Polis bülteninde çok küçük bir haber;
“17 yaşındaki genç 19 metrelik inşaattan düştü…”
Şükürler olsun burnu bile kanamamış!
Kanasa ne olacaktı ki?
Allah korusun ya hayatını kaybetseydi!
Kimin umurunda olacaktı ki…
Bu haberle ilgili basında şöyle bir algı oluşturulmaya çalışıldı;
Amcasına yemek götürüyormuş!
Bu ne demektir bilir misiniz;
Bu inşaatı yapan şirket bu işten yırttı demektir…
17 yaşındaki genç orada çalışmıyordu çünkü sadece amcasına yemek götürüyordu!
Benim evin karşısında 5 katlı bir bina yapılıyor;
İnsan ister istemez her gün gördüğü manzaraya daha bir ilgi gösteriyor, bilmediği şeyleri öğreniyor…
İnşaatlardaki iş güvenliği çok sık gündeme geldi ya…
İnşaatta çalışan işçiler ne kadar güvenlik içindeler, insan daha bir yargılayıcı oluyor!
Bir yıldır devam eden binada yaklaşık 10 kişi kadar çalışıyor, en tehlikeli bölümü ise binanın tümün sıvanması!
Sabah çok erken saatte işe başladıkları için onların şarkıları ile gözümü açıyorum…
Bundan hiç de rahatsızlık duymuyorum, bir şekilde bardağın dolu tarafına baktığınızda kulağa hoş gelen şarkılar da söylemiyor değiller!
Efendiliklerini şimdiye kadar hiç bozmadılar inşallah da bozmazlar…
Rahatsızlığım şu;
Son bir yıldır hem içeride hem dışarıda sıva yaparken tek bir tanesinde bile başlarında koruyucu kask görmedim!
Hoş onların da çok umurlarında değildi bu durum…
Binaya koydukları iskele de içler acısıydı, o sallanan tahtaların üzerinde nasıl sıva yapılır hala anlamış değilim!
Bir tanesine geçenlerde sordum;
“Burada can güvenliğiniz yok, nasıl çalışıyorsunuz” diye…
“Biz alışığız abi” diye cevapladı tebessüm ederek!
“İnşaatı denetlemeye gelmiyorlar mı?” diye sorunca da;
“Ben hiç rastlamadım” yanıtını aldım…
Görevden alınan eski İçişleri ve Çalışma Bakanı Aziz Gürpınar bir ara iş güvenliği ile ilgili bir girişim başlatmış ve özellikle de inşaatlara yeni kurallar getireceğini açıklamıştı…
İş güvenliğine uymayan müteahhit firmalarına notlar verilecek devlet ihalelerini almaları zorlaştırılacak, çeşitli yaptırımlar getirilecekti…
Zira geçmiş çalışma bakanları inşaat kazaları nedeniyle ölenler olunca hep sert demeçler verip asıp keseceğiz derlerdi ama bunlar hep unutulur giderdi…
Çünkü bizim ülkemizde hele de inşaat işçisiyseniz ve başka ülkelerden buraya geldiyseniz insan hayatının zerre kadar önemi yoktu!
Tek bir işveren bile ölümlü kazalara nedeniyle hapis cezası almamıştı…
Umarız Bakan Akansoy, devraldığı bayrağı daha ilerilere taşır ve artık bu ülkede insan hatayı önem verilen konular arasına girer!
Amcasına yemek götürüp inşaattayken 19’ncu kattan düşen gence gelirsek;
İnanıp inanmamakta serbestsiniz ama ben inanmadım işte!
Belki de mesleki hislerim böyle düşünmemi öngörüyor…
Sonuçta;
Bizde söylem çok ama bunu kimse eyleme dönüştürmüyor!
Çünkü insan hayatı o kadar ucuz ki…
 
 
 
Eski bakanın isyanı!
 
“Bu ülkede önce Sağlık Bakanlığı Müsteşarlığı, daha sonra Başbakanlık Müsteşarlığı, sonra da Sağlık Bakanlığı yaptım.
Üst düzey kamu görevinde enerjinizin yarısını icraat yapmaya, diğer yarısını da size köstek olmaya çalışan kendi bürokratlarınızla uğraşarak harcasınız.
Herkes halk için uğraştığını söyler ancak en büyük faturayı da günün sonunda halk öder. Devleti ve mevkisini işkence aracı olarak kullanan bürokratların toptan tedavi edilmesi lazım…”
 
(Eşref VAİZ)
 
 
Yatırımlar asgari ücretten!
 
“Bu ülkede, özel üniversiteler, birçok başka özel sektör kurumları gibi çalışanlarının sosyal sigorta, ihtiyat sandığı ve vergilerini ya ödemiyor, ya da asgari ücret üzerinden ödüyor..
Bu da doğru dürüst çalışan kurumlara haksız rekabet yaratıyor.
Bu konuda Maliye Bakanlığı, Rekabet Kurulu ve bilumum denetleme,gözetleme, izleme vs kurumu göreve çağırıyoruz...
 
(Bülent KANOL)
 
 
Veli şikayeti!
 
Ziyamet’te oturan ve ilkokulda çocuğu olan bir veli şikayet etti;
24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle okulda çeşitli etkinlikler düzenlenmiş…
Bizi arayan veli erkek öğretmenin kılık kıyafet ve sakallarından sitem etti!
“Sokakta görsem öğretmen olduğunu anlamak mümkün değil” şeklinde nitelendirdi…
Sonra da ekledi:
“Küçük çocuklarımıza eğitim veren öğretmenler kötü örnek oluyor, bakanlık bu işe bir el atsın…”
 
 
Bayraktar Ortaokulu yıkılacak!
 
Lefkoşa, Göçmenköy’deki Bayraktar İlkokulu yıkılıp yerine yenisi yapılacakmış!
Gerekçe binanın yıkılmaya yüz tuttuğu şeklinde…
Her an her şey olabilirmiş yani!
Bu bina çok da eski bir bina değil;
1985 yılında yapılmış, yani 30 senelik!
Rumdan kalan ve hala hizmet veren 50 senelik binaları düşününce insan ister istemez bu işin altında bir bit yeniği var diyor!
İyi de bu tür işleri denetleyen biri var mı?
Bir de iyi haber;
Milli Eğitim Bakanlığı bu konuda duyarlık göstermiş ve binayı yıkıp aynı yere yeni bir okul binası yapma kararı aldı…