Konumuz Özgürgün ile Atun’un kavgası.
İki siyasetçimiz de bir birlerine mecbur kalmadıkça konuşmuyor çünkü araları açık.

Ünlü bir söz vardır; ‘söz gümüşse sükût altındır’ diye. Bugün UBP içerisinde durum bu. Konuşmaktan korkan UBP’liler Genel Başkanla ilgili sıkıntıyı dışa vurmakta endişeliler ama tüm bu sorunları görmezlikten gelmeyen Sunat Atun ise her an istifa edebilir. Çünkü Genel Başkan Özgürgün Sunat Atun’u yok saymaya devam ediyor.

UBP’nin en etkili isimleri dahi susmayı tercih etmiş olsa da UBP içerisinde durum vahimdir. Yani Genel Başkan sıkıntısı Sunat Atun gibi tüm parti yetkililerini oldukça rahatsız eden bir konudur. Ama nedense Özgürgün gibi büyük bir sıkıntıyı ne görüyorlar ne duyuyorlar ne de biliyorlar. 3 maymunu oynamayı tercih eden birçok UBP’li Sarayın müdahalesini bekliyor.
Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun dahi büyük rahatsızlık duyduğu Özgürgün konusunda ne yapacağı halen şekil almazken, geçmişte Sunat Atun’la olan iyi ilişkileri göz ardı edilemez.
Bir zamanlar ‘Eroğlu’nun Prensi’ diye adlandırılan Atun, halen Eroğlu ile yakın ilişkidedir. Özgürgün belki bu durumdan çok da rahatsız değildir ama duruşu ve tavırlarından herkes rahatsızdır.

DP-UG ile dirsek temasında olan UBP’nin başındaki adamla arası iyi olan kimse nerdeyse yok. İşte bu yüzden oldukça endişeli olan Eroğlu’nu olası bir hükümet bozulmasından sonra koalisyon çalışmalarında Özgürgün ile ne kadar verimli çalışabilir diye düşünceler sarmış durumda. Genel Sekreter Sunat Atun’la arası açık olan Özgürgün nasıl olacak da partiyi toparlamak adına çalışma yürütecek işte orası meçhul.

Konuşmadan işlerin yürümesi elbette ki mümkün değildir. Sunat Atun ile Hüseyin Özgürgün’ün arası düzelecek gibi değil. Ama Sunat Atun Genel Başkan sıkıntısından kaynaklı sorunu kendi aralarında çözmek adına partinin yetkili kişileri ile seferber oldu bile.
Sunat Atun geçmişine baktığımız zaman her ne kadar hataları olduysa da çalışkan olduğu imajını hiç bozmadı. Yani Hüseyin Özgürgün gibi bir duruşu yok. Tam aksine gecesini gündüzüne katarak çalışan Atun, disiplinsizliği ve sistemsizliği sevmez. Sırf bu özellikleri yüzden tembel bir başkanla da çalışmak istemez. Elindeki kâğıda yazılan notları bile okumayan Özgürgün’ün hiçbir çalışma yapmadan kürsüye çıkar, elindeki kağıdı okuyamadan kürsüden iner. Okuma alışkanlığı edinmediği gibi kendini geliştirmek ve ders almak adına kendi hakkında yazılan haberleri dahi okumaz. Tüm haberler zaten kendisine aktarıldığından haberleri okumadan bilgi sahibi olmaya çalışır. Bu kendi adına yaptığı en büyük hatadır. Yazmaktan çok okuyarak gelişir insan. Ama Özgürgün ona buna ne olup bittiğini sorarak geliştirir kendini.

Sunat Atun Genel Başkanlık için hayaller kurmuş ve daha sonra Özgürgün’ün seçilmesi ile hayallerinden bir süre uzak durmak zorunda kalmıştır. Sırf bu yüzden ters düşerek bugün kopma noktasına gelen Atun ile Özgürgün’ün durumu Cumhurbaşkanı’nın bir lafına bakıyor.

Hüseyin Özgürgün Atun’u dışlayarak gurup toplantılarına ve gezilere çağırmıyor. Tabi bu nereye kadar böyle devam eder bilinmez ama Özgürgün başına buyruk çalışma sürdürmeye devam ederse Genel Sekreter Sunat Atun her an istifa edebilir.