Bugünkü etkinliğin öncesinde yazmak istemedim ama artık nihayet yazabilirim. Dünyada 1 milyar kadının, kadına yönelik şiddete karşı dans etmesi bence epeyi sorunlu yanları olan bir etkinlikti.

Kadına yönelik şiddet, tecavüz, ensest, kadın sünneti ve seks köleliğine karşı ‘Vajina Monologları” adlı kitabın yazarı Eve Ensler tarafından kurulan V-Day hareketinin 15. yıl dönümünde dünya çapında yaptığı çağrı ile örgütlenen eylemin kadınları ayaklanmaya davet etmesi ilk bakışta anlamlı gibi görünüyorsa da, özünde kadına yönelik şiddetin temellerini gözden uzak tutması nedeniyle amacına ulaşmamıştır.

Hareketin bugüne dek dünyanın çeşitli bölgelerindeki şiddet karşıtı grupların çalışmalarını yürütebilmesi ve kadın sığınma evlerinin açılması için 90 milyon Dolar bağış toplaması kuşkusuz küçümsenemez. Yeri gelmişken V-Day, İngilizce “Victory”(zafer), “Valentine” (Sevgililer Günü), “Vagina” (vajina) kelimelerini temsilen kullanılıyor.

Yalnız V-Day’in küresel etkinliğini eleştiren feministler de var. Natalie Gyte, “1 Milyar Ayaklanıyor” etkinliğini kadına yönelik şiddetin erkek egemen düzen ve toplumsal cinsiyet dinamikleri tarafından üretildiğini gözden kaçırdığı ve şiddetin erkek egemenliği ile bağlarını yok saydığı için eleştiriyor. Gyte, kadına yönelik şiddetin ve tecavüzün dans etmek gibi hoş bir eylemle protesto edilmesini de çelişlik buluyor. Şahsen ben de! Ülkemizde çok değil, sadece 23 gün önce Aşkın Şevketoğlu öldürülmüşken etkinlikte dans eden kadınların böylesi bir hoşluğa bürünmesi bana epey düşündürücü geldi doğrusunu isterseniz. Öte yandan Natalie Gyte’in ifade ettiği gibi, dünya çapında 1 milyar kadının dans etmesi organizasyonuna harcanan para şiddet gören kadınların desteklenmesinde kullanılsa çok daha anlamlı bir çaba gösterilmiş olurdu.

V-Day hareketinin gelişmekte olan ülkelerdeki erkek egemen düzeni ve erkek egemen rejimlerin sorgulanması yerine gelişmekte olan ülkelerde yaşayan kadınlara ‘yardım’ götürmesini de eleştiren Natalie Gyte, V-Day’in Kongo kadınları için yaptığı kampanyada Kongolu feminist kadınları hor gören, yeni sömürgeci bir tavır geliştirdiğini belirtiyor. Gyte, hareketin “1 Milyar Ayaklanıyor” etkinliği için büyük bir halkla ilişkiler kampanyası düzenlemesine ve Eve Ensler’in bir video mesajının kampanyada ön plana çıkarılmasına da hiç anlam veremiyor. Ben de…

Yıllar önce yazdığım bir yazıda, kadınların dünya çapında bir gün ev içi iş yapmayı reddettikleri bir eylem yapılmasını önermiştim. Dans etmek yerine kadınlar tüm dünyada 24 saat boyunca ev işi yapmayacak olsalar, bugünkü etkinlikte kadınlarla beraber dans eden erkeklerin keyfi nasıl da kaçardı kim bilir! Pek entelektüel erkeklerimizin iş, ev içi iş bölümüne, çocuk bakımına gelince nasıl da tüm sorumlulukları kadınlara yıktığını bilmiyor değiliz. Bunu çok iyi bildiğimizden devrimci kadınların erkek egemenliğini yıkmak için evlenmek ve çocuk doğurmaktan çok daha önemli misyonları olduğunu savunuyoruz. Gönyeli Belediyesi önünde dans edeceğime bu yazıyı neden yazdığım anlaşılmıştır umarım.