Bugün 15 kasım cumhuriyetimizin ilan edilişini,kuruluşunu,kurtuluşumuzun 29. yılını kutlayacagız.

Ama nasıl? yetkileri elinden alınmış bir başbakanla, darmadagın bir muhalefetle,kafası karmakarış

bir halkla.

Ve bagımsızmıyız gerçekten,işgalden kurtuldukmu buda başka bir tartışma konusu bence.Birilerine

bagımlıysanız,kendi kendinizi yönetemiyorsanız, maaşları ülkenizden degil dışardan aktarılan kaynaklar

ve gelen paralarla ödeyebiliyorsanız.Bunun adı bagımsızlık degildir o zaman.Bu düzen oturmuş her gelende

hazır olan kokuşmuş düzenin parçası olmuş.Biride bırakalım bu esirlik hallerini kendi sanayimizi kalkındıralım,

elimizdeki iç kaynaklar nedir? diyen olmamış.El pençe divan duruyoruz, burda türkiyeninde suçu var ama

en büyük suçlu, şimdiye kadar yönetimlere gelmiş ,geçmiş herkesinde suç ortaklıgı var.Bu durumda feryat

figan etmemin bir anlamı yok.Eger siz memleketimde ASİL NADİR gibi bir adama sahip çıkmadınızsa ve ASİL NADİR'ler

yaratmadınızsa, SUAT GÜNSEL gibi, iş adamlarına yatırım için zamanında kapılarınızı açmadınızsa,ekonomizi

ayakta tutan yerleri bir, bir kendi ellerinizle teslim ettinizse ve balık yakalamak zor gelipte,tutulmuş hazır balıklara

razı olduksa bunca zaman.Kendi özkaynaklarımıza vede iş sahiplerimize halen daha yanlışlar görülüp sahip

çıkılmıyorsa.Bugün kimsenin şikayet etmeye hakkı yoktur.Eger şikayetçiyseniz ve memnun degilseniz açın gözünüzü

hazıra konmaktan vazgeçin.Hacı ali gibi işletmelerinize,şenal plastik gibi, daglı işletmeleri gibi zeytin yag üreticileri gibi

un fabrikalarınız gibi elinmizde kalmış bu gibi degerlere sahip,çıkın ve bunun yanı sırada teşvik edin.Bunlar olmadıgı müddetçe

her şeyinizle birilerine baglı oldugunuz müddetçe kimse özgürlükten bahsedemez.Aksine bu en büyük tutsaklıktır.

Hani meşhur nasrettin hocamız ne demiş.PARAYI VEREN DÜDÜGÜ ÇALAR diye.Bizde çalan malesef düdükde degil

BORAZAN.Bilmem anlatabiliyormuyum.Evet nerde kalmıştık bugün 15 kasım ve cumhuriyet bayramımız kutlu olsun.

Esas CUMHURİYETSE esaretten, tembellikten, hazır yeyicilikten, kurtulup kendi iradesi ve ekonomisiyle ayakta duran

kendi kendini yönetebilen, ve kimseye bagımlı kalmadan ,boyun egmeden,el pençe divan, durmadan yaşamaktır.Ve

üstat,şair aziz nesinin sözleri sanırım biz kıbrıslı türklere yazılmış gibi bakın ne diyor

ACININ DUVARI AŞILINCA - AZİZ NESİN


Kendisi çatlamadan
Toprağı çatlatamaz tohum
Asmışım sinirini mutsuzluğun
Ayrımsayamıyorum bile öyle mutsuzum
Acısını artık duyamıyorum
Ki kendim öyle bir acı olmuşum
Nasıl görmezse göz kendini
Kendimi arıyor bulamıyorum.


KENDİ BENLİGİMİZ,ÖZÜMÜZÜ BULMAMIZ DİLEGİYLE..........