İşte içimin cız ettiği an bu!
Tahsin Ertuğruloğlu’nun Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Derviş Eroğlu’na destek vermesini filan kınamıyorum burada…
Devlete inananlar ve inanmayanlar diye toplumu bölme girişimine isyan ediyorum!
Bu nasıl açıklamadır böyle!
Eroğlu devlete inanıyor ve devlete inananlar ona oy versin, Siber, Akıncı ve Özersay devlete inanmıyor onlar da devlete inanmayanların oylarını alsın…
Yani Tahsin Ertuğruloğlu’nu çok iyi tanımasam ‘kafayı yedi’ diyeceğim…
Biliyorum kafayı yemedi ama siyaset de hiç bu kadar ayaklar altına alınmamıştı!
Tahsin beyin demesine göre ortaya şöyle bir durum çıkıyor;
Eroğlu’nu destekledikleri için UBP ve DP devlete inananların partisidir ama CTP ve TDP’nin adayları başka olduğu için onlar devlete inanmazlar…
Bu da demektir ki 50 kişilik Cumhuriyet Meclisi’nde UBP’li ve DP’li toplam 26 vekil devletine inanmakta ama CTP’li ve TDP’li 26 vekil de devletine inanmamaktadır…
Bu çağda böyle siyaset mi olur Allah aşkına Tahsin bey!
…
Çok üzgünüm ama Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde siyaset çok erken ayaklar altına alınmaya başlamıştır…
Cumhurbaşkanı adayları yeni dönemde vatandaşa projeler sunacaklarına bel altı vurmaya çalışmışlar, seçim çalışmalarını toplumsal olmaktan daha çok bireyselleştirmişlerdir.
Eroğlu dışında hiçbirisi devlete inanmıyor demek büyük hakarettir…
Oysa Derviş Eroğlu da şu anda görüşmelerde KKTC’yi değil federal bir yapıyı konuşmaktadır…
Siber de, Akıncı da Özersay da en az Eroğlu kadar devletine inanan adaylardır ama Cumhurbaşkanı seçilmeleri halinde masada devleti değil birleşmeyi görüşeceklerdir.
Ayrıca özellikle de Tahsin Ertuğruloğlu gibi siyasette zik zak çizen siyasetçiler arşivleri de göz önünde bulundurmak zorundadır.
İşte Hasan Taçoy’un 26 Şubat 2013 tarihinde basında çıkan açıklamaları aynen şöyledir:
…
“Tahsin Ertuğruloğlu UBP’ye ihanet etmiş birisidir. 2010 Cumhurbaşkanlığı seçiminde UBP yetkili kurullarının kararının aksini yapmış, CTP, TDP ve ÖRP’nin desteklediği Mehmet Ali Talat’ın kazanması için kendisi aday olmuştur.
Bir hafta içinde attığı imzayı unutmuş bir Ankara ziyaretinden sonra birden bire renk değiştirerek ihanet yoluna girmiş, doğal olarak partiden atılmıştır.
Şimdi tartışmalı bir şekilde partiye dönmüştür ve kaldığı yerden UBP’yi bugünlere getiren başlıca değerlerimize saldırmaya devam etmekte, UBP’liler ve Halkımızın beş yıl için göreve seçtiği Cumhurbaşkanımızı yıpratma çabalarını nafile bir şekilde misyonu gereği sürdürmektedir.
Sayın Tahsin Ertuğruloğlu’nun UBP’ye Sayın Eroğlu’nun atadığı Başbakanlık Müsteşarı olarak adım atışı, onun kontenjanından üst sıralardan milletvekili adayı olarak kaybetmesi, biz muhalefette partiyi ayakta tutmak için çırpınırken Başta İrsen Küçük olmak üzere; aldığı bursla bir yıl Amerika Birleşik Devletleri’ne gidişi, Sayın Eroğlu tarafından tekrar Başbakanlık Müsteşarı yapılması, Sayın Eroğlu’nun Milletvekili seçilmesi için kendisine yaptığı yardımlar, Sayın Eroğlu’nun prensi olarak anılması, sürekli Sayın Eroğlu’nun evine gitmesi hala hafızalarımızdadır. Hal böyleyken Sayın Ertuğruloğlu’nun çıkıp bizleri rencide edecek şekilde yakıştırmalar yapması tam anlamıyla bir kendini bilmezliktir.”
“Kurtar bizi baba!”
