Uzun bir istikrasızlık döneminden sonra "ve nihayet" dedirten bir bıkkınlıkla 25. hükümetimiz uzun pazarlıklar neticesinde kuruldu ve meclisimizden güvenoyunu alarak göreve hayırlısıyla başladı.
Yeni hükümetin ilk icraatlarını ve siyasi gidişatı izleyince, ister istemez "Ali Yazar Veli Bozar" atasözü geliyor insanın aklına. Çünkü en basitinden koalisyon paylaşımı neticesinde birçok resmi dairenin başlıklı kâğıtları değişecektir. Hoş hala hangi daire hangi bakanlığa bağlandığı tam olarak açıklanmadı, ama ister istemez geçen günler içerisinde bu konu da açıklığa kavuşacaktır ve yeni başlıklı kağıtlar tedavüle sürülecektir.
Diğer yandan sanki "Allah emri" imiş gibi değişecek müdür, müsteşarlar hatta sekreterler, şoförler, odacılar ve diğer kadrolar. Bunun yanında öze dokunacak eğitim sistemin değişikliği ve saire konular. Yani anlayacağınız tam atasözünün dediğinden "Ali yazar Veli bozar" cinsinden tüm işlerimiz.
Diğer yandan CTP-BG / DP-UG koalisyon hükümetinin yapısına ve "genel havasına" bakınca uzun soluklu bir hükümet izlenimini veremediği aşikardır. Belki bu bir ön yargı olarak nitelenebilir, ancak başta CTP'nin içindeki aritmik sesler, Diğer yandan CTP kültürü için yabancı kabul edilen ama bir şekilde su üstüne çıkan bıyıklılar- bıyıksızlar çatışması ve en sonunda yaklaşan parti kongresi bu yargıyı destekler nitelikte olduğu yadsınamaz bir gerçektir.
Seçim sonrasında Cumhuriyet Meclisinde oluşan yapı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti halkının ve iradesinin yansıması olduğu herkes tarafından saygıyla kabul edilmektedir. Ülkenin Sağ ve Sol seçmenleri inandıkları görüş çerçevesinde tuttukları partilerin meclisteki vekillerin şekillenmesi konusunda ciddi girişimleri olduğu çıkan sonuçlardan kendini belli etmiştir. Halkın bu konudaki başarısı ne kadar tartışılsa tartışılsın takdire şayan olduğu her kes tarafından kabul edilmiştir.
Hal böyle iken, seçimlerin furyası ve beklentileri maziye karışmışken, ileriye bakmak vacip olmuştur. Halkımız; doğal olarak istek ve beklentileri vardır, beklentilerin başında İSTİKRAR ve REFAH talepleri gelmektedir, ardından her çağdaş halk gibi yarına güvenle bakmasını sağlayacak icraatların acilen yerine getirilmesidir. Aş'ın ve iş'in adil bir şekilde dağıtılmasını sağlayacak yasa ve düzenlemelerin acilen meclisimizden çıkarılması. Yeni Anayasa, yeni seçim sistemi, çağdaş düzenlemeler, halkın refahını sağlayacak yasalar gündeme gelmeli, getirilmelidir.
En önemlisi meclisteki "Halkın Temsilcileri" temsil ettikleri vatandaşların morallerini düzeltecek hal, tavır ve icraatta bulunmaları gerekmektedir.
Yeni hükümet meclisten güvenoyunu aldı...
Sırada; Meclisin temsil ettiği Halkın güvenini kazanmasındadır...