Zaman buldukça yazarım;
Bizim eve elektrikçi çağırdığımız zaman gelen vatandaş elektrik kurumunda çalışan vatandaştır.
Konusunda uzman olduğu için sadece bize değil kendi söylediğine göre yüzlerce mekana gider ve emeğinin de hakkını alır!
Helal olsun...
Su tesisatında arıza olduğu zaman eve çağırdığımız arkadaş da bir devlet çalışanı.
Yıllarca Su Dairesi'nde çalışmış oradan başka bir daireye nakil olmuş, mesai dışında kendi işini yaparak devletten aldığı maaşın çok üzerinde bir geliri var...
Ona da helal olsun...
Geçenlerde üst odalara telefon hattı çektirmek için komşudan ismini aldığım vatandaşı çağırdım.
"Bir iki saate kadar geliyorum abi" dedi...
Akşama kadar evde ağaç oldum gelmedi, telefonlarıma da bakmadı!
Komşuya sordum, beni değil onu aramış, gazeteci olduğum için gelmekten çekinmiş.
İkinci iş ülkede yasak ya ondan!
Olur mu be arkadaş, eğer ben piyasada eve telefon hattı çekecek özelden birisini bulamıyorsam ve sen gelip benim işimi yapacaksan niye korkarsın ki!
Bu bir arz talep meselesidir...
Daire dışından aldığın para sana da ananın süüt gibi helal olsun...
...
Demek istediğim şu;
KKTC'de uzun yıllardır kalifiye elaman eksikliği yaşanıyor.
Kıbrıs'ın ustalar bir bir hayattan göçerken, yerini dışarıdan gelen ustalar dolduruyor...
Doğanın kanunu böyle bir şey olsa gerek...
Ve ne yazık ki ülkemizde eğitim veren meslek liseleri halkın gözünde 'tembel' okulları olarak çok yanlış bir şekilde algılanınca bu okullara kayıtlar beklenenden daha az oluyor...
Zaten devlet de bu okulları yeteri kadar destekleyemiyor!
Sonuçta, teknik işler de genelde hep dışarıdan gelenlere kalıyor...
Burada şikayet etmeye hakkımız yoktur!
...
Aylardır tartışılan Askerlik Yasası Değişiklik Önerisi nihayet önceki gün çok tartışmalı da olsa geçti ve meslek lisesi çıkışlı öğrencilere 12 ay askerlik kararı alındı.
Belki bazı çevreleri yeteri kadar tatmin etmediyse de yeni yasa başlangıç olarak iyi bir yasadır...
Çünkü inanmaktayız ki bu yasa için açıklama ya da eleştiri yapanların bir çoğunun amacı askerlik yasasını değiştirmekten öte siyaset yapmaktır...
Oysa askerlik gibi bir çoğunun namahrem olarak gördüğü bir konu çocuk oyuncağına çevrilemez!
Ülkede askerlik kısacaksa, ya da tamamen kalkacaksa, hatta vicdani ret kararı uygulanacaksa buna siyasilerden daha çok işin uzmanları karar vermelidir.
Zeki Çeler'in kastetmeye çalıştığı 'birileri'ni açıkça dile getirmek gerekirse bunun adı askeri yetkililerdir.
Bundan daha doğal bir şey de olamaz!
...
Demek ki siyaset odaklı tartışmaların da gereği yoktur...
KKTC'de 'usta kalmadı' şikayetlerinin arttığı bir süreçte meslek lisesi mezunlarına tanınan bu hak iyi değerlendirilir, devletin ilgili kurumları da meslek liselerine şimdikinden daha yoğun ve bilimsel çalışmaların eşliğinde destek verirse 'bir usta bir memleket' görüşünün ağır bastığı ülkemizde kendi gerçek ustalarımıza kısa bir sürede kavuşabiliriz...
Bu yüzden yeni yasanın geçmesinde emeği olan herkese teşekkür etmeyi bir görev bilirim
 
 
“Dünya mirasının dibine arıtma yapılmaz!”
 
