banner69
banner165
banner174

Gün geçmiyor ki, Kıbrıs Türk toplumunu endişe eden ve belki de değersiz hissettiren bir olay gündeme gelmesin.

Osmanlı sancağının göklerden indirilip İngiliz sömürge döneminin başladığı 1878 yılından bugüne kadar dile kolay tam 143 yıldır Kıbrıs Türkü var olma savaşı vermekte.

Var olduğunu ve var olmaya devam edeceğinin mücadelesini sürdüren Kıbrıs Türküne insan haklarına aykırı kararlar ve uygulamalar yanında ambargolar karşısında en büyük desteğin her zaman anavatanından, Türkiye Cumhuriyetinden geldiği de yadsınamayacak ve değeri hiçbir şey ile ölçülemeyecek bir gerçek.

Ancak, zaman zaman Türkiye Cumhuriyeti yetkililerinin veya kurumlarının da aldığı bazı kararlar karşısında da Kıbrıs Türklerinin umutsuzluğu düştüğü de göz ardı edilemeyecek diğer bir gerçek.

En son örnek ise Yükseköğretim Kurulu’nun “Yurtdışından Öğrenci Kabulü Esasları” konu başlığı ile duyurduğu yeni kararı.

Dünyanın kapılarının kendilerine kapatılması karşısında mücadelesini sürdüren Kıbrıs Türkünün en son görmek ve yaşamak istediği ise Türkiye’nin kapılarının alınan benzer kararlar ile kendisine kapatılması.

Velileri resmen şoka soktu, yoğun trafiği yaşadık kendileriyle!

Kıbrıs Türkleri geleceklerine her zaman bir belirsizlik ve endişe içerisinde baktıklarını unutmamak gerek.

Kıbrıs Türklerinin yüzlerce yıldır birlikte yaşamak zorunda kaldığı tarihsel, sosyal ve ekonomik şartların zaruri neticelerinden sadece biri belki de geleceğe dair umutsuzluk.

Kıbrıs Türklerinin yüzyıllardır devam eden umutsuzluğunun üzerine de tuz biber ekmemeli, anavatan Türkiye’nin kurumları.

Kıbrıs Türkünün gelecek nesillerine üniversite kapılarını kapatacak olan böylesi bir karardan YÖK derhal geri adım atmalı.

Umudumuz odur ki, böylesi bir kararın acele alınan, tüm yönleri ve sonuçları ile düşünülmeyen bir karar olması.

Tıpkı, KKTC ekonomisi ile üniversitelerine doğurabileceği olumsuz sonuçların enine boyuna düşünülmeden alınan ve sonrasında “iyileştirilen” pandemi döneminde yurtdışı üniversitelerde okuyan TC vatandaşı öğrencilerin Türkiye’deki üniversitelere yatay geçişlerini kolaylaştırma kararı gibi.

Elbette, YÖK’ten veya anavatan Türkiye’nin diğer tüm kurumlarından Kıbrıs Türklerine ayrıcalık verilmesi talebi değildir, ortaya konan tepkiler.

Ancak Ankara, Kıbrıs Türklerinin 143 yıldır sürdürdükleri var olma mücadelesinde yaşadığı gelecek kaygısı doğru okumalı ve unutmamalı

Nasıl ki Türkiye, Kıbrıs Türklerin dünyaya açılan tek kapısıdır, anavatan üniversiteleri de Kıbrıs Türkünün geleceği olan yeni kuşakların geleceklerine dair umutsuzluğu kırmaya başladıkları ilk kapıdır

Ve bu kapıyı kapatmaya da kimsenin gücünün yetmeyeceği ortada.

Ancak, Kıbrıs Türkü üniversiteye adım atmaya hazırlanan çocukları için endişeli ve kaygılı.

YÖK tarafından düzenlenecek Merkezi Yurt Dışından Öğrenci Kabul Sınavı (MYÖS) kararının radikal bir karar olduğu da ortada.

Kıbrıslı Türk öğrencilerin uluslar arası sınav sonuçlarının Türk üniversitelerine girişte kabul edilmeyerek sınava girme zorunluluğunun getirilmesinin yaratacağı psikolojik ve ekonomik olumsuz etkileri Türkiye Cumhuriyeti yetkililerinin tüm yönleri ile düşünmesi elzem.

Ambargolar altında dünyadan soyutlanarak fanusta yaşamaya mahkum edilen bir toplumun çocuklarının uluslar arası toplum ile buluşma kapısının YÖK tarafından kapatılmaması gerek.

YÖK, Kıbrıs Türklerine hem bu kadar yakın hem de bu kadar uzak olmamalı.

