Bu makaleyi UBP Kurultayının ikinci turunun sonucunu beklemeden yazdım. Sonucu tahmin ettiğimden değil. Kimin seçileceğini önemli görmediğimden. Ne iktidarın başına seçilecek olan önemlidir, ne de 2015 de kimi Cumhurbaşkanı adayı göstereceği. KKTC’nin gündemi erken seçimdir. Genel Başkan veya Başbakan kim olursa olsun, iktidarın ülkeyi düşürdüğü umutsuzluk ve kaostan çıkmanın başka yolu yok.

Geçtiğimiz haftanın gündemine damgasını vuran olay; Anavatan Türkiye’nin Hükümet ricalinin, açılış vb. törenler için KKTC’ye yaptığı ziyaret, bu ziyarette Başbakan Yardımcısı Sayın Beşir ATALAY’ın yaptığı konuşmalar ve bu konuşmalara gösterilen kimi tepkilerdi.

Anavatan Türkiye’den biri Başbakan Yardımcısı, diğeri Ulaştırma Bakanı olmak üzere iki önemli konuğun kurultaya altı gün kala davet edilmesi, Başbakan KÜÇÜK’ün bir tercihi. Bu ziyaretin Kurultay sonucunu etkilemek için planlandığının, en acemi diplomat veya gözlemci bile farkında. Sonuca ne kadar etkili olduğunu siz şimdi biliyorsunuz.

Bu ziyaretten benim aklımda kalan en önemli söz, Sayın ATALAY’ın “Başbakanı Kurultay değiştirmemeli” anlamında söylediği sözlerdir. Başbakanın halkın oyuyla değiştirilmesi, çok partili parlamenter demokrasinin en önemli kuralı. Bu konuda Sayın ATALAY yerden göğe kadar haklı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti iki dönemdir halkın seçtiği değil, delegenin seçtiği Başbakanlar tarafından yönetiliyor. 2005 de olduğu gibi 2010 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de, Başbakan Cumhurbaşkanı seçilince, demokrasinin bu önemli kuralı çalışmadı. SOYER’in zamanı da, KÜÇÜK’ün Başbakanlık dönemi de, siyasi çalkantılarla geçti.

İçinde bulunduğumuz siyasi kaosun sona ermesi için, Kurultayda alınan sonuç ne olursa olsun erken seçim kaçınılmazdır. Sayın ATALAY’ın ve diğer Anavatan Türkiye yetkililerinin sık sık sözünü ettikleri “İSTİKRAR” başka türlü sağlanamaz.

Biribiri ile kavgalı, hatta yan yana gelmekten ve konuşmaktan kaçınan bir Meclis çoğunluğunun, KKTC’nin ihtiyacı olan yasaları çıkarması mümkün değil. Böylesi bir Meclis çoğunluğunun destek verdiği hükümet, siyasal, ekonomik ve sosyal sorunlardan bunalmış insanımızın beklediği hizmeti veremez.

Sayın ATALAY’ın işaret ettiği gibi Başbakan’ın Kurultay tarafından değil halk tarafından belirlenmesinin siyasi zarureti, Anavatan yetkililerinin sık sık dile getirdiği “İSTİKRAR”ın sağlanması ve halkın hizmet beklentisi, erken seçimi zorunlu kılıyor.

Bütün bu zorunluluklar nedeniyle, Pazartesi günü Parti Genel Merkezine giden Pazar günün galibi, ilk iş olarak partisinin yetkili kurullarını toplayıp erken seçim kararının alınmasının yollarını açmalıdır. Başka türlü Başbakanlığının meşruiyetini ve istikrarı sağlayamaz.

Erken seçim için siyasi irade ortaya koyduktan sonra, geriye seçim tarihini belirlemek kalıyor. Erken seçimin en kısa zamanda yapılması ülkenin daha fazla zaman ve kan kaybetmesini önleyecektir. Yasal süreci başlatarak 60 gün içinde seçimi gerçekleştirmek, birinci seçenek.

Lefkoşa Türk Belediyesinin Kurultay hesapları ve 2015 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kurban edilerek batırılması nedeniyle, LTB’de erken ara seçimler zorunlu olarak yapılıyor. İki farklı seçimin, farklı takvimlerle aynı zaman dilimi içinde yapılması büyük bir kargaşaya neden olacaktır. Bu nedenle 7 Nisanda yapılacak yerel ara seçimleri beklemek aklın gereği. LTB Başkan ve Belediye Meclisi seçimlerinde alınacak sonuç, erken seçimi daha da acil yapacaktır.

Nisan ayında gerekli yasal değişikliklerin yapılması ve Meclis’in karar alması halinde, Haziran 2013 de erken genel seçimler yapılabilir. Böylece KKTC’nin yeni Başbakanı halkın oyu ile belirlenir. İstikrar gerçek anlamda yakalanır ve halk da hizmet almaya başlar.

Erken seçimin Haziran ayı sonrasına bırakılması halinde, yaz aylarının aşırı sıcakları nedeniyle seçim sonbahara kalacak. Bu yıl sonunda yapılacak erken seçim, normal seçimlerden (Nisan 2014) kısa süre önce yapılacağından erken seçim değil, normal seçim olacaktır.

Siyasi istikrar için zorunlu olmasına rağmen, Haziran 2013 de erken seçim yapılması maalesef mümkün değil. Neden mi? Ana muhalefet partisinin de Kurultayı var. Muhtemelen bu Kurultay da Başkanlık yarışına sahne olacak.

Ana muhalefet partisine güya düşman, kopyalanmış ikizi ikitidar partisi, bu kötülüğü kardeşine yapmaz. Ana muhalefetin de Kurultayını huzur içinde yapmasını bekler. Bu nedenle; HAZİRAN 2013 DE ERKEN SEÇİM OLMAZ.