ORTAYA KARIŞIK...

Uyku yoksunu Trump

Tüm o saçma sapan ve anlaşılamayan hareketlerini yapmasının ardında meğer ‘uykusuzluk sendromu’ yatıyormuş. O ani duygusal dengesizliği, yargılama ve hafıza sorunları, uzun süreli uykusuzluğa bağlıymış.

Kimden mi bahsediyorum? Dünyanın baş belası ABD Başkanı D. Trump’tan tabii ki.

Huffinton Post sitesinde Krithika Varagur, 2004 yılında yayınladığı "Trump: Think Like a Billionaire" adlı bir kitabında "yalnızca 1:00 ila 5:00 arası uyku" iddiasında bulunuyor. Rekabeti hayatının merkezin koyan Trump hakkında okurlara da tavsiyede bulunmayı ihmal etmiyor: 'Daha fazla sahip olmak zorunda kalmayın.' ... ne kadar parlak olursanız olun, gün içinde yeterli zaman yok "

Haber sitesi bu haberi yorumlarken Trump’ın agresif yapısına da dikkat çekiyor: “Kronik uyku yoksunluğuna sahip birisinin karakteristik olduğunu kabul ediyorum; belirtileri arasında duygusal dengesizlik, ani ruh hali dalgalanmaları, bilişsel açıklar, zayıf yargı, hafıza kaybı, sosyal durumlarda huzursuzluk, iştah artışı, yaratıcılık kaybı, aksine kanıtlara rağmen bir hata ile devam etme eğilimi ve yeni koşulları tanımak ve ayarlamak için yetersizlik.

Bu belirtilerin çoğunun Trump için geçerli olduğu düşünülmektedir.

“ Uykusuzluk yüzünden dünyayı çekilmez hale getirdiği iddia edilen Trump’la sorunlar bunlarla bitmiyor. Analiz etmişler.. Hem ileri derecede konsantrasyon eksikliği gösteriyor buna ek olarak kızgınlık ve küfür patlamaları yaşadığı belirtiliyor makalede.

Anormal hareketleriyle dünyanın tepkisini çeken Trump keşke hiç uyanmamak üzere uyusa ve kimse uyandırmasa ne iyi olurdu değil mi?

Tunç Çağı aletleri meteordan yapılmış

Tunç Çağı’na ait M.Ö. 2,300 yıllarına kadar öğrenmiş olduğunuz ve işinize yaramayacak tüm İlkokul bilgilenizi unutun!

Fransa Ulusal Bilimsel Araştırmalar Merkezi’nden bilim insanı Albert Jambon, Tunç Çağı’na ait demir aletlerin büyük bölümünün meteor metalinden yapılma olduğu yönündeki varsayımı doğruladı. Bu dönemde demir ürünleri çok nadirdi, sayısı yaklaşık MÖ 1200 yılında artmaya başladı. Jambon'un araştırması ayrıca meteor metalinin farklı halklar tarafından kullanıldığını da ortaya koydu. Yani anlayacağınız Tunç Çağı aletleri denilen ürünlerin ana maddesi olan demir, meteor metali imiş.

Aslında bu yeni bir şey değil. Bilim insanları bu meteor üzerinde yıllarca çalışıyorlardı. Mesela son araştırmaları bu meteorun gezegenlerin çekirdeklerinde bulunan ve uzun ömürlü pillerin üretiminde de kullanılan nikel ve demir alaşımından oluştuğunu belirtilmişti. Kim bilir ilerleyen süreçte bu metal meteor farklı alanlarda işlenip kullanılarak insanlığın hizmetine girmiş olacak.

Oksitosin’inizi nasıl bilirsiniz?

Bizi türler arasında aşık eden şey nedir? Diye sorsam sanırım herkes buna farklı yanıtlar verir.

Aşk hormonu yani oksitosinin gizemli dünyasından yeni haberler geliyor.

Bunlardan biri oksitosinin kadınlarda da erkeklerde de giderek artan bir şekilde fiziksel ve psikolojik etkileri tetikler hale gelmesi. Yapılan araştırmalar ki 20 ila 40 senedir araştırılıyor- oksitosinin yalnızca cinsellik veya anneliği değil, aynı zamanda sosyalleşmeyi de destekleyen bir rol oynadığını ileri sürdü.

Bir bilim insanı olan Malenka tarafından ortaklaşa hazırlanan 2013 çalışmasında oksitosinin, farelerde dostça, sosyal davranışları güçlendirmek için gerekli olduğunu gösterdi. Dolayısıyla Malenka ve meslektaşları, oksitosinin sosyal davranıştaki yerini saptamak için deneyler tasarladılar. Paraventriküler çekirdekten ventral tegmental bölgeye geçen bir kanalın, oksitosini taşıdığını doğruladılar.

Bilim dünyasında ilk kez, bu bölgenin oksitosin salgılayan nöronlarındaki aktivitelerin, farelerin sosyal etkileşimleri sırasında harekete geçtiğini ve bu nöronal aktivitenin normal sosyal davranışları için gerekli olduğunu gösterdiler. Bu faaliyetin bozulması farenin sosyalliğini engelledi, ancak farelerin hareket edememesine veya kokain gibi zevk veren ilaçlara karşı iştahlarını yitirmelerine sebep olmadı. Ancak ek olarak araştırmanın daha yaygın bir şekilde uygulanmasını istediğini dile getirdi.

“Dünyayı sarmış olan nefret ve öfkeyi düşününce, insanlarla daha arkadaş canlısı olmamızı teşvik edecek beyin mekanizmalarını anlamaktan daha önemli ne olabilir ki?” diye konuştu.

Kaynak: https://www.technologynetworks.com/neuroscience/news/oxytocinimplicated-in-rewarding-social-interaction-292741

Günün Sözü

"Paradoks, hakikatin karinesidir..."

–Paul Yorck von Wartenburg