Dün Skylap Construction’ın Fransa’nın başkenti Paris’te, Altın Kategori’de, Dünya Kaliteye Bağlılık Ödülü’ne layık görülmesi ile ilgili verilen ödül için düzenlenen basın toplantısına katıldım. Neyin nesiymiş? neden bizim Skylap’a ödül vermişler? diye merak edeceğime gidip bizzat dinleyeyim istedim.
Yav şaka maka değil “Fransa’nın başkenti Paris’te, Altın Kategori’de, Dünya Kaliteye Bağlılık Ödülü’ne layık görülmüş bizim Skylap. Onunla beraber bu ödüle layık görülenleri duyunca bir kez daha irkildim. Belkide kabullenmek istemedim. Öyle ya “biz K.K.T.C’yiz, bizi kimse tanımaz, tanısada kaile almaz” diye düşünmüyor muyuz?
Daha geçen hafta NET Holding’in başındaki adam gözümüzün içine baka baka neler söylemişti. Bürokrasiniz berbart, aptalca şeylerle uğraşıyorsunuz... Akıllı yatırımcılar buraya gelmez...
Besim Tibuk’un basın toplantısının üzerinden bir hafta bile geçmeden “ben Kıbrıs’ın delisiyim” diyen Mehmet Kumser yani Skylap’ın Dünya Kaliteye Bağlılık Ödülü’ne layık görülmesi ancak rüyalarda görebileceğimiz bir hadisedir.
Oysa dünkü basın toplantısında Skylap ve ödülü karşımda duruyordu. Yani Rüya değildi! Hatta bir ara iki tane gördüm Skylap’ları sandım ama diğeri araştırmacı Mustafa Gökçeoğlu imiş!
Basın toplantısı başladıktan sonra Skylap anlatmaya başladı, ödülü 29 Ekim 2012 tarihinde, Fransa’da Concorde La Fayet Hotel’in, Konferans Salonu’nda düzenlenen Gala yemeği eşliğinde, B.I.D. Başkanı Hoze Prieto’un elinden almış. Üstelik ödül almaya çağrılırken “Kuzey Kıbrıs” diye anonsta edilmiş.
147 ülkeden şirket liderlerinin bir araya gelerek sundukları önerilerin sonucunda,Dünya Kaliteye Bağlılık Seçim Komitesi tarafından yapılan oylama sonucunda bu ödüle layık görülmüş Skylap...
Skylap Construction Ltd. otuzüç yıllık geçmişi olan bir inşaat şirketi. Başındaki isim Mehmet Kumser yani BY Skylap 12 yıl, gerek yurt içi gerek yurt dışında bir fiilen inşaatlarda çalışıp, 33 yıldan beridir de şirket sahibi olarak bu sektörde hizmet vermekte olan bir mütehait.
Skylap “iş hayatında, paradan çok daha önemli 4 ana prensibi ilke edindik” diyordu basın toplantısında. Neymiş o “ilkeler”;
• Kaliteli iş yapmak
• Zamanında işi bitirmek
• Taahhüt ettiğini vermek
• Ülkemizi çok çok sevmek
Hani son günlerde yaşadıklarımıza bakınca hala daha rüyada olduğumu düşünüyorum. Yada “bu işte bir yanlışlık var” diye kendi kendime tereddüte düşüyorum. Neden düşmeyim ki;
Lefkoşa’yı çöp almış gidiyor,
Sendika kendi derdinde, başkan ayrı bir dertte hükümetin ise derdi çok daha başka yerlerde.. Şimdi durup dururken nereden çıktı bu ödül ya!
“Büyük” olmak...
Dün bu köşede yazmıştık neden ABD’ “büyük” te biz “küçük”üz diye. Merak eden açar internetten okur o yazımızı. Ama “büyük” olmanın ne demek olduğunu dün bir kez daha anladım. Skylap, Dünya Kaliteye Bağlılık Ödülü’ne layık görülmüş ya merak ettim “dünya çapında saygınlığı olan bu ödülü K.K.T.C’ye getirince kendisini kim aramış? Kim Kutlamış? Diye. Sordum, sağ olsun o da söyledi;
2. cumhurbaşkanı aramamış,
3.’cüsü de aramamış
Başbakan aramamış,
Bakanlar aramamış,
Muhalefet parti başkanları aramamış,
Millet vekilleri aramamış,
Basın aramamış,
Sivil toplum örgütü temsilcileri aramamış,
Üyesi olduğu müteahitler Birliği aramamış,
İkamet ettiği Gönyeli’nin belediye başkanı aramamış,
Muhtar da ağaza da aramamış...
Peki kim aramış?
Türkiye Garantisi Bankası’nın Kıbrıs Şube Müdürü aramış, Türk Bankasının Genel Müdürü aramış. İşte “BÜYÜK” olanlarla büyük olmayanlar...
