Denizin kıyısında, yıllardır bölgenin simgelerinden biri haline gelmiş Aspava…

Lefke Belediyesi’nin kendi internet sitesinde de Yedidalga’nın önemli

restoranlarından biri olarak tanımlanan, yıllardır Kıbrıslının ve adaya gelenlerin uğrak

noktası olan bir mekan.

Fakat bugün Aspava’nın hikâyesi hukuksuzluklarla anılıyor.

Bir yatırımcı parasını ödeyerek satın aldığı, koçanı elinde kendisine ait iş yerine

neden giremiyor?

İşte asıl mesele burada başlıyor.

Bize aktarılan bilgilere göre Aspava’nın eski sahibi mekanı satışa çıkardı. Amerika’da

yaşayan Kıbrıslı bir iş insanı, memleket hasretiyle, ata topraklarına yatırım yapma

düşüncesiyle bu işe talip oldu.

Taraflar anlaştı.

Para ödendi.

Koçan yasal olarak devredildi.

Yani ortada yatırım yapmak isteyen biri değil, satın alma işlemini gerçekleştirdiğini ve

mülkün koçanını aldığını gösteren bir yatırımcı var.

Sonra ne oldu?

Eski işletmeci, satış tamamlanmasına rağmen mekanı boşaltmadı.

“Çıkmıyorum” dedi.

10 Temmuz 2025’ten beri yasal mal sahibi ile aralarında hiçbir kira sözleşmesi

yokken mekan hala eski sahibinin elinde.

Bugün ortaya çıkan tablo ise son derece düşündürücü:

Mülkün sahibi başka, işletmeyi kullanan başka.

İşinden olan insanlar var.

Bölge ekonomisi var.

Ve en önemlisi, Amerika’da alın teriyle kazandığı parasını kendi ülkesine getiren bir

Kıbrıslı Türk yatırımcı var.

Dünyanın birçok ülkesinde yurt dışında yaşayan vatandaşın ülkesine yatırım yapması

teşvik edilir. Yatırımcıya kolaylık sağlanır.

...

Peki bizde ne oluyor?

Yatırımcı Amerika’dan parasını getiriyor, memleketine yatırıyor ama satın aldığı

iş yerinin kapısından içeri giremiyor.

Bu nasıl bir yatırım ortamıdır?

Şimdi gelelim asıl soruya…

Bir restoranı işletmek için elbette izinler gerekir. Üstelik konu alkollü içki satışıysa

mevzuat daha da açıktır.

KKTC’de iş yeri çalıştırma izinleri için koçan veya onaylı kira sözleşmesi gibi

belgelerin arandığı biliniyor. Alkollü içki izinlerinde de benzer belgeler gerekiyor.

O halde soru çok basit:

Aspava’nın eski işletmecisi mülk sahibi değilse ve işletme üzerindeki hukuki

hakkı sona ermişse, hangi belgeyle işletme izni almıştır veya mevcut iznini

hangi hukuki dayanakla sürdürmektedir?

Ve daha önemlisi:

Bu belgeleri kim onaylamıştır?

...

Burada gözler doğal olarak Lefke Belediyesi’ne çevriliyor.

Belediye Başkanı Aziz Kaya’ya soralım:

Aspava için hangi belgeye dayanılarak izin verildi?

Koçan kimin adına?

İşletme izni hangi hukuki gerekçeyle verildi?

Alkollü içki satışı için gerekli belgeler hangi isim üzerinden düzenlendi?

Belediyenin dosyasında mülk sahibi ve işletmeci kim görünüyor?

Ve en önemlisi:

Belediye, mülk sahibi ile işletmecinin farklı kişiler olduğunu biliyor muydu?

Biliyorsa neden işlem yaptı?

Bilmiyorsa belediyenin denetim mekanizması nasıl çalışıyor?

Ve aynı durumda başka mekanlar da var mı?

...

Lefke’de uzun yıllardır yine deniz kenarında başka mekanlara işletme izinlerinin

belediyenin hukuk dışı uygulamalarıyla verildiği ya da verilmediği yönünde başka

ciddi iddialar da var.

Bunlar da yakında kamuoyuyla paylaşılacak.

“Siyaset mi var?” sorusu neden soruluyor?

Belediyelerin yaptığı işlemler konusunda soru sormak gazeteciliğin görevidir.

Dolayısıyla mesele artık yalnızca iki özel kişi arasındaki anlaşmazlık olarak

görülemez.

Belediyenin verdiği veya vermediği izinler kamu işlemleridir.

Şayet bir kamu kurumu, mal sahibi olmayan birisine işletme izin verdiyse bunun

gerekçesi açıklanmalıdır.

İşletme nasıl faaliyet gösteriyor?

...

Bir de CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli meselesi var.

İncirli, 2026 yılı başında Lefke bölgesini ziyaret etmiş, Aziz Kaya ile birlikte çeşitli

temaslarda bulunmuştu.

Kendisi kayıt dışılığın sona ermesi ve hukuk dışı uygulamaların son bulması

gerektiğine ilişkin mesajlar da verdi.

O halde soruyoruz:

Aspava’daki iddialardan haberi var mı?

Varsa ne düşünüyor?

Yoksa neden haberi yok?

Çünkü mesele sadece bir restoranın kimin tarafından işletildiği değildir.

Mesele, Kıbrıs Türk toplumunun yatırımcıya, mülkiyet hakkına ve hukuka

verdiği değerdir.

...

Başkan Kaya tek bir açıklamayla birçok soruyu ortadan kaldırabilir.

Aspava’nın belediyedeki dosyasını açıklasın.

İşletme izninin hangi tarihte, kimin adına ve hangi belgelerle verildiğini söylesin.

Mülk sahibinin değişmesinden sonra izin işlemlerinde ne yapıldığını açıklasın.

