Önce bir hatırlatma yapalım;
Bundan bir süre önce Kalkınma Bankası yöneticilerinin Malezya ziyaretlerini sorgulamış 23 bin Euro civarındaki harcamalarını eleştirmiştik…
Bizim yazımızdan hemen bir gün sonra banka yöneticileri bir gazetemize manşet attırmışlar ve harcamaların 23 değil 3 bin Euro olduğunu açıklamışlardı…
Ama detay vermemişlerdi!
Sonra biz yayınlarımıza devam ettik ve ısrarla 3 bin Euro’luk harcamaların faturasını istedik…
Öce tamam dediler ama bir türlü bize fatura kopyalarını göndermediler!
Biz yayınlarımıza yine devam ettik sonra bir başka gazetemizin yöneticileri ile görüşüp yeni bir manşet attırdılar;
“Kalkınma Bankası’nda siyasi baskı ve torpil düzeni tarih oldu…” diye…
Allah’ın sopası yok işte…
İki gün önce sevgili Alihan Pehlivan Kalkınma Bankası’nın münhalleri ile ilgili bir yazı kaleme aldı…
Bunu bazı iddialara dayandırdı. Dün kendisini arayıp sordum bir gelişme var mı diye, ‘hayır abi’ dedi…
Bir köşe yazarı ‘Kalkınma Bankası’nda skandal’ başlığı ile bir yazı kaleme alıyor ve banka yönetiminden tek kelimelik bir açıklama yok!
Ne garip değil mi?
Belli ki bu konuda da yine bir başka gazeteyi kullanıp birkaç güne kadar muhakkak bir manşet attıracaklardır ondan hiş şüphem yok…
Çünkü bizim basında ‘haber olsun da nasıl olursa olsun’ diye balıklama dalanların sayısı az buz değil…
Bizim burada yazacaklarımız iddia değil gerçektir her zaman olduğu gibi belgeleriyle bütün kamuoyunun dikkatine getiriyoruz…
Özellikle de Sayıştay ve Kamu Hizmeti Komisyonu’nun dikkatine…
Kalkınma Bankası 4 Şubat tarihinde bir gazetemize ilan vererek münhal ilan etmiştir.
Bu ilanda dikkat çeken başvuru tarihinin 9 Şubat tarihine kadar sınırlı tutulmasıdır.
Oysa bu konuda usul gereği yasal süre 15 gündür…
Belli ki ‘siyaset tarih oldu’ diye atıp tutan yöneticiler yukarıdan gelen talimatla seçim yasaklarını da göz önüne alarak apar topar bir sınav yapma kararı almıştır.
Bir başka dikkat çeken konu da gazetede yayınlanan münhal ilanında bir eksiklik vardır.
O da odacı şoför münhalinin gazetedeki ilanda yer almamıştır ama bankanın ilan tahtasında vardır…
Bu da demektir ki odacı ve şoför mevkisi için sınav yapılmayacaktır, yani tamamen torpile dayalı bir istihdam olacaktır…
Demek ki ‘torpil düzeni’ hala devam etmektedir, bunun da ardında siyasiler vardır.
Şimdi buradan bankanın yönetim kurulu başkanı ve üyelerine, ayrıca genel müdürüne soruyoruz;
Seçimler öncesi bu acelecilik niyedir?
2015 yılı bütçesi geçmeyen Kalkınma Bankası’nda gerçekten de istihdam gerekli midir?
Bu münhale 130 gencimiz başvuru yapmıştır ve acaba isimler çok önceden belli olup aynı Kıb-Tek örneğindeki gibi boşuna mı yapmışlardır?
Hala burada ‘siyaset ve torpil tarih oldu’ demeye devam mı edeceksiniz?
Eğer bize de cevap verme gereği duymazsanız bunu her zaman olduğu gibi bir başka gazetemize de açıklayabilir, onlar da sizi ballandıra ballandıra göklere çıkarabilirler!
Öyle de olsa bu şaibeli sınav hakkında bir açıklama bekliyoruz!
Bu arada Malezya ziyareti faturalarını da bu açıklamaya dahil ederseniz ‘yok’ demeyiz yani…
 


KKTC’deki sınav yasası usulüne göre sınav tarihinden en az 15 gün önce gazetelerde ilan edilmesi gerekiyor.
 