Hala daha nasıl “BÜYÜK” olduğunu anlamadıysanız, bence kendinizi fazla zorlamayın. Zira motoru yakabilirsiniz...
Ersin TATAR: Dün akşam saatlerinde Skylap’ı arayıp kutlayan ilk siyasetçi yine siz oldunuz. Bakalım arkanızdan kim gelecek?
Güven ARIKLI: Hayırdır inşallah 2 gecedir rüyamda seni görüyorum. Allah allah...
Kemal ALTUNCUOĞLU: İzmir Esnaf odası yetkilileri ile bugün bir dizi temaslarda bulunacakmışsınız.
Yakup KILGÖZ: Sağlık-Sen sendikasının Gazimağusa temsilcisi olmuşsun. Artık yakında seni eylemlerde ön sıralarda görürüz artık...
Dr. Hatice FAYDALI: Lefkoşa’dan Yenişehir’den aradılar. Bölge sakinleri seni kahve içmeye bekliyorlarmış. Hatice hanım bir tane diyorlar...
Candan AVUNDUK: Yeni fabrika işleri nasıl gidiyor. Bu arada hellim yapmak için süt bulamıyormuşsunuz.
Meriç ERÜLKÜ: Dün Levent Özadam’la tavla maçı yapmışsınız programdan sonra. Kim galip geldi?
Şükran KOROHAN: Dün sizi dinleyince sizede hak verdim. Allah yardımcınız olsun ne diyeyim başka...
Ahmet AKBİL: Sezon sonu ayakkabılarda indirme gitmişsiniz ve ayakkabılar kapış kapış gidiyormuş. Aman bitmeden bir çift bize de ayır...
Aşkım EZGİN: Yakında milli eğitim bakanlığı önüne gidip tek başınıza eylem yapacağınızı öğrendik. Bence bir daha düşünmekte fayda var.
Özer GÜRSES: Bakıyorum da sakal modasına en son katılan da siz oldunuz. Dede olduktan sonra ak sakallı dede olmaya mı karar verdiniz.
Mehmet KUMSER (Skylap): Dünya çapında büyük bir ödülü KKTC’ye getirdin ama birisi de çıkıp seni tebrik etmedi. Bence Karpaz’a git. Oradakiler kıymetini bilir. Zaten gerçek Kıbrıslılar da orada yaşamıyor mu?
Mert KARABETÇA: Önümüzdeki günlerde Japonya’ya rekor denemesine gidecekmişsin. Gitmişken benim arabaya bir parça lazım dı da...
GÜLTEN KARANFİLOĞLU: Güzel davetinizi aldık, artık kısmet olursa gelicez.
Enver EMİN: Dün neşen yerindeydi. Nasıl olmasın ki cimcom 3 attı ve 3 puanla tanıştı şampiyonlar liginde.
Niyazi DENİZ: Turgay Bey uzak doğuya gidince bütün işler başınıza kalmış. Allah kolaylıklar versin.
Ertan BİRİNCİ: Geçen gece dua ede ede 3 puanı almışsınız. Madem bu aralar dualar kabul ediliyor başka şeyler içinde dua edin bari.
Derviş DOĞAN: Dün twitter’den paylaştığınız önerinize aradığınız desteği bulabildiniz mi?
Ali BİZDEN: Herkes yerinde sayarken dün gün boyu geri geri saymışsınız. Hayırdır aya mı gidiyorsun?
GÜNÜN TWİTTİ
@dervisdogan:
UBP Kurultay davasında sonuç ne olursa olsun bu UBP'de kaosu bitirmeyecektir.Mevcut 2 isim yerine akil bir isimde uzlaşı aranması bir yoldur.
GÜNÜN SÖZÜ
“GAÜ sadece yükseköğretim’de değil Okullar Grubu bünyesinde eğitim veren okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim kurumları ile öğrencilerini küresel dünyaya yön verecek bireyler olarak hazırlarken, eğitim kurumları olarak ta ülke ilk ve orta eğitimine yön veriyoruz”
GAÜ Kurucu Rektörü ve Yöneticiler Kurulu Başkanı Serhat Akpınar
BİZİM TEMEL
Osmanlının balkanlara doğru yeni yeni yayılmaya başladığı dönem. Yeniçeriler balkanların iç kısımlarına doğru yavaş yavaş ilerlerken balkan halkının Osmanlı hakkındaki düşünceleri ve korkuları değişip evlerinden dışarıya çıkmaya başlıyorlar. O zamana kadar böyle cengaverler görmemiş olan halkın dikkatini en çok yeniçerilerin göğüs kılları çekiyor ve bir yeniçeri Temel ile halktan bir kişi arasında söyle bir diyalog geçiyor:
- Hiç böyle göğüs kılları görmemiştim bir tane hatıra olarak alabilir miyim
Yeniçeri Temel:
- Vitrini bozma bacım depodan verelim.
GÜNÜN FOTOGRAFI
Mehmet Kumser ve Skylap ailesi...