Maliye Bakanı Zeren Mungan 2015 yılına girmeden önce ne demişti;
“2015 yılı daha zor geçecek çünkü kemer sıkacağız…”
12 milyar TL’lik borcun üzerinde ben de otursam farklı bir açıklama yapmazdım!
Peki CTP’li yöneticiler yeni yıl etkinliklerinde ne demişti;
“2015 yılı emekçinin yılı olsun…”
CTP’nin kendi içinde çeliştiği bir duruma örnektir bu…
CTP’li Maliye Bakanı önündeki hesaba kitaba göre açıklama yapıyor ama CTP’li kurmaylar vitrine oynamaya devam ediyor!
Dedikleri gibi 2015 yılı emekçinin yılı olmayacak aksine emekçiler için azap yılı olacak!
İki günkü eylemler sonrasında şahsen ben hükümetten ciddi bir açıklama bekledim…
Önce Meclis sonra Maliye Bakanlığı baskını ki bugün de Başbakanlık önünde bir eylem yapılacak, böyle ülkeyi sallayan bir eylem yapılırken hükümetin sessiz kalmasını yadırgadım…
Ülkenin Başbakanı  ‘ödeyemem’ derken, Tarım Bakanı tek bir kelime bile etmiyor, yük bir kez daha Maliye Bakanlığı’nın sırtına yükleniyor ve o da ödemelerin bu hafta içinde yapılacağını söylüyor!
Bir kez daha Maliye Bakanı kötü polis rolünü alıyor…
Hatta bazı CTP’li vekiller de yaptıkları kulislerde kendi Maliye Bakanlarını eleştiriyor, çok katı kuralları nedeniyle…
Sayın Mungan buna nasıl tahammül ediyor hala anlamış değilim!
Ben bu olaya empati yaparak bakıyorum;
Devlete iş yapmışım, emeğimin hakkını alacağım diye harcama yapıp ileri tarihi çek kesmişim ama şimdi devlet ‘param yok’ diyor!
Kim olsa gözü kararır, değil meclis kapısını kırmak, adam kafası bile kırar böyle bir durum karşısında…
Hadi gerçekten para yok!
Peki üreticiyi bu hafta içinde nasıl ödeyeceksin?
Bir yerlerden bulup buluşturduğunuzu farz edelim, iyi de niçin bu eylemlerin yapılmasına göz yumdunuz…
Yoksa bir ülkenin meclis ve bakanlık kapılarının kırılması size zevk mi veriyor?
Bazı yorumculara bakıyorum da, aynı zamanda şaşıyorum;
Diyorlar ki bu eylemin ardında UBP var…
UBP’den de öte Nisan ayı içinde yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimleri var!
Ne alakaysa!
Tamamen siyaset kokan bu yorumları yapanlara önerim şudur, kapayın gözlerinizi ve farz edin ki devletten alacağınız var ama cebinizde kuruş yok, bir de kestiğiniz çekler geri dönüyor, siz olsanız ne yaparsınız Allah aşkına!
Dünkü eylemde bazı hayvan üreticileri o kadar öfkeliydiler ki yanlarına gelen UBP’li vekillere bile yuh çekerken, yapılan eylemin hiç de siyasi ya da Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik olmadığı zaten kendiliğinden ortaya çıkıyordu…
Ama her taşın altında siyaset arayanlar bunu bir türlü görmek istemiyorlar!
Görünen şudur;
CTP’lilerin dediği gibi 2015 yılı emekçinin yılı filan olmayacaktır!
Emekçinin yılı olması için öncelikle emekçinin emeğinin karşılığının ödenmesi onları sokağa dökmemek gereklidir!
Çileden çıkan bu kadar emekçi meclis ve bakanlık kapısı kıracak kadar gözü dönmüşse eyleminde yerden göğe kadar haklıdır ve onları alacaklarından dolayı sokağa dökmek emek düşmanlığından başka bir şey değildir!
Sözünüzü geri alınız lütfen…
 
 
Taçoy: 75 bin TL gerekli!
 
Alo 163…
Telekomünikasyon Dairesi’nin bilinmeyen numaralar ile telefon borçlarını bildiren hattı.
Yaklaşık iki aydır bu hattın servis dışı olduğunu yazmıştık dün.
Aynı dairenin bir çalışanının ihbarıydı bu.
1000 TL’lik bir harcamanın niçin yapılmadığını sorguladık.
Dün sabahın erken saatlerinde Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Hasan Taçoy aradı 163 hattının arızalı olduğunu doğruladı.
Ancak düzelmesi için 1000 TL değil, 75 bin TL’ye ihtiyaç olduğunu ifade etti.
Durumu Maliye Bakanı Zeren Mungan’a da bildirmişler bütçenin açılması bekleniyor…
O zaman Zeren bey biraz acele etsin…
Bu konudaki şikayetler her geçen gün artıyor!
 