YÖK’ün aldığı yeni karar, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her uluslar arası zeminde büyük bir kararlılıkla yaptığı Kıbrıs Türklerine yapılan “zulmün” son bulması çağrısına tezat değil de nedir?

YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın Kıbrıs Türk toplumu içerisinde hayal kırıklığı yaratan böylesi bir kararı yeniden değerlendirmesi ise mecburiyetten öte tarihsel bir sorumluluk.

Hatırlamak ve unutmamak zorunda YÖK, 1960 yılından itibaren daha baskın bir şekilde Kıbrıslı Rumlarca Kıbrıslı Türklere uygulanan ve Kıbrıs Türk toplumun gelişimini engelleyen ambargoların dönemin Ankara Hükümetlerinin iradesi ve kararı ile Türk üniversitelerinin kapılarının Kıbrıslı Türklere açılarak kırılmış olmasının sonuçlarını.

Ve o günün gençlerinin de Kıbrıs Türklerinin Devleti olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin kurulmasındaki rolü ve etkisini de unutmamalı, YÖK.

YÖK’ün MYÖS kararının da Kıbrıs Türk aileleri ve üniversite çağındaki gençleri tarafından da adı konmamış bir ambargo hem de anavatanları tarafından uygulanmaya çalışılan bir ambargo olarak düşünülmesinin sonuçlarını düşünmek zorunda, YÖK.

YÖK hemen bu hatadan dönmeli.

Öğrenci ve velilerin şimdiye kadar yaptıkları uğraşlar boşuna gitmemeli…

Tabi ki sorun sadece YÖK’de değil!

Bizim yöneticilerde de…

Daha önce Kıbrıslı Türk gençliğine verilen hakların şimdi niye geri alınmak istendiğini öğrenip, kamuoyuyla paylaşmalıdır!

Hep bir ağızdan veliler soruyor;

Çocuklarımızı boşuna mı IGCSE sınıflarına yazdırdık, diye!

DAÜ Per-Sen Başkanı Altun açıklama yaptı…

“Doğu Akdeniz Üniversitesi Yönetimi ve DAÜ PER-SEN arasında 05/03/2021 tarihinde Toplu İş Sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşme kapsamında İç Hizmetler Döner Sermaye Personelinin durumlarını düzeltme, tüm işçi personel mesai arkadaşlarımızla devletin uygulamış olduğu kirlilik ödenekleri, kadrolarda çalışan personellere verilen eğitim hakkının iç hizmetler döner sermaye personeline de verilmesi, DAÜ’de görev alan personel çocuklarına ortak programlarda indirim imkanları gibi avantajlar elde edilmiştir.

20 yıllık bir sürede hiçbir şekilde değişmeyen Yönetsel Hizmetler Personeli Karo ve Çalışma Tüzüğü, gelişmekte olan üniversitemizin kadrolarında tıkanmaya sebebiyet vermiş ve çalışan mesai arkadaşlarımızın terfilerinde ve/veya atamalarında sorunlar meydana gelmiştir. Bu sebeple yönetim ve DAÜ PER-SEN tüzük çalışmalarına başlamış ve çok hızlı bir şekilde 25/08/2021 tarihinde Yönetsel Hizmetler Kadro ve Çalışma Tüzüğü Bakanlar Kurulu onayı ile yenilenmiştir.

Tüm bunlar ışığında Rektörlük tarafından kurulan Yönetsel Personel Özlük Komitesi 13 Ekim 2021 tarihinde kurularak (DAÜ PER-SEN de gözlemci olarak bu komisyonda yer alır) anomali durumunda bulunan, terfi alamayan işçi arkadaşlarımızın durumları incelenmiş uygun olanlar Üniversite Yönetim Kurulu’na daha sonra da Vakıf Yöneticiler Kurulu’na sunulmuş ve onaylanmıştır.

Üniversitemizde memur olarak çalışan mesai arkadaşlarımız Yönetsel Hizmetler Personelinin atama, Terfi ve Ödüllendirme İlkeleri doğrultusunda yazılı sınava tabii tutulmaktadır. Ancak 26/11/2021 tarihinde seçim yasakları ilan edilmesinden dolayı bu sınavlar yasaklardan sonra ilan edilip çözüme kavuşturulacaktır.

Memur statüsünde görev alan mesai arkadaşlarımızın terfi ve anomali durumları için Yönetsel Özlük Komisyonu çalışmalarına devam ederek tüzük gereği yapılacak olan terfi sınavları seçim yasaklarından sonra başlayıp tamamlanacaktır.

