Parti başkanları, seçim çalışmalarından kafalarını kaldıramadıkları bir dönemde, normal koşullarda hiçkimseye, hiçbir şartta bırakmayacakları, uğruna en büyük mücadeleleri verecekleri başbakanlık koltuğunu bir kadın milletvekiline bırakıverdiler…

Kadın adayları belediye başkanlıklarına ve milletvekili adaylıklarına güç bela göstermeye yanaşan siyasal parti yönetimleri, CTP-BG milletvekili Dr. Sibel Siber’e başbakanlığı kısa süreliğine tabakta sunuverdiler…

Finlandiya’dan Belçika’ya, Fransa’dan Avusturya’ya ve İrlanda’ya kadar pek çok ülkenin siyasal partiler yasasında ve anayasalarında siyasal partilerdeki kadınlara avantaj sağlanması 1990’ların sonundan itibaren yasal zorunluluk haline getirilmişken, KKTC’de kadınlara kota uygulanmasının dillendirilmesi dahi parti yönetimlerindeki özellikle erkek vekilller tarafından büyük tepkiyle karşılandı. Yıllar süren, uzun mücadeleler sonunda TDP ve CTP tüzüklerinde kadınlara kota konulması yönünde olumlu adım attı.

Durum böyleyken üç partinin, başbakan olması için üzerinde anlaştığı tek ismin bir kadın olması ancak başbakanlığın geçici, taş çatlasın 2 aylık bir başbakanlık olacağı şartlarda gerçekleşebilirdi pek tabii… KKTC Başbakanlığı’nın, 23 Nisan törenlerinde geçici bir süre çocukların başbakan koltuğuna oturtulması gibi, 1,5-2 aylık bir süre için bir kadın vekile verilmesi çok manidardır çok!

Kadın kollarında kadınları örgütlemeleri ve seçim dönemlerinde erkeklere yardımcı olmaları beklenen kadın siyasetçilerden sadece 4’ünün Cumhuriyet Meclisi’nde milletvekili olabildiği bir ülkede, başbakanın ancak ve ancak geçici süreyle bir kadın olmasında uzlaşma sağlanabilirdi pek tabii.

Meclis’e, toplam meclisin % 8’si kadar kadın gönderebilen bir ülkenin başbakanlığına bir kadını getirerek, erkek parti başkanları ve erkek vekiller bugüne dek siyasetteki kadınların nasıl önlerini kestiklerini örtbas edemedikleri gibi, tüm çalışmalarını seçime ve uzun vadeli başbakanlığa adadıkları bir dönemde, işlerine gelince kadınları nasıl yardımcı kuvvetler olarak kullandıklarını gözlerimizin önüne bir kez daha seriverdiler.

Yeni başbakan adayımızı kişisel olarak çok severim. CTP’nin aydınlık, insanın içini ısıtan, gülen yüzüdür Sibel Siber. Gönül isterdi ki ülkenin ilk kadın başbakanı geçici bir süre ile, erkeklerin başbakanlık yapmaya fırsatı olmayacağı bir dönemde boşluğu doldurmak için vitrine yakıştırılan bir başbakan olmasın.

Şimdi bir de “sizi başbakan bile yaptık. Daha ne istiyorsunuz? Ayrımcılık yapmıyoruz! Bileğinizin hakkıyla biz erkekler gibi çalışın, siz de kazanın!” diyecekler…

Ha yanılıyorum öyle mi? Pekala, CTP seçimi kazanırsa başbakanlığa Dr. Sibel Siber devam etsin var mısınız? Pardon, doğru mu duydum; başbakanlık, seçimi kazanan erkek parti başkanlarının hakkıdır mı dediniz?!