Malum mecliste bütçe görüşmeleri olunca hepimizin aklı fikir mecliste. Acaba siyasetçilerimiz ne söyleyecek diye. Bütçe dönemleri muhalefet parti vekillerinin performans dönemi gibidir. Kürsüye sık sık çıkaralar ve memleket meselleri konusunda hükümeti istedikleri gibi eleştirebilirler.
Devam eden bütçe görüşmelerinde iki husus gözümden kaçmadı. Bunlardan bir tanesi çok sevdiğim DP Genel Başkanı Serdar Denktaş’ın bütçedeki performansı diğeri ise yine çok sevdiğimi TDP lideri Çakıcı’ın konuşma yapmak için planladığı zamanlama.
“Gardaş gelmiyor”
Demokrat Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş, Perşembe günü meclise hiç uğramadı bile. Dünde öyle bir geçerken gözüktü ve sonradan kayboldu. Oysa DP uzun süredir ülkede erken seçimin gerekliliği konusunda kamuoyunu uyandırmaya çalışıyor. Hatta diğer tüm siyasi partilerden bir adım öne çıkarak aday adaylığı başvurularını bile almaya başladı. İşte bu noktada Serdar Denktaş’ı daha sık meclis kürsüsünde görmek istiyoruz. DP’nin mecliste şuan iki vekili var. Bunlardan bir tanesi Denktaş diğer ise Dr. Mustafa Arabacıoğlu. Arabacıoğlu daha düne kadar siyaseti bırakacağını söylese de bütçe görüşmelerinde öne çıkmasıyla siyasete devam kararı aldığını çok rahat söyleyebilir. Denktaş ise hitabeti en güçlü başkan olmasına karşın bütçe başladı başlayalı bu hünerini henüz sergilemiş değil!
Çakıcı’nın akşam mesaisi
TDP lideri Mehmet Çakıcı bütçe görüşmelerinde kürsüyü kullanıyor. Ancak Çakıcı’nın şuana kadar genel kurulda kürsüye çıktığı zaman dilimine bakarsanız genel de hep akşam saatlerine denk geliyor. Yani Sevgili dostum Mehmet Çakıcı tüm gününü parti işlerine, özel üniversitedeki derslerine, akşamları kliniğine ayırıyor. Meclise ise gece ilerleyen saatlerde uğrayıp kürsüden söyleyeceğini söyleyip ayrılıyor. Yani biraz uzaktan gelen vekillere ayıp ediyor. Sayın Çakıcı bu konuda bir açıklama yapmak isterse köşemiz herkese olduğu gibi Sayın başkana da açıktır.
ÖTEKİLEŞTİRME O ZAMAN
TC Lefkoşa Büyükelçisi Halil İbrahim Akça’dan bir meslektaşıma yönelik olarak yapılan çirkin sansür olayı ile ilgili dün bir açılama geldi. Açıklamada Sayın Büyükelçi’nin izini olmadan görüntülenmek istendiği yazıyordu. Açıklama metninin son kısmı ise oldukça manidar geldi bana. Öyle ki ;
“Söz konusu olayın ardından çeşitli açıklamalarda bulunan kesimlerin olayın nasıl geliştiği hususunda Büyükelçilik Basın Müşavirliğinden herhangi bir bilgi alma ihtiyacı hissetmemiş olmaları da dikkat çekmiştir”
Bundan iki gün önce TC Lefkoşa Büyükelçiliğine Basın Müşaviri Nazan Er’in Hanım efendinin yerine Yeşim İSENLİK Hanım atandı. Yeşim’i tüm basın az çok tanır. Ben kendisini ilk görev yerleri olan Girne’deki bir otelimizin basın danışmanlığını yaptığı zamandan bu yana tanırım. Mesleği ile ilgili eleştiride bulunacak değilim. Ya da TC Lefkoşa Büyükelçiliği’nin bu konuda ki tercihi de beni zerre kadar ilgilendirmiyor. Ancak Yeşim Hanım göreve gelir gelmez basından “bazı” meslektaşlarımı arayıp bu görev değişimini bildirdi. Bizi “ARAMADI” veya birileri tarafından “UYGUN” görülmedik.
