Sağlık Bakanı görevden alındı. Çok üzüldük!

Eee?

Başka?

Şunu yapacaktı daha veyaşu proje yarım kalacak ve ondan başkası bunu yapamaz dediğiniz bir nokta mı vardı yoksa?

İlaç eksikliği şöyle giderilecekti, yataklı tedavi kurumlarında şu eksiklerin tamamlanması için bakan şu talimatı vermişti, hemşirelerin tükenmişlikle burun buruna çalışmaları için şu çözümü 1 yıl önceden bulmuştu, doktorların huzursuz bir çalışma hayatında kalmamaları için şu yapılacaktı, hasta ve hasta yakınlarının güvende hissetmeler için şu projesi vardı dediği bir tek cümlesi var mıydı?

“Görevden alınması veya gitmesi bize neyi kaybettiriyor?” sorusuna geçerli ve sağlam bir yanıtınız varsa hemen geri gelsin!

Tartışırken doğru noktadan tartışılmalı!

***

Pilli ile olmadığı açıktır.

Sağlık Bakanlığı’nda bir otorite boşluğu vardı.

Bulaşıcı Hasatlıklar Üst Kurulu ve hükümet arasındaki köprünün kurulamamasının asıl sorumlusu Sağlık Bakanlığı’dır.

Sağlık Bakanlığı’nın başrolü oynadığı bir sezonda bunu yapacak cesareti sergileyemediği açıktır.

Yumruğunu masaya vurup ilaç yok, yatak yok, hemşire yok, doktor yok, güven kaybediyoruz, huzur kaçırıyoruz demek dışında bunun için şu yapılmalı diyemedi!

Onun söylediklerini bede görebiliyordum. Vatandaş da sorunları dile getiriyordu. Asıl mesele sorunu kimin çözeceğiydi.

Saner neden kendi başbakanlığında zayıf gördüğü bir halkayı tutsun? Neden kendi başkanlığındaki hükümetin daha etkin ve kendi doğrularına uyum gösterecek bir bakanla çalışmasın?

Dünyada sağlık bakanları aşı peşinde koşuyor. Bizde aşılar Bakanlığın önüne serildi. Tek beklenen planlama ve sıralama yapmaktı. O bile yapılamadı. Otorite yoksunluğu bazı kimselerin kendi iradeleri ile eş dost tanıdık akrabaya kadar aşı sağlamasına neden olundu. Bu doğru muydu?

Tüm bunları tartışmayarak, Pilli çok insancıl ve iyi bir insandı. Dere geçilirken at değiştirilmez dendi! Atın dereye boyu kısa geliyor, akıntıya bacaklarının gücü yetmiyor ise o atla dereye ya hiç girilmez ya da daha sığ bir yerde deneyerek anlamaya çalışırsınız. Göz göre göre atını çok sevdiği için dereye canını onunla emanet edecek kovboylar sadece filmlerde olur…

Eğri oturup doğru konuşulmalı!

Bir Sağlık bakanlığı düşünün ki yarın ücretsiz PCR yapılacak dedi. İzdihamı hesaplayamadı. Sonra vazgeçtik durdurduk dedi. 2 saat sonra da tekrar başladık dedi!

Bir Sağlık Bakanlığı düşünün ki, bulduğunuz aşıyı olun dedi. Yani bulduğunuza şükredin der gibi… Bilimsel verilere dayandırılmayan cümleler ile de otorite olmaya çalıştı.

Şimdi sevgi selinde sürükleniyor. Sürüklensin bet kişiliği, mesleki başarısı veya bölge halkı onu sevdiğini ve koruduğunu söylesin. Ama sağlığımız emanet etmek için ne yapıldığını da sormayı ihmal etmeyelim!

***

Ünal Üstel mi?

Çok hem de çok zor bir görevi devraldı.

Beklentiler hem toplumdan hem sağlık camiasından hem hükümetten yana yükü çok ama çok ağır.

Ağzı ile kuş tutarak tartışmalara maruz kalan Sağlık Bakanlığı makamına getirilmesinin üzerindeki ara bulutları dağıtsın, Başbakan’ın yüzünü karartmasın…

Yani Üstel sadece Bakanlığı’nı değil, partisini de tartışmalardan koruyacak bir otorite ve icraatlar seriş izlemeli.

Bize de bunu takip etmek düşüyor.

Başarısızlığı birçok başarıyı gölgede bırakacak bir görev aldığı açıktır.

Eleştirmeye hazır bekleyenler çok. Biz dahil…

NOT: Resmiye Eroğlu Canaltay’ın bakanlık görevine getirilmesi yarının konusu olacak.

Dr. Çiğdem DÜRÜST