Şikayet aileden geldi, öğrenince de sinirlerimiz bozuldu…
Beş parmağın beşi de bir değil sözünü çok severim ve çok ta kullanırım, hele de konu olis olunca!
Olay Derince köyünde yaşandı;
R.S adlı polis memurunun işgüzarlığı da diyebilirsiniz, iş bilmezliği de!
Dünyanın da hiçbir yerinde görülmemiş, duyulmamış bir olay…
Köyde bir elektrik akımı hırsızlığı şikayeti olur, polis de gider araştırmasını yapar…
Ziyamet polisinden R.S adlı memur elektrik akımı hırsızlığı yapılan evin yanındaki eve gider burada oturan zihinsel özürlü vatandaşı polis karakoluna götürür, ailesinden izin filan almadan!
İfadesini alır ve bununla yetinmez tehdit etme başlar…
“Yalan söyleme seni hücreye atar” diye de gözdağı verir!
Bu konuda ilgili polis karakolunun emri ya da bilgisi var mı onu bilemeyiz, varsa da daha büyük bir rezalet…
Anlaşılan o ki polis olmanın kendisine sınırsız yetki verdiğini sanan bir polis memuru bu!
Burada kötü niyet mi var yoksa cahillik mi onu ilerleyen zamanda öğreneceğiz ama bildiğimiz bir şey var o da zihinsel engelli bir vatandaşın bu şekilde karakola götürülüp bir de tehditle ifade vermesini sağlama çalışmak çok da iyi niyetli gibi gelmedi bize!
Bizim bildiğimiz polis vatandaşın güvenliğini sağlar ve değil özürlü bir insanı tehdit etmek onun haklarını korur, korunmasına yardımcı olur…
Bir evde elektrik akımı hırsızlığı yapıldıysa akşamları yatarsın pusuya, böyle bir şey varsa bu insanları yargıya havale edersin!
Umarım bu aile bu bilgiyi bizimle paylaşmaktan öte olayı yargıya taşır ve görevini böyle kötüye kullanan bir polis de bedeli neyse öder!
Ayrıca;
Bu olayı araştırma ihtiyacı hissettik ve ne tesadüftür ki dün bir çocuğu dövmek iddiasıyla mahkemede olduğunu öğrendik!
Mahkeme karar verinceye kadar elbette suçlu değil zanlıdır ama bir polisin bir çocuğu dövme iddiasıyla mahkemeye verilmesi bile ürkütücüdür!
Bu gibi konularda başta bölge polis amir ve müdürleri olmak üzere elbette ki Polis Genel Müdürlüğü’ne ciddi sorumluluklar yüklenmektedir…
Polis, canımız ciğerimiz, en güvenilir kuruluşlarımızdan bir tanesidir ancak içindeki çürük elmalar temizlenmediği müddetçe de hep tartışılan bir kurum olarak zihinlerde kalacaktır…
Birkaç kendini bilmezin teşkilatı güvenilirliğine gölge düşürmesine izin vermeyiniz lütfen!
 
 
O zaman yasayı değiştirin!
 
4 kişinin ölümüne sebep olan trafik kazasında sanığa verilen 5 yıllık hapis cezası canlarını kaybeden aileleri bir tarafa bırakın toplumun büyük tepkisine neden oldu!
Çünkü kaza, kaza olmaktan çıkmış bir cinayet işlenmişti…
Peki niçin bu kazaya sebep olan sürücüye sadece 5 yıl hapis cezası verildi?
Yasalar öyle emretti için!
İyi de bu yasaları uzayda başka birileri mi düzenleyerek güncelleştirecek?
Bu yasaların daha çağdaş hale getirilmesine kim itiraz edebilir ki!
Birine garezin mi var git arabayla ez öldür ve bir iki yıl hapis yatıp çık…
Böyle mi olsun istersiniz yani!
 
 
YYK ayıp ediyor!
 
YYK yönetimi ve başkanı hiç kusura bakmasın ama alınan son bir karar demokrasinin de içine etmiştir…
5 televizyon kanalına yaptığı yayınlarından dolayı uyarı cezası veren ve bunu kamuoyuna açıklayan YYK bunu yaparken önlerine konan haberleri okuyan sunucu meslektaşlarımızın adını da zikrederek onları haksız yere suçlu gibi göstermiş ve bu da yakışık almamıştır…
Bir özür borçları vardır diye düşünüyoruz…
 