Şimdi siz Basını pirinç ayıklar gibi ayıklayın sonrada yazılanlara gücenip Büyükelçilik Basın Müşavirliğinden herhangi bir bilgi alma ihtiyacı hissetmemiş olmalarına dikkat çekin. Olur, canım bu defa ararız. Siz bizi çok arıyorsunuz ya….
Ahmet YÖNLÜER: Gene kayıplardasın, nedir son durumlar? Ara sıra ses ver bize.
Ali BİZDEN: İzmir’den rüşvet olarak istediğinizBoyoz ve kumru geldi mi?
Serap TURAN: Ne alemdesin. Sende son günlerde izini kaybettirenler arasına girdin. Düğün hazırlıkları nasıl gidiyor? Alalım şu davetiyeyi artık.
Erdal EREK: Takım elbiseli fotoğrafını facebook’tatıklanma rekorları kırıyor. Sizi her daim takım elbiselerin içinde görmek arzusundayız.
HarperORHAN: Avcılar için başkanlık yarışı nasıl gidiyor? Aday değilsin ama adaylardan daha öndesin.
Mehmet AMCA: UBP Gönyeli örgütünü yenileme çalışmalarında son aşamaya gelmişsiniz. Bu arada Gönyeli spor kulübü içinde artık elinizi taşın altına koyma zamanı gelmedi mi?
Gamze YÜCEL: Siz aldırmayın gelen eleştirilere. Durmak yok yola devam.
Özdemir TOKEL: Dün size mikrop bulaşmış olabilir. O yüzden uzun bir süre görüşmeyelim.
Yeşim İSENLİK: Yeni göreviniz hayırlı ve uğurlu olsun. Gerçi bizimle temas kurmanız “sakıncalı” olabilir ama biz gene de size hayırlı ve uğurlu olsun diyoruz.
Mustafa Kemal TÜMKAN: Güzelyurt'u ziyaret edip ekonomik paketi esnafla konuşmuşsunuz. Nasıl Güzelyurtlu pakete sahip çıkıyor mu bari.
Cemal REDİF: Portakalı pazarlamak için yeni Pazar arayışlarına başlamışsınız. Dışarıda gezeceğinize bir bakın bakalım Girne’de Gazimağusa’da Lefkoşa’da ve narenciyenin kalbi Güzelyurt’ta kaç tane taze portakal suyu sıkan işletme var?
Ozan CEYHUN:Parti için son aşamaya geldim. Sen sosyal paylaşım sitelerinde açıkladığın için artık gizli bir yanı kalmadı. Çok yakında patlatıyorum bombayı.
SADIK GARDİYANOĞLU: Bakıyorum deniz kenarlarında mangal partileri. İnsan dünürünü de arar ara sıra.
Erdal SÜREÇ: Ekonomik paket ile ilgili yorumlar beklerken hayat ile ilgili yorumlar gönderiyorsunuz.
Bengü ŞONYA: Doğum gününüz kutlu olsun. Size doğum günü için bir arkadaşımız Ankara’dan puro almış.
Gürel CANTAŞ:Ehliyet dairesinde işler nasıl gidiyor. Görüşemedik bu aralar.
Oğuz ÇAĞATAN: Hafta sonu düğünü hayırlı ile yapıp evladınızın en mutlu anlarına dostlarınızla birlikte tanıklık etmişsiniz. Genç kardeşlerimize bir ömür boyu mutluluklar dileriz.
Batuhan BEKİR: Gözde Akben ile sonunda nişanlanmışsınız. Şimdi ben erkek tarafı mıyım yoksa kız tarafı mı? Neyse kızda bizim oğlanda bizim deyip oynamalı. Mutluluklar…
GÜNÜN TWİTTİ
OgunKismir
Maya takvimine göre son 11 gün ama korkma KKTC seni şimdi bile kimse tanımaz mayalar nerden tanıyacak o takvim bizi kapsamaz ...:)
GÜNÜN SÖZÜ
“Anladım ki ölüm hayatta en büyük kayıp değildir... Asıl büyük kayıp yaşarken içimizde ölenlerdir “
Çiğdem Aydın
BİZİM TEMEL
Temel arkadaşlarıyla çukur açıyormuş, bir grup da çukurları kapatıyormuş.
Ne yaptıklarını soranlara Temel şöyle cevap veriyormuş,
- Bir grup daha vardı, onlar da fidan dikiyordu,
bugüncelmedular, piz de pizim isler cerikalmasun diye çalişayruz.