Varsa kira sözleşmesini ortaya koysun.

...

Yoksa hangi yasal gerekçeyle işletmenin faaliyet göstermesine izin verildiğini

anlatsın.

Bunlar cevaplanamayacak sorular değildir.

Tam tersine, kamu görevi yapan bir belediye başkanı için cevaplanması gereken

sorulardır.

Çünkü mesele Aspava’dan çok daha büyük

Bugün konu Aspava.

Yarın başka bir restoran.

Öbür gün başka bir yatırımcı ve güven kaybeden KKTC.

Eğer bir insan yurt dışında kazandığı parasını getirip kendi ülkesinde yatırım

yaptığında mülkiyet hakkının korunmadığını düşünürse, bundan en büyük zararı

yatırımcı değil, ülkenin kendisi görür.

Yurt dışında yaşayan Kıbrıslı Türklerin memlekete yatırım yapması isteniyorsa

verilmesi gereken mesaj açıktır:

“Paranı getir. Yatırımını yap. Hukukun ve devletin senin yanında.”

Aksi durumda verilen mesaj da açıktır:

“Paranı getir ama malının başına geçebileceğinin garantisi yok.”

Böyle bir mesajın ekonomik bedelini hepimiz öderiz.

Ve şimdi son söz:

Aziz Kaya, Aspava konusunda kamuoyuna açık ve belgeli bir açıklama yapacak

mı?

Belediyenin dosyasında işletmeci kim?

İşletme izni hangi belgeye dayanıyor?

Mülk sahibi ile işletmeci farklıysa bunun hukuki gerekçesi nedir?

Kira sözleşmesi yoksa belediye hangi mevzuata dayanarak işlem yaptı?

Ve en önemlisi:

Amerika’dan memleketine yatırım yapmak için gelen bir Kıbrıslı Türk, parasını

vererek satın aldığı ve koçanını aldığı söylenen bir iş yerine neden giremiyor?

Bu sorular cevaplanmadan Aspava meselesi kapanmaz.

...

Çünkü burada tartışılan yalnızca bir restoran değildir.

Burada tartışılan; tapunun anlamı, belediyenin yetkisi, kamu denetiminin

ciddiyeti ve bu ülkede yatırım yapan insanın hukuk karşısındaki güvencesidir.

Şimdi sıra Lefke Belediyesi’nde.

Belgeleri ortaya koyun.

Kamuoyunu ikna edecek olan sözler değil, belgelerdir.

MESAJ KUTUSU

Sayın Özdaş TÜM, Güzelyurt siyasi kulislerinde bir istihdam sıkıntısı nedeniyle partinize yoğun tepki gösterdiğiniz ve yönetimi eleştiri bombardımanına tuttuğunuz son günlerin en fazla konuşulan konuları arasında liste başı oldu. Hatta bazıları bağımsız aday olarak yerel seçimlerde aday olabileceğiniz yönünde tahminlerde bulunuyor, hayırlara vesile olsun...

...

Sayın Hasan BİLGEHAN, aynı zamanda kurucu üye olduğunuz TAM parti ile ipleri koparma noktasına kadar geldiğiniz konuyla ilgili resmi açıklama yapma aşamasında olduğunuzu duyduk, hayırdır kimler nasırınıza basta acaba? Seçimlere yakın umarız bir taktik hatası yapmıyorsunuzdur zira sizden beklentisi olan bir hayli partili var...

...

Sayın Aziz KAYA, yerel seçimleri kazanmaya en yakın aday olarak eski bir restoran sahibine yaptığınız kıyak kesinlikle adaletsizlik olarak yorumlanıyor. Haksız yere verilen bazı izinler başınıza çorap örecek nitelikte umarız ki bu konuda mantıklı bir açıklamanız olacaktır...

...

Sayın İlknur Ertayfur TOPAL, posta günü nedeniyle geçenlerde mükemmel bir basın açıklaması yaptığınız ama ülke genelinde posta merkezlerinde ciddi aksamalar ve sorumsuzluklar yaşandığını umarız biliyorsunuzdur. Dairede sanki de disiplinsizlik hakim gibi geldi bize, eleştirileri dikkate almanız önemle tavsiye ediliyor...

...

Sayın Hüseyin Macit YUSUF, hem yerel hem de genel seçimler için uzman kişilerden oluşan ekipler oluşturmaya başladığınızı duyduk, aynı zamanda seçim ofisinizi Lefkoşa’nın en işlek caddesinde yakında açacağınız söyleniyor. Bazı UBP kurmaylarıyla uzlaşmaya varmışsınız, yolunuz açık olsun...

...

Sayın Hasan KÜÇÜK, seçim sürecinin hemen başında yapılan kamuoyu yoklamalarında bir hayli üst sıralarda yer alıyordunuz ama şimdi her nedense son ankette gözle görülür bir inişe geçtiğiniz görülüyormuş. Çok geç olmadan önlem almanız ve ekibinizi genişletmeniz tavsiye ediliyor, uyarma ihtiyacı hissettik...

...

Sayın Çelebi ILIK, Güzelyurt ve bölgede son günlerde ofisinizi ziyaret edenlerde ciddi bir yoğunluk gözlemlendiği konuşulmaya başlandığını biliyor muydunuz? Partili partisiz kişiler görüş ve önerilerinizi almak için adeta birbirleriyle yarışıyormuş, işiniz bir hayli zor desenize...

...

Sayın Remziye SEVEN, UBP’den milletvekili aday adayı olmanız konusunda kimsenin karışma hakkı yok ama ha keşke bunu süreç başında kendinize saklasaydınız çok daha iyi olacaktı. Zira bizde linç kültürü demokrasinin de çok önünde geliyor, kolaylıklar ve sabırlar temenni ederiz...

...