Yönetsel Hizmetler Personeli Kadro ve Çalışma Tüzüğüne göre, gelişmekte olan üniversitemizin işleyişine uygun şekilde güncelleme yapılması sonucu, 5, 14,16,18,25 yıldan beri görevlerini fiilen yerine getiren ancak kadro yetersizliğinden dolayı vekaletlerini alamayan idare amirlerine tüzük gereği Rektörlük tarafından vekaletleri verilmiştir. Ancak kamuoyuna yansıtırken, sanki yeni bir atama yapılmış gibi algı operasyonu yaratılmaya çalışılması yıllarca görevlerini layığı ile yerine getiren bizlere haksızlık olarak değerlendirmekteyiz.

Burada yapılan bir hakkın teslim edilmesidir.

Bilginize sunarım.”

Erdal Altun

Başkan

DAÜ Per-Sen

MESAJ KUTUSU

Sayın Olgun AMCAOĞLU, YÖK’ün KKTC’li öğrenciler için aldığı olumsuz bir karar nedeniyle lise son sınıfta okuyan veliler isyan içindeler. Aylardır IGCSE sınıflarında üniversite hayali kuran öğrenciler de şimdi ne yapacaklarını bilemiyorlar, konuyu Ankara nezdinde gündeme getirmeniz bekleniyor!

Sayın Faiz SUCUOĞLU, sayıları 15 bine dayanan mazbata dosyaları borçluların korkulu rüyası olmaya devam ederken, aileler en azından 3 aylığına borçların ötelenmesini talep eden mesajlar göndermeye başladı. Bu sıkı dönemde onlar için müjdeli bir haber beklediklerini ifade ediyorlar…

Sayın Turgay KIROK, Narkotik Şube olarak son aylarda uyuşturucu operasyonlarındaki başarılarınız vatandaşlar tarafından memnuniyetle karşılanıyor. Tebrik eder ekibinizle birlikte başarılı çalışmalarınızın devamını dileriz. Ne kadar çok baron yakalarsanız bu belada tez zamanda tarihe karışabilir…

Sayın Deren OYGAR, Lefkoşa fuar alanında kurulan PCR testi merkezinde yine uzun kuyruklar oluşmaya başladı. Kış aylarının da başladığını düşünürsek burada acil olarak önlemleri artırmanız bekleniyor, hasta olmayanlar bile orada hasta olmaktan korkmaya başladılar!

Sayın Fikri ATAOĞLU, Lefkoşa’da aday adayı yoğunluğu yaşanmaya başlayınca çareyi anket yaptırmakta bulmuşsunuz ve sonuçlara göre bu konuda politika belirleyeceğinizi duyduk. Bu arada içerde olanlarla dışarıdan gelenler sorunu yaşayabilirsiniz önlemenizi şimdiden almakta yarar görüyoruz…

Sayın Hüseyin MÜLAZİM, bölgeden bazı partili arkadaşlarınız arıyor kendilerine daha ilgili olmanız konusunda uyarılarda bulunuyorlar. Hatta bazıları selamı sabahı kestiğinizi bile iddia etmeye başladılar, haberiniz olsun istedik!

Sayın Tigin-Bengü KİŞMİR, yılların dostu pek kıymetli babanızın vefatını üzüntü ile öğrendik. Merhuma Tanrı’dan rahmet size ve tüm aileye sabırlar dileriz. Allah geride kalanlara sağlıklı uzun ömürler nasip etsin…

Sayın Evrim HINÇAL, bu sefer değil ama bir dahaki genel seçimlerde milletvekili adayı olma kararı aldığınız konuşulmaya başlandı. Şu anda TDP Lefkoşa İlçe Başkanı olarak sorumluğunuz büyük bunu bir de yerel seçimlerini şimdiden düşünmek gerek değil mi?

Sayın Dürdane Abi ACI, YDP’den G.Mağusa milletvekili aday adaylığınızı ilan etmeniz özellikle bölgeli kadınlar arasında büyük memnuniyetle karşılandı. Bürokraside ki yoğun tecrübeniz sizin için en büyük şans olarak görülüyor, hayırlara vesile olsun artık…

Sayın Ümit BAHŞİ, Güzelyurt’tan milletvekili adayı olmanız için bazı partilerden türlü teklifler yapıldığı yönünde mesajlarınız geliyor. Bölge vekil sayısı düştü ama yeni yüzlerin de daha şanslı olacağı yorumları yapılıyor…

Sayın Hasan YÜCELEN, UBP’den Lefkoşa milletvekili olara aday adaylığı konusunda son kararınızı vererek birkaç gün içinde dilekçenizi partiye vereceğinizi duyduk. Hayırlı ve uğurlu olsun, hukukçular bu ülkeye her zaman gereklidir, seçmen kitlemiz umarız ahbap çavuş ilişkilerine artık bir son verir…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161

banner168

banner162

banner172

banner171

banner50

banner68

banner164

banner146