Hemen her gün çok farklı konularda sizlerden mail alıyorum. Bunaların bazılarını zaman zamanda köşeme taşıyorum. Eğer gönderilen şeyler gerçeğe yakın ise değerlendirmekte fayda var. Neticede eskilerin dediği gibi “ateş olmayan yerden duman çıkmaz.”
Aşağıdaki yazıyı DAÜ’den göndermişler. DAÜ yönetimi ile DAÜ-SEN başkanı hakkında çok ciddi iddialar yer alıyor. Cevap hakkı olmakla beraber bu iddiaları sizlerle paylaşıyorum...
Sayın Alihan Pehlivan, Star Gazetesi Girne...
Öncelikle her gün sizin yazılarınızı beğenerek takip ediyorum. Son zamanlarda ekranlara da yeniden dönmüş olmanız bizi sevindirdi. Ben DAÜ’de görevliyim. Son zamanlarda okulumuzda tuhaf şeyler vuku buluyor şöyleki;
DAÜ Yönetimi ile DAÜ-SEN arasındaki danışıklı dövüşün bir kanıtı daha ortaya çıktı. Bir yandan sözde bir çatışma ve çekişme görüntüsü ortaya koyarlarken diğer yandan DAÜ-SEN yöneticilerinin DAÜ idaresince korundukları ve idari görevlere atandıkları zaten açık bir şekilde görülüyordu. Bunun en son örneği olarak, bütün üniversitede her derste öğrenci sayıları üst limit olarak elli (50) kişiyle sınırlandırılmışken, DAÜ-SEN Başkanı Ulaş Gökçe’ye usulsüz biçimde bazıları yalnızca iki öğrenciden oluşan, diğerleri de çok az sayıda öğrenciden oluşan dört grup ders açıldı. Bu şekilde, seçmeli olarak verildikleri için, kaydolan öğrenci sayısının yetersizliği nedeniyle kapatılması gereken bu derslerin, Ulaş Gökçe’ye özel olarak açık tutulduğu ve kendisine diğer öğretim elemanlarından esirgenen bir kıyağın çekildiği anlaşılıyor. Örneğin, toplam öğrenci sayısı on (10) olan RUSS 211 (Rusça I) dersinin normalde kapatılması gerekirken, bu dersi Ulaş Gökçe verdiği için açık tutulmuş, hatta bu da yetmemiş bu ders biri yalnızca iki (2) diğeri de yalnızca sekiz (8) öğrenciden oluşan iki gruba bölünerek açılmış, böylelikle DAÜ-SEN Başkanı Ulaş Gökçe’nin haksız ve usulsüz kazanç sağlamasına göz yumulmuştur.
Ulaş Gökçe’nin verdiği dersler ve bu derslerdeki toplam öğrenci sayıları aşağıdaki gibidir:
RUSS 211 (Rusça I) Birinci Grup: İki (2) öğrenci
RUSS 211 (Rusça I) İkinci Grup: Sekiz (8) öğrenci
RUSS 111 (Rusça I) Birinci Grup: On Dokuz (19) öğrenci
RUSS 111 (Rusça I) İkinci Grup: On (10) öğrenci
DAÜ’de çok sayıda öğretim üyesinin yalnızca bir grupta elli (50), maaş karşılığı olarak da toplamda dört (4) grupta yaklaşık iki yüz (200) öğrenci okuttuğu bir ortamda, DAÜ-SEN Başkanı Ulaş Gökçe’nin bir grupta yalnızca iki, toplamda da sadece otuz dokuz (39) öğrenci okutması büyük bir skandaldır.
Şu andaki DAÜ yönetimiyle kavgalı, hatta mahkemelik oldukları bilinen DAÜ-SEN’in Başkanının aynı anda böyle bir kıyakla ödüllendirilmesi skandalın boyutlarını daha da artırmaktadır.
Bu olayın baş kahramanı Ulaş Gökçe, 2009 Genel Seçimleri dönemindeki seçim yasakları sırasında ve CTP-BG tarafından DAÜ’ye tam zamanlı (full-time) öğretim elemanı olarak alındı. Ancak öngörülen sürede doktora çalışmasını tamamlayamadığı halde, şu anki DAÜ yönetimi tarafından görevine devam ettirilen Gökçe’nin açıkça korunmaya devam edildiği görülüyor.
Skandal bununla da bitmiyor: Ulaş Gökçe’nin sözde okuttuğu Rusça I dersini alan öğrencilerin yarıdan fazlasının zaten resmi dilleri arasında Rusça’nın da olduğu ülkelerden geldiği anlaşılıyor. Yani Gökçe, zaten Rusça’yı çok iyi bilen öğrencilere Rusça öğretiyor!
Normalde ihtiyaç duyulduğunda yarı-zamanlı (part-time) olarak istihdam edilmesi gerekirken, bir de yasalar çiğnenerek işe alınan Ulaş Gökçe’nin, ilke ve kural ayaklar altına alınarak ayrıcalıklı konumunu koruması sağlanıyor.