“Sayın Levent Özadam,
Öncelikle şahsıma gönderdiğiniz mesaj için teşekkür ederim, mesajınızdan anlaşılacağı üzere söz konusu durum tarafınıza maalesef yanlı ve taraflı olarak aktarılmıştır, gönül arzu ederdi ki benimde takdir ederek takip ettiğim, tarafsız ilkeli ve araştırmacı gazeteciliğinizi kullanarak olayı daha iyi araştırarak bana mesaj göndermenizdi.
Şahsım adına gönderdiğiniz Mesajınıza cevabım aşağıdaki gibidir.
Söz konusu arıtmanın Manastıra bu kadar yakın bir noktada yapılmak istenmesinin manastıra ve çevresine ciddi bir zarar vereceğine inandığım için yapılmasını istemiyorum, Benim bu inancımın aksini iddia edecek ortada herhangi bir Çevre Etki Değerlendirme Raporu olmadığı için durdurmak istiyorum ve ayrıca benim ve tüm ailemin geleceği ve ekmek kapısı olan Aile işletmemin, malımın mülkümün yakınına yapılmak istendiği için durdurmak istiyorum. Ben size şunu sormak istiyorum birileri sizin görüşünüze, hakkınıza hukukunuza saygı duymadan sırf kendi çıkarları için evinizin, malınızın mülkünüzün 35-40 metre yakınına pis su arıtma tesisi inşaatı yapmaya kalkışsa oturup izler misiniz. Yaz Günleri Bahçenizde, terasınızda otururken pis kokulara maruz kalacağınızın endişesini taşımaz mısınız. Ayrıca bu ülkenin bir vatandaşı olarak sizinde malınız olan bir dünya mirasının dibine hiçbir bilimsel araştırma yapılmadan sadece masa başında verilen görüşlerle atık su arıtma tesisi yapılırken tarihime kültürüme ve çevreme sahip çıkma adına yapılmasını durdurmak istiyorum. Bunu da bilmenizi isterim ki söz konusu arıtmanın yapıldığı bölgeye şiddetle karşı çıkan sadece ben değilim, sizleri de bu arıtmayı yerinde görmeniz ve bir kahvemizi içmeniz için Bellapais'e bekler çalışmalarınızda başarılar dilerim…”
 
(Selim Yeşilpınar)
 
