Zihinsel engelli bir kadına Lefkoşa’da şiddet uygulanarak, tecavüz edildiği haberi ülkede yaygınlaşan şiddet olaylarına korkunç bir boyut daha kattı. Polis tarafından mağdurun derhal Çalışma Bakanlığı bünyesindeki Sosyal Hizmetler Dairesi’ne yönlendirilmesi gerekirken, yasal boşluklardan ötürü Polis bazı iddialara göre tam 5 gün sonra, bazı iddialara göre 3 gün sonra mağduru Daire’ye yönlendirildi.

Çalışma Bakanlığı yetkilileri tecavüzün 7 Mart’ta gerçekleştiğini belirtirken, Polis’e 3 gün önce olayın intikal ettiği ileri sürülüyor. Mağdurun bu durumda, en az 3 gün, en çok 5 gün erkek şiddetine uğramış ve tecavüze maruz kalmış bir halde, yaşadığı ağır travmayla bir başına bırakılıverdiği ortaya çıkıyor.

Sosyal Hizmetler Dairesi Müdürü Aydan Başkurt’la konuşuyorum. Başkurt, olayın kendilerine bugün Polis tarafından intikal ettirildiğini, olaya hemen müdahale ettiklerini ve ilgili uzmanların mağdurun evine giderek, kendisine destek vermeye başladığını ifade ediyor. Tecavüzün hangi gün gerçekleştiği ve şikayetin ne zaman yapıldığına dair Polis’ten bilgi alınabileceğini kaydeden Başkurt, yaşanan olaydan duyduğu büyük üzüntüyü dile getiriyor.

Aşkın Şevketoğlu cinayetinden bu yana, kadına yönelik şiddetin önlenmesi için yasal değişikliklerin bir an önce yapılması gerektiğini yazıp yazıp duruyoruz. Cinayetler üzerine tecavüzlerin ardı arkası kesilmiyorken bizim Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı hala yasaları değiştirmek için ön hazırlıkların devam ettiğini söyleyiveriyor.

Yasalar geçecek, başta kadınlar olmak üzere yurttaşlar ve Polis bilgilendirilecek de kadına karşı şiddet ve tecavüze karşı önlem alınacak, mağdurların anında yapması gerekenler kamuoyu ile paylaşılacak… Bütün bunlar olana dek daha kaç kadının şiddet ve tecavüz mağdurları olarak hayatları karartılacak bilemiyoruz.

Merak etmiyorum artık, pes diyerek soru sorma zamanı şimdi: Öldürülen ve şiddete uğrayan kadın sayısı arttıkça Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Şerife Ünverdi nasıl rahat uyuyor? Başbakan İrsen Küçük ve iktidar partisinin diğer milletvekilleri Meclis’ten geçirmedikleri yasalar nedeniyle artan kadına yönelik şiddet ve tecavüz olaylarından kendilerini hiç mi sorumlu hissetmiyorlar? Meclis’in parti ayırımı gözetmeksizin tüm erkek milletvekilleri kadına şiddet uygulayan katillerle ve tecavüzcülerle erkek dayanışması içinde olabilirler mi?

Öyle değilse, bu rahatlığınız nereden ileri geliyor? İzahınız yok ise, o Meclis’i daha fazla işgal etmemelisiniz. Meclis’i dolduran tüm vekiller, kadını erkeğiyle hepiniz, kadına yönelik şiddete karşı kılınızı kıpırdatmadığınız için utanç içinde olmalısınız!