 
MESAJ KUTUSU
 
Sayın Önder SENNAROĞLU, Hayvancılar Birliği’nin iyi ses getiren eylemlerinde herkes konuştu bir siz konuşmadınız. Bu arada madem ki ödemeler bu hafta yapılacaktı niçin ödemelerin birkaç gün önceye alınması için bir girişimde bulunmadınız!
Sayın Kutlay ERK, siz hükümetsiniz ve üreticiyi ödemekle yükümlüsünüz. Onları tahrik edecek açıklamalara ne gerek vardı şimdi! Bu arada halkın sabretmesini isteyen açıklamanız da ters etki yaptı bilesiniz!
Sayın Zorlu TÖRE, üreticiler arasında dolaşıp sorun dinlemenizi bir nebze anlarız ama onlar belli ki sizin dönemdeki yönetimden de şikayetçiler. Dün meclis önünde fena halde fırça yediğiniz söyleniyor. Siyasette olur böyle vakalar…
Sayın Ahmet YEŞİLADA, patates üreticileri olarak eylem sırasının size geldiğini söylüyormuşsunuz. Ha keşte bütün üretici örgütleri birleşse de toplu bir eylem yapsaydınız. Sonuçta bu eylemlerden en fazla vatandaş etkileniyor değil mi?
Sayın Mustafa BAYRAMOĞLU, İskele Belediyesi’nin tüm çiçek ve zirai ilaçlarının sizin müesseseden tedarik edilmesi diğer esnafın tepkisini çekiyor. Acaba seçim öncesi Sadıkoğlu’nun seçim koordinatörlüğünü yapmanın meyvelerini mi yiyorsunuz diyenler var bilesiniz!
Sayın Enver EMİN, Cumhurbaşkanlığı seçimleri için Kudret Özersay’dan yana tavır koyduğunuz ve bu konuda ciddi bir çalışma içinde olduğunuzu öğrendik. Yıllar önceki bir hesaplaşmanın intikamını bu kez alabilecek misiniz bakalım!
Sayın Ömer GÜR, dün Lefkoşa Devlet Hastanesi’nde anjiyo olduğunuzu öğrendik büyük geçmiş olsun. Demek ki artık daha kontrollü yaşamak ve dikkat etmek gerekiyor değil mi? Allah sağlıklı uzun ömürler versin…
Sayın Serdar DENKTAŞ, şu sıralar KKTC’de DP diye bir parti yok gibi bir hava esiyor. Özellikle hayvancıların eylemleri sırasında gözler sizi de aradı. Bu arada Kartalkaya’dan be kez sağ salim gelmişsiniz demek ki artık kayağı öğreniyorsunuz değil mi?
Sayın Mustafa NAİMOĞULLARI, madem ki hükümet ödemelerin bu hafta içinde yapılacağını açıkladı eylemi daha fazla tırmandırmaya hiç gerek yok. Hakkın verilmeyip alındığını bir kez daha kanıtlamış oldunuz.
Sayın Pervin GÜRLER, iki gündür yapılan eylemlerde polis tam not aldı ama bu kez de niçin sert müdahale edilmedi diye sitem edenler oldu. Hani bir laf vardır ya ne İsa’ya ne Musa’ya diye aynen öyle bir durum değil mi?
Sayın Bilal SAN, Merkez Bankası Başkanı olarak dikkat ederseniz basında hep bıyıklı resminiz yayınlanıyor. Yayın kuruluşlarının resim arşivleri için yeni resim yapmakta yarar var. Bu arada masa tenisi ne zaman oynayacağız ciddi iddialıyımdır bilesiniz…
Sayın Hüseyin ÖZGÜRGÜN, eylemcilerin gözü yollarda kaldı ve bir türlü yanlarında göremediler. Ağır bir şekilde üşüttüğünüzü duyduk büyük geçmiş olsun. Anamuhalefet lideri olmak acaba diyoruz size yaramadı mı?
Sayın Olgun PAŞALAR, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik ciddi bir ekiple Eroğlu karşıtlığı için çalışmalara başladığınız söyleniyor. Yani UBP’den yıllarca ekmek yiyen birisi olarak tabandan tepki alabilirsiniz.
Sayın Haluk DOĞANDOR, sanırız sırılsıklam canlı yayına çıkan ilk ve tek televizyon programcısı siz oldunuz. Biraz daha sakin olun lütfen, bazen ciddi bir kalp ameliyatı geçirdiğinizi unutuyorsunuz…
Sayın Doğan EMİROĞULLARI, 51’nci kuruluş yıldönümünüzü biz de kutlarız. Her türlü eksikliğe rağmen Posta Dairesi en disiplinli ve çalışkan daireler arasında yer alıyor. Tebrik ederiz…
Sayın Ahmet Melih KARAVELİOĞLU, dünkü deneyiminizden sonra gazetecilik mi yapmak istersiniz yoksa bankacılığa devam mı dersiniz? Bakalım sizin bugünkü manşetlere kamuoyundan nasıl tepkiler gelecek…

 
GÜNÜN FOTOĞRAFI:
 


-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Günün Fıkrası
 
 
Başım belada
 
Siyasal gerginliğin dışında iki toplumun insanlarının arasındaki sosyo-kültürel farklılığın da büyük boyutlara ulaştığı bir dönem de, bir Türk gurbetçisinin evi: Küçük oğlan, akşam üstü okuldan gelmiş... kapıdan girer girmez:
"Anne!" diye seslenmiş, "Ben Alman oldum!"
Annesi:
"O nasıl söz? Sakın bir daha tekrarlama"
"Anne ben Alman oldum. Bugün sınıfta karar verdik. ben Almanım artık"
Annesi "sus bakayım" diye tiz perdeden bağırırken, babası da içerden duyup koşmuş. Bir tokat, bir tokat daha.
Çocuk bir yandan yediği dayaktan korunmaya çalışırken, bir yandan da konuşmasını sürdürüyormuş:
"Şu dünyanın işine bakın! Alman oldum. Yarım saat sonra Türklerle başım derde girdi!"