 
MESAJ KUTUSU
 
 
Sayın Zeren MUNGAN, yayınlarımızdan sonra Gümrük ve Rusumet Dairesi’nde olduğu iddia edilen yolsuzluklarla ilgili olarak soruşturma başlattığınızı ve Teftiş ve İnceleme Kurulu’na bu konuda talimat verdiğinizi memnuniyetle öğrendik. Çok kısa bir süre sonra sizi ellerinde belgelerle ziyaret edecekler. Top sizde artık…
Sayın Serdar DENKTAŞ, geçtiğimiz günlerde Girne’de kumarhane izni verdiğiniz bir işadamının İngiltere’ye girişinin yasak olduğunu biliyor muydunuz? Bizi takip etmeye devam ederseniz çok yakında hangi suçtan dolayı arandığını da öğrenebilirsiniz. Ara sıra Londra temsilcimize bu konularda görev vermekte yarar var.
Sayın Mustafa AKINCI, Pınarlı köyü sakinlerinden mesajlarınız gelmeye başladı çok kısa zamanda sizi aralarında görmek istiyorlar. Köy muhtarı ile temasa geçmeniz ve günü belirlemeniz rica ediliyor.
Sayın İrsen KÜÇÜK, UBP camiasında artık bütün gözler size çevrildi. Kimisi aday olacağınızı kimisi de Kudret Özersay’a destek vereceğinizi söylüyor. Son karar sizin ağzınızdan çıkacak ve artık zamanıdır.
Sayın Hasan ÖZYEL, Mağusa Hastanesi’ndeki fatura yolsuzluğu olayını ortaya çıkardıktan sonra şimdi de kolları Gümrük Dairesi soruşturması için sıvayın. Orada rant birkaç bin liraydı burada milyonlardan bahsediyorlar. Kolay gelsin…
Sayın Fatma SOLMAZ, o ne güzel parti tanıtım reklamları öyle! Bu arada çok yakında Ulusal Adalet Partisi’ne Ankara’dan ciddi maddi ve manevi desteklerin geleceği söyleniyor. Siyaset işi iyice ciddiye bindi desenize…
Sayın Cem DANA, Mağusa’da Akıncı’ya destek vereceğiniz duyulunca Saray’da sorguya çekildiğinizi duyduk. Daha durun bakalım önümüzdeki dört ay içinde ne teklifler alacaksınız? Ha keşke midenizi küçültmeseydiniz…
Sayın Sibel SİBER, polis konusundaki açıklamanıza göre partinizin kafasıyla hareket edecek gibi görülüyorsunuz. Buna devam ederseniz seçilmeniz epey tehlikeye girer. Çizginizi bozmamaya özen gösterin ki bütün kesimlerden oy alabilesiniz.
Sayın Kudret ÖZERSAY, geçen ay yapılan anket sonuçlarında yüzde 4’lerde gözükürken geçen Cuma günü sonuçlanan bir ankette yüzde 9’lara çıktığınızı biliyor muydunuz? Her ay 5 puan alsanız potaya girmeniz sürpriz sayılmayacak gibi görülüyor.
Sayın Fuat NAMSOY, şu anda hiçbir belediye başkanı sizin konumunuzda olmak istemezdi. Kendi ellerinizle istihdam ettiğiniz çalışanlardan 31’inin görevine son verecek olmanız gerçekten de çok üzücü…Demek ki mantık ağır bastı desenize!
Sayın Zeki ÇELER, vatandaş sizi siyasette cesur yürek olarak tanıdı. Onunu için bazı makamları kastederken hiç parmağınızın arkasına saklanmaya gerek yok. Siyasette kötü gidişata dur demek için geldiniz, buyurun arşın burada…
Sayın Hasan AKINCI, uzun bir sessizlik döneminden sonra Cumhurbaşkanlığı için sahaya indiğiniz teşkilatı kurduğunuz gözlemleniyor. Katkılarınız Derviş bey için çok önemli ve bu kez tek bir oy bile altından daha değerli olacak. Gazanız mübarek olsun.
Sayın Deniz GÜRGÖZE, Elektrik Kurumu veznesine borç öderken kimlik kartlarınızın çalındığını duyduk. Büyük geçmiş olsun. Yani biz de sizi çok daha fazla uyanık zannederdik. Hiç merak etmeyin kimseye söylemeyiz…
Sayın Hayati ÖZOK, yeni yıl için getirdiğiniz 150 aracın daha şimdiden ekmek peynir gibi satıldığını söylüyorlar. Herkes ekonomiden şikayet ederken demek ki hayatından memnun olanlar da az değil desenize. Hayırlı işler dileriz.
Sayın Kemal DARBAZ, iki toplumlu zeytin festivalinde gözer sizi aradı ama bulamadı. Özellikle sizin ürettiğiniz siyah zeytinlerin tadı damaklarda kalmış. Sermayeyi artırıp tamamen bu işe dalabilirsiniz.
Sayın Reşat AKAR, Diyalog Gazetesi’nin birinci kuruluş yıldönümünü kutlar başarı dolu nice yıllar temenni ederiz. Besim beyin size iki yıl maddi katkı sözü verdiği konuşulmaya başlandı. Umarız önünüzdeki bir yıl içinde gazeteyi kar eder duruma getirirsiniz. Zira işletmenizde büyük umutlara çalışan onlarca meslektaşımız var.
 
 
GÜNÜN FOTOĞRAFI:

 

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Günün Fıkrası
 
Kadınlar dağıtınca

İki komşu kadın hafta sonu kocaları olmadan yemeğe çıkmışlar.
Yemekten sonra bara falan derken sabaha doğru iyice sarhoş eve yürümeye başlamışlar. İyice sıkıştıklarını fark etmişler ama etrafta tuvalet falan bulamamışlar, mezarlığın yanından geçerken biri
- "Hadi şurada yapalım kimse görmeden" demiş, başka çare de yok, korka korka girip bir kenarda islerini bitirmişler.
Temizlenmek için bir şey bulamadıklarından biri külotunu çıkarıp kullanmış, diğeri eve böyle dönemem diye oradaki çelenklerden düşmüş bir bandı alıp kullanmış.
Sabah kocalardan biri uyanıp karısını donsuz olarak sızmış görünce telefona sarılıp öbürünü aramış:
- Yahu biz fena boynuzlandık galiba. Karım eve sabaha karşı ve donsuz olarak dönmüş...
- Sen gene iyisin , bizimkinin kıçına "seni asla unutmayacağız" diye bir de kart yapıştırmışlar..