BEŞPARMAK GRUBU: EGEMENLİK KONUSU SIKINTILI

Beş ay süren yoğun ve gergin müzakereler sonunda iki tarafın liderleri arasında başlayacak müzakerelerin kılavuz düşünce/ilkelerini oluşturan Ortak Açıklama metni üzerinde başta Türkiye ve Amerika Birleşik Devletlerinin teşvikiyle 7 Şubat 2014 tarihinde uzlaşı sağlanmıştır.

19 Şubat 2014 Çarşamba 14:26
436 Okunma
BEŞPARMAK GRUBU: EGEMENLİK KONUSU SIKINTILI
Ortak Açıklama metni bazı önemli konulara getirdiği açıklık, bazı hassas konular için ise ortaya koyduğu yapıcı muğlaklıklarla müzakereleri başlatmak bakımında ileriye doğru atılmış bir adımdır. Bu ileri adımın uzlaşı ve işbirliği için üzerinde mutabakata varılan parametreler temelinde iyi değerlendirilmesi her iki tarafın Liderlerine ve Müzakerecilerine düşen ciddi bir görev ve sorumluluktur.

Ortak Açıklama Metni üzerinde uzlaşıya varılmasında siyasal/stratejik çevremizde değişmekte olan paradigmalardan Kıbrıs ve İsrail açıklarında keşfedilen doğal gaz yataklarının ve bu gazın başta Türkiye ve Avrupa pazarlarına en az yatırımla ve en karlı şekilde boru hatlarıyla ulaştırılabilecek olmasının, Doğu Akdeniz’de deniz alanlarında paylaşım rekabetinin, GKRY’nin içinden geçmekte olduğu ekonomik ve mali krizin, Türkiye’den Ada’ya boru hattı ile getirilecek suyun ve bölgedeki istikrarsızlığın güçlü aktörleri harekete geçirmede ve bu uzlaşının sağlanmasında etken olduğu düşünülmektedir.

Temelde dış etkenler nedeniyle tetiklenen bu süreçten her iki tarafın da azami ölçüde yararlanarak doğal gaz keşfini iki tarafın işbirliğini pekiştirecek ve uzlaşıyı mümkün kılacak bir lutuf/fırsat olarak değerlendirmeleri aklın gereğidir. Sonuçta sürdürülebilir bir uzlaşıdan en çok yararlanacak olanın Kıbrıs’ta yaşayan iki kurucu halk olduğu ortadadır. Dengeli ve sürdürülebilir bir uzlaşı iki taraf yanında Anavatanlarının ve bölgenin de yararına olacaktır.

Ancak olası bir uzlaşıda, taraflardan herhangi birinin tek başına egemenlik/üstünlük kurmasına olanak sağlayacak koşullar bulunması halinde bu yeni istikrarsızlıkların ortaya çıkması sonucunu doğurabilecektir.

Bu nedenle yeni müzakere sürecinde sürdürülebilirlilik ve iki toplumlu, iki kesimli federal bir ortaklık için gerekli aşağıdaki ilkelerin/düzenlemelerin titizlikle gözetilmesine ihtiyaç olduğu değerlendirilmektedir:
- Türk ve Rum tarafları arasında paylaşılan egemenlik anlayışının özenle korunması ve ileri götürülmesi;
- İki kesimliliğin titizlikle gözetilmesi;
- Bu kapsamda Kıbrıs Türk Kurucu Devletinde mülkiyetin ve nüfusun bariz çoğunluğunun Kıbrıslı Türklerde olmasını sağlayacak düzenlemelerin gerçekleştirilmesi;
- Siyasi eşitliğin gerçek anlamda tüm düzenlemelerde pratiğe tercüme edilmesi;
- Artık yetkilerin kaynağının Kurucu Devletler ve temsil ettikleri toplum olduğunun ve bunların egemen yetkiler olduğunun gözetilmesi;
- Federal Hükümet ile Kurucu Devlet Hükümetleri ve yasaları arasında hiyerarşi farkı bulunmaması;
- İki toplumdan veya iki Kurucu Devletten herhangi birinin Adayı, Federasyonu veya diğer Toplumu/Kurucu Devleti temsil etme veya tek başına egemenlik kurma hakkı bulunmaması;
- Oluşturulacak federasyonun Annan Planında olduğu gibi mevcut iki devletin devamlılığını sağlayacağı anlayışla oluşturulması, başka bir deyişle, münhasıran Kıbrıs Rum Cumhuriyetinin devamı olmaması;
- Garanti ve İttifak Anlaşmalarının yeni düzenlemeyi garanti etmesi;
- Varılacak anlaşmanın AB müktesebatının parçası haline getirilmesi;
- Kıbrıs bağlamında, Türkiye ile Yunanistan arasındaki dengenin korunması ve bunu güvence altına alacak düzenlemelere yapılacak anlaşmada yer verilmesi;
- KKTC vatandaşlarının tümünün yeni oluşturulacak Federasyonun vatandaşı kabul edilmesi;
- Doğal kaynakların adil paylaşımının nasıl yapılacağının müzakere edilerek kapsamlı anlaşmaya dâhil edilmesi.
Yeni istikrarsızlıkları önlemek ve sürdürülebilirliği sağlamak bakımından bu yaşamsal düzenlemelerin başlayan müzakerelerde gözetilebilmesi için Hükümetimiz, siyasi partilerimiz ve sivil toplum örgütlerimizin kararlıkla bu gereklerin arkasında durmasına, toplumsal bütünlük/dayanışma içinde olmasına ve dışa karşı etkin bir kamu diplomasisi programının uygulanmasına ihtiyaç olacaktır.
Ortak Açıklama metninin müzakereleri aşamasında Kıbrıs Türk Halkının yaşamsal çıkarları ile hedeflenen yeni federal ortaklığın kurgulama gereklerini gözetmede Cumhurbaşkanımız Derviş Eroğlu, Özel Temsilcisi Osman Ertuğ ve Müzakere Heyetimiz yoğun bir çaba ortaya koymuşlardır. Deneyimli bir müzakereci olarak Kudret Özersay’ı da ekibine katarak Kıbrıs Türk Tarafı sonuç alıcı müzakerelere hazır olduğunu ortaya koymuştur. Rum tarafının da gerçek anlamda yeni bir federal ortaklık kurulmasını mümkün kılacak iradeyi ortaya koyma zamanı gelmiştir. Nesillerdir siyasi eşitliği ve eşit statüsü için mücadele eden Kıbrıs Türk Halkının hegemonya veya Rum hakimiyetine yol açacak bir anlaşmayı kabul etmesi beklenmemelidir.
Beşparmak Düşünce Grubu bu değerlendirmelerini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Sayın Cemil Çiçek ve TC Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı BE Feridun Sinirlioğlu başta olmak üzere diğer Bakanlık yetkilileri ile de geçtiğimiz hafta Ankara’da gerçekleştirdiği görüşmelerde paylaşmıştır.
 
Son Güncelleme: 19.02.2014 14:38
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.