Amansız hastalığa karşı verdiği mücadeleye hayran olduğum bir kişilikti Yıldıray Debreli… Dünya Oto’daki son karşılaşmamızda, yıllardır savaştığı kansere rağmen işinin başındaydı.
Hastalığın vücudunda yarattığı tahribatla bile barışmıştı. Senelerce süren tedaviye o kadar alışmıştı ki, hastaneye gidiş gelişleri bir rutine dönüşmüştü. 10 gün öncesine dek daha çok kontrollere gidiyor ve hastalığa karşı verdiği mücadeleyi kazanmış görünüyordu…
ABD’den sonra Kuzey Kıbrıs’ta ve Güney Kıbrıs’ta tedavi görmüş, 7 senedir mücadele ettiği hastalığı en nihayet vücudundan atmıştı. Tahliller kanserden arındığını ispatlıyordu… Derken sinsi hastalık bir anda tekrar nüks etti ve hala kimsenin algılayamadığı, akıl almaz bir hızla bedenine yayılarak 10 gün içinde Debreli’yi aramızdan aldı.
Yıldıray Debreli değerli bir iş insanı olmasının ötesinde mücadele azmini hiç yitirmemesi ile de saygımızı kazandı. İnsanın her şarta alışabilme yeteneğinin ve her koşulda sonuna kadar mücadele edebilme kararlılığının eşsiz bir timsaliydi. Zaten insandaki bu kararlılık, bir gün illet hastalığın yenileceğinin işaretidir.
Debreli verdiği mücadele ile çevresindekilere unutamayacakları bir ders verdi. Hastalık karşısında geri çekilmedi; tüm hassaslığı ile büyük bir savaşın içinde ama dimdikti. Aramızdaydı; kendisini kapatmadı. Sıkıntılarını paylaştı ve yorgunluğuna rağmen savaşmaktan hiç vazgeçmedi.
Bugün kendisini yitirmiş olsak da Yıldıray Debreli benliklerimizde mücadele azmi ve enerjisi ile silinmeyecek bir iz bıraktı… Yılmaz savaşçılığı hafızamızda kalacak, ince kişiliği ve çetin mücadele insanlığını harmanlamasıyla, yüreklerimizde saygı ve sevgiyle dolu yerini her zaman koruyacaktır.