“Çiftçiler Birliği eylemleri esnasında üzerinde TC Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fotoğrafı olan "Sayın Cumhurbaşkanım, Yetiş..Bu lanet Siyasetten Usandık Artık" diye pankart açmıştı. Çiftçiler Biriliği Başkanı ise bu pankartta siyasi mesaj olmadığını söylüyor..Bundan daha net mesaj var mı? Daha ne yazacaklardı? Kısaca "Kurtar Bizi Baba" diyorlar.. Ürettiklerini Türkiye'ye satsınlar da görelim. Hem onlar rahat eder hem biz..Onun için kavga verin. Yağmur yağar ödenirler, yağmaz gene ödenirler..Ali Babanın Çiftliği..Kaldırsınlar bu sübvansiyonları da görelim ortalığı..Hem belediyede işler hem de hayvancı, hem devlette memur hem de patates soğan eker, narenciyecilik yapar..
Öğleye kadar okulda öğretmen öğleden sonra tesisatçı, elektrikçi, özel dershaneci veya tarımcı. Sonra da öldük, öde bizi devlet baba..
Haçana bir bu fukara devlet ödesin sizi..Statüko aslında bunlar..Böyle memleket başka yerde yok.. Bağıran bir şey kapıyor, gördünüz.. Ama sokak lambalarına bakan yok.. Parayı KIB-TEK toplar ama lambaları tamir etmez.. Sokak lambaları için de Dernek kuralım sokağa çıkıp bağıralım, kapıları kıralım, yumurta süt atalım..Belki lambaları onarırlar.. Bunlar bu" bağırma ve kırma dökme" dilinden iyi anlarlar…”
(Serdar SAYDAM)
MESAJ KUTUSU
Sayın Hakan DİNÇYÜREK, dün Mağusa Orman Dairesi’nde önce vatandaşa şöminelik odun verilmedi ve bir bakana gönderileceği söylendi sonra biz devreye girince anında vatandaşa odun verilmeye başlandı. Eğer aksi olsaydı bakanın da ismini yazıp ortalığı kaldıracaktık bilesiniz. Umarız bir daha olmaz!
…
Sayın Rauf DENKTAŞ, LTB belediye meclisi üyesi olmanıza rağmen ne komite toplantılarına, ne de meclis toplantılarına katılmadığınız yönünde şikayetler geliyor. Ara sıra uğramakta yarar var zira üst üste üç toplantıya katılmayanlar her an kapı dışarı edilebilir…
…
Sayın Tahsin ERTUĞRULOĞLU, değil Eroğlu’na Anastasiadis’e destek verseniz bile sizin kendi kişisel tercihiniz ama ülkeyi devlete inananlar ve inanmayanlar diye ikiye ayırırsanız bu ülkeye en büyük zararı vermiş olursunuz. Devletçilik böyle bir şey mi sizin için acaba?
…
Sayın Emine SOLYALI, 125 ton patates geri döndükten sonra kontrol yapsanız ne olacak yapmasanız ne olacak? Ha keşke bu tür kontroller ihraç edilmeden önce yapılsa da ele güe karşı rezil olmasak değil mi?
…
Sayın Fırat ATASER, Alsancak bölge halkı ile birlikte Mare Monte’yi geri almak için bir takım girişimlerde bulunmuşsunuz. Yani sizinki de iş mi, bunu imkan ve ihtimali olur mu hiç? Yine de gazanız mübarek olsun diyelim…
…
Sayın Hüseyin SAYILI, Kalkınma Bankası yönetim kurulu başkanlığınızın Mayıs ayına kadar uzatıldığını öğrendik. Hayırlı olsun da niçin Mayıs ayına kadar işte onu anlayamadık! Bu arada Malezya ziyaretinin faturalarını halen göndermediniz bir hatırlatalım dedik!
…
Sayın Hasan TAÇOY, Karayolları Dairesi’nde geceleri mesai saatinden sonra hareketli saatler yaşanıyormuş. Katran yolsuzluğu ile ilgili mi yoksa bilmediğimiz başka şeyler mi var? Kamuoyu bir açıklama bekliyor…
…
Sayın Hüseyin CUMAOĞLU, Bekirpaşa Lisesi müdürü olarak öğrencilere cep telefonu kullanma yasağı getirerek velileri büyük bir dertten kurtardınız. Çok sayıda teşekkür mesajınız geliyor, umarız diğer okullara da sıçrar…
…
Sayın Berkan TOKAR, YAGA Başkanı olarak 150 milyon TL’lik çöpten enerji projesinden haberiniz var mı? Bize gelen bilgilere göre sizi atlayıp bu projeyi hayata geçirmeye çalışıyorlarmış. Neden acaba?