Gazeteye verilen ilanda odacı şoför münhalı yok. Ama bankanın ilan tahtasında bu madde var. Demek ki bu münhalin isimleri çoktan belli olmuş


 
Kalkınma Bankası 4 Şubat tarihinde bu ilanı verdi ve ilanda son müracaat tarihinin 9 Şubat olduğu yazılıyor. İki gün hafta sonuna denk kaldı geriye 3 gün kalıyor.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
MESAJ KUTUSU
 
Sayın Özdemir BEROVA, Dikmen İlkokulu öğrenci taşımacılığı için 16 öğrenci için izin verildi ama siz bu sayıyı 56’ya çıkardınız ve onayladınız da…Maliye Bakanlığı bir duyarsa bakalım tepkisi nasıl olacak! Yok emir yüksek yerden geldiyse de o da bizim değil sizin sorununuz!
Sayın Hüseyin SAYILI, bir devlet kurumu olacak da hiç torpil ve siyasi baskı olmayacak siz buna inanıyor musunuz? Eğer akınız varsa bu sınavı iptal eder Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrasına bırakırsınız. Zira sınav mahkemelik olacak bilesiniz!
Sayın Sibel SİBER, Cumhuriyet Meclisi’nin kırılan kapısı nihayet dün 4 bin 500 TL teklif veren işletme tarafından tamir edilmiş ve milli ayıp da sona ermiş. Biraz geç oldu ama güç olmadı değil mi. Teşekkür ederiz.
Sayın Turgay AVCI, görünen o ki aktif siyasete ‘devam’ kararı alarak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Derviş beyin yanında artık sahaya indiniz. Hayırlara vesile olsun. Şu ÖRP olayını çıkarmasaydınız belki de şimdi başbakandınız değil mi?
Sayın İsmet AKİM, çürük çıkan ve halen soruşturma kapsamında olan şu meşhur 350 direk olayının araştırması halen bitmedi mi? Neredeyse soruşturma başlatalı 4 ay oldu ve hala bir sonuç çıkmadı. Umarız kim vurduya gelmez!
Sayın Hasan TAÇOY, Ercan Havalimanı oto parkında ücret var ama hizmet ne yazık ki yok! Burada araçlar neredeyse üst üste park edecek duruma geldi. Dün bir vatandaş aradı aracının arkasına park eden araç yüzünden tam 2.5 saat beklemek zorunda kalmış.  İlgili şirketin uyarılmasını istiyor.
Sayın Ali BARDAK, Vakıflar İdaresi’nde yetki artık tamamen sizin yönetiminize geçmiş ama bazı çalışanlar eziyet gördüklerinden şikayet etmeye başladılar. Lütfen sadece siyasi bir atama olduğunuzu unutmayınız…
..
Sayın Şahap AŞIKOĞLU, Mağusa’daki Canpolat Müzesi’nin üç haftadır elektriklerinin kesik olduğunu biliyor muydunuz? Büyük ihtimalle bilmiyordunuz ama karanlık nedeniyle turistler buraya girmekten çekiniyorlar. İyi de o müzenin görevlileri niçin halen maaş almaya devam ediyor. Böyle bir kepazelik başka bir yerde olabilir mi?
Sayın Birikim ÖZGÜR, belki herkesten bekleriz ama aileler üzerinden seçim siyaseti yapmayı sizden beklemezdik. Siz bu meclisin temiz ve dürüst yüzüsünüz, lütfen klasik siyasetçilerin oyununa gelmeyiniz.
Sayın Fevzi TANPINAR, sakal imajı hiç de fena olmadı yani. Görenler birkaç tane yorum getiriyorlar. Ya yeni bir filmde rol alacaksınız ya Hacı’ya gideceksiniz ya da konjektür gereği böyle uygun gördünüz. Acaba sevgili Yasemin bu konuda ne düşünüyor? En önemlisi de o değil mi?
Sayın Özdemir TOKEL, yani Cumhurbaşkanlığı seçimlerine özel öyle bir logo tasarladınız ki bu işe Obama’yı bile karıştırdılar. Bir zaman gelir de aktif siyasete girersek ki Allah korusun kesinlikle reklam danışmanımız siz olacaksınız. İndirim yaparsınız değil mi?
Sayın Ahmet MURATOĞLU, tamca seçim yarışı kızışırken İzmir’de kısa bir tatil kararı almışsınız. Hem de hafta ortası…Bu işin içinde bir bit yeniği var ama artık dönünce hesabını sorarız. Yolunuz açık olsun…
Sayın Ahmet KAPTAN, Cumhurbaşkanlığı önündeki oturma eyleminde Saray’dan bir sıcak çay bile ısmarlamadıkları için sitem ettiğiniz söyleniyor. Ayıp etmişler doğrusu, çay değil bu sıcaklarda tarçınlı kaynar salep daha iyi giderdi değil mi?
Sayın Hasan SERTOĞLU, KOP’a üyelik için verdiğiniz 45 günlük süre ülkede büyük bir tartışma yarattı. Bir vatandaş mesaj göndermiş değil 45 gün hemen hiç beklemeden üyeliğin yapılmasını istiyor. Çok hassas bir konu değil mi?
Sayın Dursun OĞUZ, uzman askerler yeni yasayla birlikte artık kutlamalara şimdiden başladılar bile. Bu arada sayısız teşekkür mesajınız geliyor. Milletin vekili işte böyle olur, bir kez daha tebrik ederiz…