İngiltere ve İrlanda’nın ardından Polonya, Fransa, İsveç, Lüksemburg, Hollanda, Güney Kıbrıs ve Romanya’ya dek uzanan işlenmiş et ürünlerine at eti karıştırılması skandalı büyüyor.

Bugünkü haberlere göre İngiltere’de başta olmak üzere pek çok Avrupa ülkesinde satılan lazanya, hamburger ve hatta jelatin, jöle içeren çocuk şekerlemelerinde dahi at DNA’sına rastlandı. Romanya’da satılan sığır etleri arasında kasap reyonlarında sığır eti olarak etiketlenmiş at eti bulunduğu saptandı. Sağlık standartları Kuzey Kıbrıs’a göre oldukça gelişmiş ülkelerde patlayan skandal Kuzey Kıbrıs’taki kaçak et sorununu tekrar gündeme getirdi.

Konu hakkında bilgisine başvurduğum gıda uzmanı Gülsen Akdoğdu öncelikle at etini riskli yapanın tüketim amaçlı yetiştirilmemesi ve sağlıklı koşullarda, uygun mezbahalarda kesilmemesi olduğunu vurguluyor. At eti tüketim amaçlı yetiştirildiği ve kesildiği takdirde diğer etlerden daha fazla kolesterol dostu. Çünkü at kaslı ve çok yağı olmayan bir hayvan.

Akdoğdu, insan sağlığına zararlı olmayan at etinin tüketim için yetiştirilmediği hallerde, kaçak olarak kesildiği ve işlenmek üzere ete karıştırıldığında sağlık için riskli olabileceğini kaydediyor. Üstelik kesimi yapılan atların, genellikle güçten düşmüş yaşlı atlar olması riski artırıyor. Skandalın Romanya’da fayton sürmenin yasaklanması ve faytonlarda kullanılan yaşlı atların kaçak olarak kesilmesi ve satılması ile ortaya çıktığı düşünülürse, Akdoğdu’nun ne demek istediği daha kolay anlaşılır sanırım.

Gıda uzmanı Akdoğdu güneyden kaçak olarak kuzeye sokulan parça etler arasında at etinin bulunup bulunmadığına güvence vermenin söz konusu olamayacağını belirtiyor. Yurt dışından ithal edilen işlenmiş et ve et ürünlerine at eti karışıp karışmadığını devletin kontrol mekanizmalarının bilebileceğini ancak işlenmiş et ve et ürünlerinin bu tür risklere son skandaldan sonra açık olduğunu ifade eden Akdoğdu, atın normal şartlarda pahalı bir hayvan olduğunu ancak yaşlı ve kaçak olarak kesime giden atların fiyatının ucuzladığına dikkati çekiyor.

Skandal patladıktan sonra Fransa’da at eti satan kasapların satışlarının % 15 arttığını hatırlatınca Akdoğdu at etinin kolesterol dostu olduğunu tekrar vurguluyor. Sorunun, yasak yollara kesilen atların tüketiciye bildirmeden işlenmiş ete karıştırılmasında olduğuna ve bunun etik olarak ciddi bir sorun yarattığına dikkat çekiyor. Nitekim aralarında Nestle gibi marka değerleri yüksek şirketler bazı ürünlerini içlerinde at DNA’sı bulunduğu gerekçesiyle geri almaya ve raflardan indirmeye başladı. İngiltere’de 10 milyon sığır etinden yapılma hamburger köftesi içinde at eti barındırdığı gerekçesi ile satıştan kaldırıldığı ise başka bir bilgi. Newsweek’in haberine göre İngiltere’de kebap yapılmak üzere at eti satıldığı öğrenen polis at etlerine el koymuş.

Dünya bugün at eti yedik, yarın satıştaki işlenmiş et ürünlerinde köpek eti olmayacağına kimin güvence vereceğini sorguluyor. Güney Kıbrıs’tan defalarca kaçak et girdiği tespit edilen bir ülkede yaşamamıza rağmen biz hala bu tür soruları sormuyoruz. Varsa kurultay yoksa kurultay…