Bir dünya hayal edin diyeceğim çok uzak olacak,
Bir ülke desem peki ?
Olur mu sizce bir ülke hayal edebilir miyiz çocuklar hep güldüğü , kahkahalarının ortalığı çınlattığı ve rengarenk kıyafetleriyle etrafımızda koşuşturdukları bir ülke hayal edin desem çok mu ileri gitmiş olurum ?
Evet ,çok ileri gitmiş olurum .
Belki de çok güzel şeyler yazmam gerek mesela kuşlar ,böcekler,çocuklar cıvıl cıvıl ,hepimiz mutlu mesut falan filan elbette ki böyle olmasın dilerdim ama değil.
Günümüzde hala dünyanın en saf varlıkları şiddete uğruyor, tecavüz,dayak,işkence, bunlar en kötüleri dahası var ekonomik şiddet gibi bir çocuğun arkadaşının elindeki elma şekerine boynunu büküp bakması kadar acı bir görüntü yoktur herhalde diye düşünürken öte yandan dünyada hala devletler tarafından öldürülen çocuklar geliyor aklıma örneğin Suriye ‘deki çocuklar .
Onlar çocuk değil mi ?
Savaşın kurbanı olmayı kendileri mi seçti ? Dünya çocukları 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını rengarenk kıyafetler içinde anne ve babalarıyla kutlarken onlar ölecek dün olduğu ve bugün olduğu gibi …. Bir günlüğüne ,bir saatliğine bile durduramazlar mıydı acaba kan dökmeyi sadece bir saat bile çocuk olamazlar mı ?
Bir de tabii kan dökülmeyen savaşlar var örneğin internet dünyasında , orada da çocuklara şiddet uygulanıyor bence çocuk pornoları, saatler süren oyunlarla düşünmeme seansları, sanal ortamda hissetmeden diyalog kurma vs.. bence bunlarda sanal şiddet bu kapsamda anne ve babalara ,ağabeylere, öğretmenlere büyük görevler düşüyor çocuklarımızı baskıcı bir tutumla değil yapıcı bir tutumla kontrol altında tutmayı öğrenmeliyiz.
Paylaşmayı bilmeyen insanlar paylaşmayı öğretemez ,çocuklarımıza paylaşmayı öğretmeliyiz sevgiyi aylaşmayı mesela .
Güveni öğretmeliyiz mesela ,önce kendine güvenmesini öğrenmeli bir çocuk böylece başarmayı da öğrenecek ve öğrendiklerini paylaşmayı ,hayat yolunda tökezlediği zaman yeniden yılmadan ayağa kalkıp iki yanlış bir doğru etmez deyip yoluna devam etmesini öğretmeliyiz.
Sevmeyi öğretmeliyiz onları doğayı,hayvanları ,hayatı ve en önemlisi de kendisini sevmeyi ,kendisini sevmeyi bilmeyen bir çocuk kimseyi sevemez ama sevmeyi de onu severek öğretebiliriz .Sevmek demek ona her istediğini maddi olarak almak demek değil , cep telefonu istedi al,ev istedi al, ayakkabı istedi al, pahalı oyuncaklar istedi al, hatta daha ileri gidiyorum insan (eş) istedi al , hep aldığımız için hiç vermesini öğretemedik çocuklarımıza fark etmeden ,onlar da hep istedi hiç vermedi belki .
Tabiî ki isteklerini almalıyız ve tabi ki hiçbir şeyden mahrum etmemeliyiz ama bunları zamanında yapmaktan bahsediyorum .Allah aşkına 7 yaşında bir çocuğun elinde son model telefonların ne işi var biri bana mantığını anlatabilir mi bunun . Bu tarz hareket eden ailelerin afedersiniz ama ezik olduğunu düşünüyorum .Kendi ezikliklerimizi çocuklarımıza zamansız aldığımız yada verdiğimiz maddelerle kamofle etmeye çalışıyoruz o kadar.
Çocukların her günlerini bayram gibi geçirecekleri bir dünya yada ülke yaratmak istiyorsak önce bir ev yaratalım her günü bayram olan akşam sofraları mesela her anı kahkahalarla geçen sabah kahvaltıları ,kardeşi yere düştüğü zaman ona elini uzatan bir çocuk yetiştirilelim ,sıcak yaz günlerinde sokak köpeklerini düşünüp bir tas su bırakan sokağın bir köşesine , gece gök gürlediği zaman bunun sadece bir doğa olayı olduğunu bilen ve kendine güvenen bir çocuk , bir de elbise dolaplarının içinden öcülerin çıkmayacağı bir düş dileyelim onlara .
Bir çocuk ki bizim bütün yetersizliklerimizden arınmış, bizim bütün egolarımızdan uzak, bir çocuk ki dokunmasını ,sevmesini ve güvenmesini bilen bir çocuk ,bir ev , bir ülke yaratalım …..
Çünkü kimse bilmediği şeyi öğretemez . O nedenle bence bizde an itibariyle öğrenmeye koyulalım …