Türkiye Cumhuriyeti’nin 90. Kuruluş yıl dönümü, Türkiye’de olduğu gibi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde de coşku ile kutlandı. Çökmüş bir imparatorluktan, işgal kuvvetlerinin zulmü altında feryat eden topraklardan, fakirlik, cehalet ve geri bırakılmışlıktan muzdarip insanlardan, bütün dünyanın ibretle ve iftiharla söz ettiği çağdaş bir millet ve bağımsız bir Cumhuriyet kurmak gerçek bir başarı öyküsüdür.
 
Türk Milletinin gerçekleştirdiği bu başarının önderleri, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve dava arkadaşlarını, onların sözüne ve kişiliğine güvenip düşmana önce dur diyen, sonra da denize döken silah arkadaşlarını, kendisi açken rızkını askere yediren, kendisi üşürken esvabını cepheye gönderen Anadolunun cefakar ve vefalı insanlarını bu vesile ile bir kez daha rahmetle, hürmetle ve şükranla anıyorum.
 
Devleti yönetme hakkının veraset yoluyla devredilmesine son verip, devletin gerçek sahibi olan millet tarafından yönetilmesi demek olan Cumhuriyet idaresinin gerçekleştirilmesi tek başına bir devrimdir. Anadolu ve Trakya topraklarında gerçekleştirilen devrim yönetim şekliyle sınırlı kalmamış, toplum hayatının her sahasında uygulanarak bugünkü çağdaş Türkiye’nin gerçekleştirilmesini sağlamıştır.
 
Türk Devriminin ana hedefi; bağımsız bir devlet, aydın insanlardan oluşmuş müreffeh bir toplum, halkın kendi kendini yönetmesi demek olan demokrasinin gerçekleşmesi, kısacası Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’dir. İstiklal kavgasının tamamlanıp Cumhuriyetin ilan edilmesinden bugüne, bu ana hedefin gerçekleşmesi yolunda Türkiye’de büyük mesafeler aldığını gözlemlemek, Türkiye’de veya dünyanın herhangi bir yerinde yaşayan Türkler için iftihar kaynağıdır.
 
Gelip geçen on yıllar içinde, devlet ve toplum hayatına yön verme imkanı bulan devlet yöneticileri ve toplum önderlerinin bugünkü Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin oluşmasında katkısı büyüktür. Bunlar arasında bir ayırım yapmadan, emeği geçen her dönem yöneticisi ve önderlerine hem teşekkür etmek, hem da haklarını teslim etmek vefa borcumuzdur.
 
İsmet İNÖNÜ ve ondan bayrağı devralan Bülent ECEVİT ve Cumhuriyet Halk Partisi kadroları, Celal Bayar ve Adnan MENDERES ve Demokrat Parti kadroları, Süleymen DEMİREL ve Adalet Partisi kadroları, Turgut ÖZAL ve ANAVATAN Partisi kadroları, birkaç döneme damgasını vuran Necmettin ERBAKAN ve Milli Selamet Partisi (Refah Partisi) ile Alparslan TÜRKEŞ ve Milliyetçi Hareket Partisi kadroları, emekleri, çalışmaları, düşünceleri ve uygulamaları ile Çağdaş Türkiye Cumhuritenin bu günkü seviyeye gelmesi için yaptıklar ile anılmayı hak etmektedirler.
 
Son on yıldır, halkın tercihi ile iktidar sorumluluğunu üstlenen TC Başbakanı Recep Tayyip ERDOĞAN ve AKPARTİ kadroları da, görevi devraldıkları dönemdeki zor şartlara rağmen, hem o dönemdeki zor şartları sabırlı ve kararlı politikalar ve uygulamalarla ortadan kaldırmış, hem de Türkiye’nin çağdaşlaşma çabalarının bugünkü zirveye ulaşmasını sağlamışlardır.
 
Türkiye’nin çağdaşlaşma çabalarının ulaştığı zirvede, diğer pek çok sosyal, ekonomik ve politik uygulama ile birlikte, 90. Yılda açılışı yapılan İstanbul Boğazı Demiryolu Tüple geçiş projesi bulunmaktadır. Üsküdar’da yapılan açılış töreni, 150 yıllık bir rüyanın gerçekleşmesinin ve onbeş yıllık bir çabanın başarıyla sonuçlanmasının heyecanını yansıtmıştır. Bu tören aynı zamanda Türkiye’nin uluslararası prestijinin bir göstergesi olmuştur. Törene dost ülkelerden bir Cumhurbaşkanı, iki Başbakan ve dokuz Bakan katılmıştır.
 
İstanbul Boğazının suları altındaki yapay tüp içinden geçen demiryolu, hem İstanbul’un iki yakasını bir kez daha birleştirmiş, hem de iki kıtayı Demir İpekyolu ile birleştirmiştir.  Batırılmış tüp içinden geçen demiryolu hem yerel hizmet verecek, hem de Türkiye’nin medeniyetler arasındaki köprü görevini sağlamlaştıracaktır. Emeği geçen herkese binlerce teşekkür.
 
Onbeş gün sonra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 30. Kuruluş yıldönümünü kutlayacağız. Cumhuriyetimizin 30. Yaşında, yine bir denizaltı projesi ile bir başka hayal daha gerçek olacak. Türkiye’den Kıbrıs’a denizaltından borularla su getirme projesi Nisan 2014’de gerçekleştirilecek. Bu proje de, büyüyen ve güçlenen Türkiye Cumhuriyeti’nin, bizim için ne kadar önemli ve vazgeçilmez olduğunun yeni bir kanıtı olacak.
 
Büyük ve güçlü Türkiye’nin, Kıbrıs Türk Halkının geleceğinin teminatı olduğunun bilinci ile Türkiye Cumhuriyeti’nin 90. Kuruluş Yıdönümünü kutluyorum.