Bugün sıkıcı konulardan bahsetmek istemiyorum. Ne ekonomiden, ne siyasetten, ne hayat pahalılığından, ne sanayicinin, nede esnafın durumundan bahsetmek yok. Hatta insanların mutsuzluklarından da… Bugün sadece sorularım var kendime ve sizlere,
En son ne zaman çocuklarınızla güzel bir vakit geçirdiniz?
En son ne zaman rahat bir uyku uyudunuz?
En son ne zaman ödemeleri tam zamanında yapabildiniz?
En son ne zaman kredi kartlarının asgarisini değil normal taksitini yatırabildiniz?
En son ne zaman gönlünüzce mutfak alış verişi yaptınız?
En son ne zaman ay sonunu düşünmeden harcama yapabildiniz?
En son ne zaman faturaları günü gününe ödeyebildiniz?
En son ne zaman geleceğe dair umut dolu planlar yaptınız?
En son ne zaman güzel bir haber aldınız yada izlediniz?
En son ne zaman okul taksitlerini zamanında ya da borçlanmadan yatırabildiniz?
En son ne zaman kasaba uğradınız?
En son ne zaman memleketin halini değil de, sadece dostça sohbetlere katıldınız?
En son ne zaman şöyle keyifli bir Pazar günü pikniğe gittiniz?
En son ne zaman gelecek endişesi olmadan yarınları düşündünüz?
En son ne zaman raflarınıza eksilen malların yerine yenisini koyabildiniz?
En son ne zaman maaşınıza zam aldınız?
En son ne zaman alacaklınız gününde getirdi ödemenizi?
*********************
Liste böyle uzayıp gidiyor işte. Ve en önemlisi ne zaman ailenize, annenize, babanıza sevdiğinize, evladınıza seni seviyorum dediniz? Hayatın içinde bu sorunlarla boğuşurken
ıskalıyoruz bazı şeyleri, hep sevdiklerimiz yanımızda olacakmış gibi halbuki hayat bu, nerde ne zaman neyi getireceği hiç belli olmaz. Bazen sandığımız kadar uzun değildir?
Bu cengamenin içinde yitirmememiz ve unutmamamız gereken değerler var .Yarın geç olabilir onun için bugün sevdiğiniz, değer verdiğiniz insanlara bir alo deyin, yada gidin keşke dememek için.