…
Sayın Resmiye CANALTAY, Derviş beyin Mağusa organizasyonunu çok iyi yönetince kalabalık çok oldu ve babanız resmen bir şov yaptı. Yine de UBP’li eski kurmayları yakın markaja almakta yarar var zira perde gerisinde tezgah çok…
…
Sayın Reşat AKAR, Kıbrıs Havayolları’nın kapanmasıyla işsiz kalan 580 kişinin KKTC’de istihdam edilmesi önerisi biraz uçuk bir öneri olmadı mı? Kelin merhemi olsa kendi başına sürer bu hallere düşmezdi!
…
Sayın Mehmet Ali GÖKDEL, birkaç aya kadar Radyo Güven müdürlüğünden emekli olup yeni bir hayata başlayacağınızı duyduk. Hayırlara vesile olsun, yeni hayatınızda sağlık dolu mutlu günler dileriz…
…
Sayın Aziz KAYA, daha birkaç ay önceye kadar istifa mektubunu cebinizde taşırken şimdi Lefke Belediyesi’ni ayağa kaldırmaya başlamanızı memnuniyetle öğrendik. Ha keşke eski borçlara bir çizgi çizilip rüyalarınıza girmese değil mi?
…
Sayın Hüseyin EKMEKÇİ, biraz daha sabah sporlarına devam ederseniz iyice süzülüp gideceksiniz. Türk kası göbek ve yağlardan ne istiyorsunuz Allah aşkına. İşkenceye dur demenin zamanı gelmedi mi daha?
…
Sayın Can İPÇİOĞLU, spor basınına çok uzun yıllar hizmet veren bir spor yazarı olarak KTSYD başkanlığı size epey yakışacaktır. Bir sürpriz olmazsa rakip aday olmayacak diyorlar. Hadi bakalım şimdiden hayırlı olsun…
…
Sayın Ertan BİRİNCİ, Genel Yayın Yönetmenliği görevinin epey hoşunuza gittiğinizi öğrendik. Yakında çıkaracağınız günlük gazete için iyi bir deneyim oldu değil mi? Dört gözle bekliyoruz…
GÜNÜN FOTOĞRAFI:
.jpg)
Günün Fıkrası
Maliyeci
Çıplak maymun bir gün ormanda yürürken hayvanların can havliyle kaçıştıklarını görür. Neler olduğunu sorar etrafta kaçışanlara biri:
-Ormana maliyeci gelmiş, herkes variyeti kadar vergi verecekmiş der..
Bunun üzerine karşısına çıkan ayıya neden kaçtığını sorar. Ayı:
-Yahu ben de kürk hanımda kürk çocukta kürk ben kaçmayayım da kim kaçsın.
maymun biraz daha yürüyünce karşısına kaplumbağa çıkmış. Kaplumbağa sen niye kaçıyorsun demiş. Kaplumbağa:
-Yahu ben de ev hanımda ev çocukta ev nasıl kaçmayayım. Bunu duyan maymun da koşmaya başlamış. Epeyi bir koştuktan sonra birden durmuş ve ulan benim kıçım açıkta hanımın kıçı açıkta çocuğun kıçı açıkta ben niye kaçıyorum demiş.
Çıplak maymun bir gün ormanda yürürken hayvanların can havliyle kaçıştıklarını görür. Neler olduğunu sorar etrafta kaçışanlara biri:
-Ormana maliyeci gelmiş, herkes variyeti kadar vergi verecekmiş der..
Bunun üzerine karşısına çıkan ayıya neden kaçtığını sorar. Ayı:
-Yahu ben de kürk hanımda kürk çocukta kürk ben kaçmayayım da kim kaçsın.
maymun biraz daha yürüyünce karşısına kaplumbağa çıkmış. Kaplumbağa sen niye kaçıyorsun demiş. Kaplumbağa:
-Yahu ben de ev hanımda ev çocukta ev nasıl kaçmayayım. Bunu duyan maymun da koşmaya başlamış. Epeyi bir koştuktan sonra birden durmuş ve ulan benim kıçım açıkta hanımın kıçı açıkta çocuğun kıçı açıkta ben niye kaçıyorum demiş.