kuzu kuzu ödeyecek!
Ya 25 yıllık meslek hayatının en büyük hatasını yapan banka müdürü?
Mukayyit Solyalı, ortada bir usulsüzlüğün olduğunu doğruladı ve bu konuda da banka personel tüzüğünün açık olduğunu banka müdürünün disipline sevk edilmesi gerektiğinin altını çizdi!
Yani usulsüzlük yapan N.E hakkında yönetim kurulu bir karar üretecek ve kıdem tazminatına da el konularak bunun bedelini bir şekilde ödeyecek…
İşin garibi Mehmetçik’te böyle bir olayın ilk defa yaşanmasıydı…
İnsanlar arasında öncelikle güvenin hakim olduğu köyde hemen herkes hiç yazılı kağıtlara bile bakmadan kefil olabiliyor ve şimdiye kadar hiçbir sorun çıkmıyordu…
Ama bu kez banka müdürü biraz işgüzarlık yapınca ve sonuçta da borç taksitleri ödenmeyince olay patlak verdi ve insanlar arasında da kırgınlıklar yaşanmaya başladı!
Şimdi gözler 20 Şubat’taki mahkeme kararı ve sonrasında yönetim kurulunun müdür hakkında vereceği kararda…
 


Mehmetçik Kooperatifi’nde kefil olup büyük sorumluluk altına giren vatandaşlar artık kendilerine Osmanlı Mağdurları demeye başladı.
 

 
Kooperatifin 850 üyesi var ve ister tarım ister iş kurma ya da nakit konusunda ilk başvurdukları banka kendi bankaları. Fakat bu kez banka müdürünün gazabına uğradılar ve şimdi haklarını arıyorlar.

 
 
Köy kahvesinde özellikle de orta yaşın üstündeki vatandaşlarımızın ilgisi bizi haliyle çok memnun etti. Konuşulan konuların başında da bereketli yağışlar ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri geliyordu.
 
 
MESAJ KUTUSU
 
 
Sayın Hasan SOLYALI, Mehmetçik Kooperatifi’ndeki usulsüzlük olayıyla ilgili hassas bir çalışma yürütmenizden dolayı sizi kutlarız. Dün bütün detayları bize belgeleriyle gösterince çalışma sisteminize hayran kaldık. Başarılarınızın devamını dileriz…
Sayın Fatma KINIŞ, Kalkınma Bankası’ndaki yasal olmayan istihdamlar konusunda bir açıklama yapmayı düşünüyor musunuz? Belli ki bu işin ardında yine siyasiler var değil mi? Oysa siz birkaç hafta önce gazetelere manşet attırıp artık siyasetin olmadığını iddia etmiştiniz. Hadi bakalım şimdi sizden sağlam bir açıklama bekliyoruz…
Sayın Mustafa YEŞİL, Su İşleri Dairesi’nde yaşanan atama skandalından sonra çok yakında elinizdeki bazı belgelerle açıklama yapacağınızı duyduk. Ortalığı toz duman edecek açıklamanızı heyecanla bekliyoruz.
Sayın Osman YÜCELEN, büyük bir mücadelenin sonunda kazanılan devlete istihdamlar konusunda ortaya çeşitli garip olayların çıktığını öğrendik. İş için müracaat eden arkadaşların çoğu ellerinde doktor raporları ve ilaçlarla birlikte hasta olduklarını ve ayrıcalık istediklerini söylüyormuş. Herkes şaşkın bilesiniz!
Sayın Rauf ERSENAL, Vakıflar İderesi’nde yaşanan istifa olayından sonra artık kamuoyuna resmi bir açıklama yapmanız şart oldu. Zira her kafadan bir ses çıkıyor ve neyin doğru neyin yanlış olduğunu hala kestiremedik…
Sayın Mustafa ARABACIOĞLU, UBP’nin YYK üyeliği için Alihan Pehlivan’ı önermesine şiddetle karşı çıkarak çok büyük bir tepki ortaya koymuşsunuz. Eski bir çalışanınız olan Alihan’a karşı bu kadar mı doluydunuz yani. Ya da bilmediğimiz baka şeyler mi var acaba diyoruz?
Sayın Sibel SİBER, Meclis kapısının onarılması için 5 ayrı işletmeden teklif almanız gerektiğini duyunca doğrusu hayret ettik. Burası sıradan bir daire değil ki aksine ülkenin bir vitrini ve bu gibi şeylerin daha hızlı olması gerekir değil mi? Bu arada Meclis’te güvenlik tedbirlerini arttırmakta fayda görüyoruz.
Sayın Kudret ÖZERSAY, özellikle son televizyon programındaki performansınız sonrası seçmenin ilgisinin size karşı hızla arttığını biliyor muydunuz? Çok ünlü iş adamların bile tam destek verme kararı aldığı söyleniyor. İlk üçe girerseniz hiç şaşmayın…
Sayın Şafak ÖNERİ, ülkenin Yüksek Mahkeme Başkanı olarak hukuk alanındaki önerileriniz siyasiler tarafından Meclis’e bile taşınmıyorsa bunun nedenlerini iyice bir masaya yatırmak gerekir. Bu konuda yeter ki siz bastırın kamuoyu desteğiniz hazır.
Sayın Mustafa AKINCI, son günlerde siyasi kulislerde konuşulan konuların başında sizin üzerinize niçin tek bir tane mal varlığı olmadığı yönünde. Yanlış anlaşılmalara sebebiyet vermemek için kamuoyunu aydınlatmakta yarar var.
Sayın Hüseyin ÖZGÜRGÜN, YYK için adayınız beğenilmeyip karar iptal edilince bir kez daha aynı ismi önereceğinizi duyduk. Bunun gerekçelerini de öğrenip kamuoyuyla paylaşırsanız iyi olacak. Sizin kendi adayınıza kim ne karışır Allah aşkına!
Sayın Azra TAÇOY, Ankara havası pek yaramamış olsa ki yataklara düşmüşsünüz. Büyük geçmiş olsun diyoruz. Bu arada yılların alışkanlığı olan sigarayı da bırakmışsınız. Buna en çok Hasan bey sevinmiştir değil mi?
Sayın Cemal BULUTOĞLULARI, sizin de safra kesesindeki taştan dolayı iki gün hastanede yattığınızı üzülerek öğrendik. Yani devletten o kadar çok alacağınız olmasına rağmen alamayınca iyi bile sağlam kalmıştınız. Size de büyük geçmiş olsun…
Sayın Hasan Yılmaz IŞIK, bir yıl içinde sigarayı bırakacak olanlara aylık 500 TL maaş bağlama açıklamanız kamuoyunda bomba etkisi yaptı. Ancak bunun kaynağını da açıklamanızı bekleniyor zira doğruysa vatana ve millete büyük hizmet etmiş olacaksınız.
Sayın Cafer GÜRCAFER, bir gazetede bir meslektaşınızın sizin ve birliğin aleyhinde yazdığı yazı nedeniyle yasal işlem başlatma girişiminde bulanacağını öğrendik. Hayırdır yine kim bastı böyle damarınıza?