DAÜ’de derslerindeki öğrenci azlığı bahane gösterilerek birçok öğretim üyesinin sözleşmesine son verilmekteyken, güya yönetime karşıymış gibi görünen DAÜ-SEN yöneticilerinin her konuda olduğu gibi bu konuda da el altından desteklendikleri görülüyor. Çünkü açıkça yıllardır Rusça dersine talep olmadığı ortadayken Ulaş Gökçe yerini koruyor. Sanırız üyeleri işten atılırken hiç sesini çıkarmayan DAÜ-SEN’in Ulaş Gökçe çıkarılacağında yeri göğü inleteceğinden korkuluyor. Zaten tek fonksiyonu, salt kendi yöneticilerinin kişisel sorunları nedeniyle, üniversitenin öğrenci kayıtları zamanlarında eylem yapıp, öğrenci kaçırarak DAÜ’ye zarar vermek olan DAÜ-SEN’in bu konuda da hiçbir çekincesinin olmayacağı açıkça görülüyor. Bu halde tam bir sarı sendika görüntüsü ortaya koyuyor.
Osman ÇELEBİ: Bundan böyle hastaneden rapor alacak olan personel önce sevke çıkacakmış. En doğrusu da buydu sanırsam.
Serhat İNCİRLİ: Amerikan traşı epeyce yakışmış size. Üstleri biraz daha uzatırsanız hiç fena olmaz.
Enver ÖZTÜRK: Şu günlerde sizi sık görmeye başladım. Hayırdır inşallah
Burhan ATAKAN: Hava-Sen olarak artık kamuda çalışanları da bünyenize toplamaya başlamışsınız. Aman dikkatli olun büyük sendiklar sizi yutmasın.
Dr. Tayfun BEYATLI: Kayıp mı kazançmı ben pek bilemedim. Bence sizde olsaydınız daha güzel olurdu...
Ahmet ÖTÜKEN: Sonunda sizde yeniden sahalara geri dönmüşsünüz. Ülkede 24 yıl sendika başkanlığı yapan birisi olarak gündem daha fazla uzak kalamazdınız.
Abdullah İŞKEY: Dün Başkent Lefkoşa’da çok önemli bir ziyarette bulunmuş ve olası ikinci tur seçimleri için tarafınızı şimdiden ilan etmişsiniz.
Dr. ÖMER GÜR: Nasıl derler “akacak kan damarda durmazmış” Gerçekten de gidecek olan gider.
Ramadan GİLANLIOĞULLARI:Muhterem validenizi kaybetmişmisiniz. Başınız sağ olsun.
Kemal OKTAR: Olağanüstü kurultay için imza kampanyasına hazırlandığınız yönde haberler alıyoruz.
Gökhan SARAÇ: Dün başkent Lefkoşa’da avukatlarla görüşürken görülmüşsünüz. Hayırdır inşallah.
Meriç ERÜLKÜ: Geçen akşam Çetinkaya kulübünde BES yetkilileri ile gizli bir toplantı yapmışsınız. Bari antlaşabildiniz mi?
Savaş BOZAT: Pazartesi günü yaptığınız eylem ters tepki alınca dünü sessiz geçirme kararı almışsınız. Bence yerinde bir karar.
Mehmet BOYACI:NovaBank için artık geri sayım başlamış. Hadi şimdiden hayırlı ve uğrulu olsun diyoruz ülke ekonomisine.
Ali Can KABAKÇI: Dün bütün gün traktörün üstünde hem tarla sürmüşsün hemde cep telefonundan konuşmuşsun. Tarlada cep telefonu ile konuşmak trafik cezasına tabii mi? değil mi?
Mengü KONT: Dün yine Adana’dan cezeryeler gelmiş. Sen bu gidişle şekerden gideceksin yada ...
İsmet DEMİRAĞ:NovaBank’ın ilk şubesi Pazartesi günü Lefkoşa terminalde açılıyormuş. Sizde şimdiden başarılar diliyoruz.
Ezcan ÖZSOY:Kaşıntı tuttuysa bende iyi bir ilaç var, verebilirim.
İbrahim ÖZŞEN (Atomkarınca): Emekli çıktıktan sonra boş kalmamak için kolları sıvamışsınız ve kendinize hedef olarak medyayı seçmişsiniz. Bizim sektöre bir girdiniz mi bilin ki kolay kolay çıkamazsınız.
Feriha NURLUÖZ: Senin postacı yolda postayı kaybetti galiba. O söylediğin şey daha bana gelmedi haberin olsun.
GÜNÜN TWİTTİ
@cetinugural:
Yanlışlar düzeltilerek, temiz bir yeniden yapılanma için hemen 5 yıllık yeni iktidar görüşünde toplumsal konsensüs sağlanabilir.
GÜNÜN SÖZÜ
"İhracat, 2008’in iki katına çıkacak"
Ekonomi ve enerji Bakanı Sunat Atun
BİZİM TEMEL
Temel birgün ispanyaya gitmiş bir arkadaşının tavsiyesi ile bir restuaranta girmiş ve bana en güzel yemeği getirin demiş. Garsonun getirdiği yemeği Temel afiyetle yemiş ve garson bu yemeğin ne olduğunu sormuş. Garsonda boğanın testisleri demiş ve temel ispanyadan ayrılıp Türkiye'ye dönmüş . Temel bir süre sonra işleri nedeniyle tekrar İspanyaya gitmiş ve aynı lokanta ya yemek yemek için girmiş ve aynı yemeği sipariş etmiş. Garson yemeği getirdikten sonra Temel afiyet ile yemiş, yedikten sonra garsona sormuş;
-ya garson bey bu seferki biraz küçüktü
Garsonda Temel’ e!
-her zaman matador kazanacak değilya ...
GÜNÜN FOTOGRAFI
.jpg)
Ahmet Akçaba- Oğuz KÖSE-Ümit ÖZKIRAN