Girne’den Gazimağusa’ya her karışı önemseyen hükümet nedense sınır köylerde yaşanan halkın sıkıntılardan bi-haber gibi davranıyor. Geçtiğimiz gün meclis önünde bir eylem gerçekleşti. Verilen sözlerin yerine getirilmemesine tepki gösteren Akıncılar (Luricina) halkı, hükümete rest çekti.
Köylüler rest çekti çekmesine de hükümetin bu durum ne kadar umurunda orası belli değil.

Yol sorununun uzun yıllar çözümlenmemesi bölge halkını ayaklandırdı. Bu yaşanan eylemde en çok hoşuma giden şey, birlikteliğin bu denli güçlü olmasıydı. Sorunları çözmek adına birlik beraberlik içerisinde meclise yürüyen Luricinalılar tepkilerini ortaya koydular. Kendilerini tebrik ederim.
Koltuk uğruna halkını hiçe sayan siyasilerin bir daha o koltuklara getirilmemesini dilerim. Hele de köylüleri, hayvancıları, çiftçileri, narenciyecileri, müteahhitleri ve daha nice sivil toplum örgütlerini sokağa döken hükümet kendine gelmezse geleceği inşa edemeden çökecektir.

Başbakanın kapısına gelenlere verdiği sözlerin kaçıncısına tanık olduk hatırlamıyorum ama başbakanın bu konuda rekora doğru gittiği kesindir. Başbakan hakkını arayan herkese belli sözler vererek zamana oynuyor. Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar süreç söz vermekle ve idare etmekle geçecektir. Ama hatırlatmak isterim ki birileri sarsılan o ‘başbakanlık koltuğuna’ göz dikmiş durumdadır.

Meclisin kapısına hak aramak adına gelen belde halkına tepki gösteren başbakan bu agresif tavırlarla halkın güveninden sonra itibarını da sarsmıştır. Kapıya geleni avutan başbakan bu insanlara tepki koyarak kızdı. Kızmak gibi hakkı var mıydı? Yoktu elbette. Oturduğu koltuğa güvenmiş olmalı. Bu tür davranışlar sergilediği sürece her kim isterse olsun kaybeder. İşte bu sert çıkışlar gösterdiği Luricina halkı başbakana göre belki küçük bir köy ama güçleri emin olun ki sizi oturduğunuz koltuktan edecek kadar büyüktür.

Akıncılar’ın konumu diğer köylerimizden farklı. Kendi sınırları içerisinde hapishanede yaşar gibi bir durum yaşanan bölge halkı, köylerine girerken de çıkarken de kimlik kontrolünden geçmek zorunda. Yani bir avuç insanın yaşadığı bu zorlukları ne gören ne duyan ne de önemseyen var. Hayvancılığın yoğun olarak yapıldığı bu köye yol yapmayı bile çok gören hükümetimiz var. Yapılan ve yarım bırakılan yola kimse el atmamış. Yani gelen gidenin işini üstlenmemek adına elini uzatıp da yapılan ve yarım bırakılan işi önemsememiş.

Kendi kültürünü yansıtan Luricinalılar, ibretlik yol hikâyelerini meclise taşıdı. Neden mi? farkındalık adına elbette. Yolun yapılmaması halinde cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oy kullanmayarak sandığı boş göndermeyi planlayan köylüler seçimden seçime hatırlanmaktan usandı.
Umarım verilen sözler havada kalmaz.