Güney komşularımız Başkanlık seçimini ikinci tura bıraktı. Birinci turu beklendiği gibi DİSİ Lideri ANASTASİADES önde bitirdi. AKEL adayı MALAS bağımsız aday LİLLİKAS’ı az bir farkla da olsa geçerek ikinci tura kaldı.

ANASTASİADES sabırla sırasının gelmesini bekledi. HRİSTOFYAS döneminde yaşanan yıkım ve yarattığı hayal kırıklığı onun için iyi bir fırsattı. Bu fırsatı iyi değerlendirdi. Nerede ise ilk turdan seçiliyordu.

AKEL HRİTOFYAS’ın başarısızlığının oluşturduğu ortamda aday bulmakta bile zorlandı. Eski ortakları işbirliği için ona yüz vermedi. RED cephesinin fanatikleri olan eski ortakları AKEL’le çoktan bağlarını koparmıştı. Neyse ki, AKEL Merkez Komitesinin ANNAN Planına HAYIR kararına rağmen, EVET kampanyasına katılan eski Sağlık Bakanını ikna ettiler.

AKEL’in zorluğu adayından çok, eski AKEL milletvekili ve sonradan hızlı bir HAYIRCI olan eski Dişişleri Bakanı LİLLİKAS’ın EDEK destekli bağımsız aday olmasıydı. LİLLİKAS hem HRİSTOFYAS’ın yarattığı hayal kırıklığına tepkili AKEL seçmeninin, hem de DİSİ ile kan uyuşmazlığı olduğunu düşünen DİKO seçmeninin oylarını almayı başardı.

ANASTASİADES’in birinci turda nerede ise kazanmasını sağlayacak seviyede oy almasının nedeni sadece HRİSTOFYAS’a duyulan öfke değildi. DİKO ile kurulan ortaklık da oldukça önemli bir oy desteği temin etti. DİKO seçmeninin çoğunluğu DİSİ adayını destekledi ama parti ikiye bölündü. DİKO Başkanı KAROYAN’ın parti başkanlığındaki rakibi, eski Başkan PAPADOPULOS’un oğlu, LİLLİKAS’ı destekledi.

Seçimlerde bence sürpriz olmayan, ancak Türk tarafı için gösterge teşkil eden, iki küçük partinin aldığı oylar da önemlidir. EOKA’nın devamı olduğunu iddia eden ELAM isimli aşırı sağcı (ırkçı ve faşist) parti adayının yaklaşık 4000 oy alması, kimi çevrelerde endişe yaratıyor. Rum tarafında “Türk dostu” olmakla suçlanan EDİ (Birleşik Demokatlar) Partisinin adayı ise sadece 2600 oy aldı.

Bu seçimlerdeki oy dağılımına bakarak, Rum seçmenin sağa kaydığı iddia edilebilir. Bu açıdan bakınca ANASTASİADES’İN kazanmaya daha yakın olduğu da söylenebilir. ANASTASİADES’in kazanması için sadece LİLLİKAS’a oy veren DİKO seçmeninin Partisinin çağrısına uyması yeterlidir.

Ancak ANASTASİADES bunu yeterli bulmuyor ve hala AKEL’e vuruyor. Birinci turda seçmenin %70’inin HRİSTOFYAS Yönetimine HAYIR dediğini hatırlatarak HAYIRCILARIN bütün oylarına talip oluyor. ANNAN Planına EVET demesine rağmen, kampanya boyunca “şimdi olsa HAYIR derim” diyerek seçmenle arasını düzeltmeye çalıştığı için buna hakkı olduğuna inanıyor.

MALAS ise ANASTASİADES’in ilk turda halkın yarısından fazlası tarafından reddedildiğini hatırlatarak yandaş arıyor. LİLLİKAS veya EDEK seçmene MALAS için destek çağrısı yapar mı, bilemiyorum ama, AKEL hiç olmazsa eski ortaklarından birini yanına almaya çalışıyor. EDEK hala daha “zorunlu olarak iki toplumlu iki bölgeli federasyon”u desteklediğini söyleyen bir parti ile işbirliği yapar mı? Sizin takdirinize bırakıyorum.

Kıbrıs sorunuyla ilgili bütün taraflar, seçimi ANASTASİADES’in kazanacağı varsayımı ile pozisyon alıyor. AB ve Birleşmiş Milletler yetkilileri çoktan ANASTASİADES’in çözüm yönünde cesur adımlar atabileceğinin propagandasını yapmaya başladılar. ANASTASİADES dün EVET demişti ama, “şimdi olsa HAYIR derim” diyerek seçimi kazanacak. Bu durumda yine taviz için Türk tarafının kapısı çalınacak.

Bizdeki sözüm ona çözüm cephesi, HRİSTOFYAS Yoldaşın yarattığı hayal kırıklığı ile, saf saf ANASTİADES’in çözüm için ileri adım atabileceğine inanmak istiyor. Bir umutla Rum siyasetinin geleneksel olarak MAKARİOS yandaşları ve karşıtları olarak ikiye bölünmesinin bu defa da etkili olmasını ve Yoldaşları MALAS’ın kazanmasını bekleyenler de var. Beklemeye devam etsinler, Kıbrıslı Türklerin çoğunluğu ne ANASTASİADES’ten ne MALAS’dan bir şey beklemiyor.

Aramızda yaşayanlardan daha da saf olanlar, Pazar günü yapılacaak seçimde “bütün Kıbrıs’ın Başkanının” seçileceğini söylüyor. Merak etmesinler çok geçmeden “Kıbrıs Cumhuriyetinin bütün makamlarının 1964 den beri Rumların işgali altında olduğunu” ANASTASİADES onlara hatırlatır.