 
MESAJ KUTUSU
 
Sayın Pervin GÜRLER, teşkilat içindeki bazı kendini bilmez arkadaşlar bazen çizmeyi fazlasıyla aşıyor ve görev ve yetkilerinin dışına çıkabiliyorlar. Bu konuda hassasiyetinizden hiç kuşkumuz yok. Bir sorun bakalım bazı arkadaşlara zihinsel özürlü insanımızı hücre ile tehdit etmeye nasıl cesaret ediyorlar!
Sayın Hasan SERTOĞLU, bir kez daha dik duruşunuz galip geldi ve hükümet Futbol Federasyonu’na kesenin ağzını açmak zorunda kaldı. Sizi ve ekibinizi kutlar başarılarınızın devamını dileriz. Bu arada bizim gazetede dünkü manşet o kadar da sert değildi yani…
Sayın Hüseyin ÖZGÜRGÜN, genel seçimlerden kalma borçları görmemezlikten gelip İrsen Küçük’e havale etmeniz sayesinde çok yakında ofisiniz mahkeme kağıtlarıyla dolacak gibi gözüküyor. Hele de seçimler öncesi ne büyük handikap değil mi?
Sayın Derviş EROĞLU, Sibel hanım nihayet size karşı hodri meydan çekti ve artık bundan sonra da size bunu görmek ya da görmemek kaldı. Siz tavlada o da satranç ta çok iyi olduğunuza göre demek ki artık televizyon karşısına çıkma zamanı geldi demektir…
Sayın İlkay DİREN, sizi sayar ve severiz ama YYK’nın televizyonlar için son aldığı karar bir çok meslektaşımızın rencide olmasına neden oldu. Umarız daha fazla gecikmeden bu hatayı telafi edersiniz, size de bu yakışır.
Sayın Hüseyin MÜLAZİM, İskele bölgesini en iyi bilen partililerden birisi olarak sizin kurmaylara verilen sözlerin tutulmadığı takdirde işlerinin çok zor olduğunu söyleyin lütfen. Onlar söz verip yerine getirmiyorlar bunun ceremesini siz çekiyorsunuz.
Sayın Ahmet GÜLLE, Sağlık Bakanlığı olarak vatandaşın daha kolay ulaşabilmesi için twitter hesabı açmanız çok isabetli oldu ama şimdi vatandaş sorularına yanıt alamamaktan şikayetçi olmaya başladılar. Birisini görevlendirmekte yarar görüyoruz.
Sayın Bayram KARAMAN, Dome Otel’in 10 yıl daha çalışanlar tarafından işletilme kararı ile büyük bir zafere imza attınız. Eğer zarar etmiyorsa değil 10 sene sonsuza dek çalışanın olsa yeridir değil mi? Tebrik ederiz…
Sayın Hasan YÜCELEN, milletvekili adaylığı için kulislere başladığınız görülüyor. Hayırdır yoksa çok yakında ufukta erken genel seçim kokusu mu aldınız. Doktorlar sağlık sistemini ayağa kaldıramadı bakalım hukukçular ne yapacak? Hadi hayırlısı…
Sayın Tufan ERHÜRMAN, Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili herkes konuşurken sizin suskunluğunuz gözlerden kaçmıyor. Bu sessizlik pek hayra alamet gibi görülmüyor. Sizi de mi küstürdüler yoksa!
Sayın Fikri TOROS, yani ülkedeki devlet çalışanı sayısı azaltılsın deseniz haklısınız da çalışanların gelirlerinin azaltılması konusunda yaptığınız açıklama ile biraz strateji hatası yaptınız gibi geliyor bize… Bir boykot kararı çıkarsa yandığınız gündür!
Sayın Dursun OĞUZ, uzmanların bu görevlerinden sonra sivil memur olarak çalışmaları konusunda yapılan çalışmalarda hiç kuşku yok ki en büyük pay sizin. Olayın siyasi getirisi bir yana büyük hayır duası alacaksınız.
Sayın Ünal FINDIK, muhterem validenizin vefatını üzüntü ile öğrendik. Merhumeye Tanrı’dan rahmet size ve aileye sabır ve başsağlığı dileriz. Allah geride kalanlara sağlıklı uzun ömürler versin…
Sayın Mehmet HASGÜLER, Lefkoşa’da ulaşımı bisikletle sağlama yönteminden hiç vazgeçmeyeceksiniz gibi gözüküyor. Hem benzinden tasarruf hem de sağlıklı yaşam için bulunmaz fırsat değil mi?
Sayın Ufuk Akan ÜÇAY, Cumhurbaşkanlığı seçimleri için MHP kökenleri organize ettiğiniz gözlemleniyor. Kuşku yok ki bundan en fazla Derviş bey memnun olacak gibi gözüküyor değil mi? Bu kez oylar aslanın ağzında değil midesinde…
 
GÜNÜN FOTOĞRAFI:
 


----------------------------------------------------------------------
Günün Fıkrası
 
Yazı-tura

Temel üniversite sınavına girmiş. Her soruda yazı tura atarak cevapları vermiş. İki saat sonra öğrencilerin çoğu sınav kağıdını verip salonu terk etmiş, Temel hala yazı tura atıyor. Öğretmen gelip başına dikilmiş: 
- Temel hepsini yazı tura atıyorsun, hala bitiremedin mi?
Temel: 
- Hocam bir saat önce bitirdim ama cevaplarımı kontrol ediyorum!