Yükseköğretimde kalitenin önemine işaret eden Türkiye Cumhuriyeti'nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu ise  Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu’nun güçlendirilmesi, Anayasal yapıya kavuşturulması, yapısal reformlarla siyaset üstü ama siyasete ve bilime hesap verebilir hale getirilmesi gerektiğini kaydetti.

Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) ve Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) iş birliğinde düzenlenen “Yükseköğretimde Kalite Güvencesi ve Akreditasyon Çalıştayı” bu sabah Golden Tulip Hotel’de başladı.

Çalıştayın açılış konuşmalarını Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Cumhuriyeti'nin Lefkoşa Büyükelçisi Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, YÖKAK Başkanı Prof. Dr. Muhsin Kar ve YÖDAK Başkanı Prof. Dr. Turgay Avcı yaptı.

İki gün sürecek çalıştayda, “YÖDAK kalite güvencesi, Akreditasyon Yönetmeliği taslağının iç kalite güvencesi sistemlerinin oluşturulması, koordine edilmesi, dış değerlendirmelerin yürütülmesi, program akreditasyonu süreçlerinin yönetilmesi ve kalite güvencesi kültürünün yaygınlaştırılması” hedefleniyor. 

-Tatar: “Mezun olan uluslararası öğrenciler fahri elçi”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, konuşmasının başında 6 Şubat deprem felaketinde hayatını kaybedenlere rahmet, ailelerine başsağlığı diledi.

KKTC’deki üniversite öğrencilerinin önemli bölümünün Türkiye’den geldiğini kaydeden Tatar, deprem bölgelerindeki 13 bin öğrencinin çoğunun KKTC’ye dönerek eğitimlerine devam etme planı yaptığını dile getirdi.

Tatar, depremzede öğrencilerle ilgili izlenecek yolun en kısa sürede açıklanması gerektiğini belirti.

Mecliste de bu konuda komiteler kurulduğunu anımsatan Tatar, bir an evvel kararların alınması ve kaynakların ayrılması gerektiğini belirtti.

KKTC üniversitelerinden mezun olan uluslararası öğrencilerin fahri elçiler olduğunu kaydeden Tatar, farklı ülkelerden gelip, KKTC’de üniversite eğitimi gören birçok kişinin ülkelerinde bakan, milletvekilli, hâkim, yargıç olduğunu söyledi.

Bu sürecin güçlenerek devam etmesi gerektiğini ifade eden Tatar, sektörde ilk yılların en zoru olduğunu, tecrübe, bilgi ve kurumsal hafıza sayesinde ilerlemenin çok daha kolay olduğunu ifade etti.

Eğitim sektöründe kriter ve mekanizmaların oluşturulmasıyla ortaya çıkacak kalitenin eğitimi ileriye taşıyacağını belirten Tatar, “Tanınmıyor olabiliriz ama bu ülkede asırlardır var olma mücadelesi verdik” diyerek bunun getirdiği özgüvene işaret etti.

-“Eğitim sektörü, kalıcı sektör”

Eğitim sektörünün turizm sektöründen farklı olduğunu, kalıcı bir sektör olan eğitim sektörünün sürekli büyüme potansiyeline sahip olduğunu dile getiren Tatar, eğitim sektöründe turizmden daha ileri bir noktaya gidilebileceğini söyledi.

Karaoğlanoğlu’nda bir araçta tabanca, şarjör ve mermi bulundu Karaoğlanoğlu’nda bir araçta tabanca, şarjör ve mermi bulundu

Eğitimin sadece kitaptan okunan derslerden ibaret olmadığını, bir kültür ve yaşam biçimi olduğunu ifade eden Tatar, kısa günün karı diyerek, büyük fedakarlıklarla başarılan kurumsal yapıyı, elde edilen imajı lekelemenin “ayıp ve günah” olduğunu vurguladı.

Gelinen noktada sektörü büyütmenin ve güçlendirmenin, başlangıç noktasına göre daha kolay olduğunu ifade eden Tatar bunun için çalışmanın herkesin görevi olduğunu vurguladı.

-Feyzioğlu: “Üniversiteler taşıyıcı direğimiz. Olmazsa olmazımız”

Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, Türkiye’de yaşanan asrın felaketinde yaşamını yitirenlere rahmet diledi. “Her birinin acısını ailelerine dokunarak yaşadığımız 35 meleğimiz ve tüm şehitlerimize rahmet dilerim” diyen Feyzioğlu, bir daha böyle bir felaket yaşanmaması dileğinde bulundu.

Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın KKTC’yi eğitim, üniversite adası yapmak istediğini ve bunu da başardığını dile getiren Feyzioğlu, Türkiye’de tüm iktidarların bu hayali paylaştığını belirtti.

KKTC’ye ilk kez 1975 yılında geldiğini, ardından birçok kez çeşitli vesilelerle adayı ziyaret ettiğini söyleyen Feyzioğlu, “Artık burada yaşıyorum, burası ikinci vatanım” dedi.

Sorunları yaşayarak gördüğünü dile getiren Feyzioğlu, çözümlerin uzanıp tutulacak kadar yakın olduğunu, sorun olmayan sorunlar karşısında ise “hayret ettiğini” belirtti.

Feyzioğlu, “Un, şeker, yağ var. Karıştıracak yetenekli insanlar da var. Helva yaptık ama daha çok ve daha iyi yapalım. Geriye götürmeyelim” ifadelerini kullandı.

Üniversitelerin ülke için önemine işaret eden Feyzioğlu, “Üniversiteler taşıyıcı direğimiz. Olmazsa olmazımız” dedi.

Bu noktada kalitenin önemine vurgu yapan Feyzioğlu, öğretim üyeleri, araştırma görevlileri, genç akademisyenlerin vazgeçilmez olduğunu söyleyerek, “Onlara yapılacak yatırım binalardan daha değerli. En iyi şartlarda üniversitelere girmelerinin önü açılmalı. En iyi eğitim almalılar ki ışık saçsınlar” ifadelerini kullandı.

-“Öğrenciler baş tacımızdır”

Depremden etkilenen öğrencilerin desteklenmesi konusuna değinen Feyzioğlu, öğrencilerin baş tacı olduğunu ve destek vermek gerektiğini söyledi.

Eğitim ve öğretimde kaliteyi yakalayıp, sürdürmek için iklim ve toprağın kaliteyi beslemesi gerektiğini, kalitesizliğin kalitenin en büyük düşmanı olduğunu dile getiren Feyzioğlu, rekabet şartlarına göre mücadeleyi benimseyen üniversitelerin bu şartları görmezden gelenlerin bulunduğu ortamda arzu ettiği hedefe ulaşamayacağını ve cezalandırılacağını belirtti.

Feyzioğlu, eğitimin kalitesini, piyasa şartlarının değil, bilimsel şartların belirleyeceğine işaret ederek, “Umutsuz değilim” dedi.

Kıbrıs’ın halinin dünden çok daha iyi olduğunu, daha hızlı daha iyiye gitmesinin peşinde olduklarını dile getiren Feyzioğlu, kalite için denetimin şart olduğunu ve kalitesizliğe karşı yaptırımın şart olduğunu belirtti.

-“YÖDAK güçlendirilmeli”

Feyzi Feyzioğlu, YÖDAK’ın güçlendirilmesi, Anayasal yapıya kavuşturulması, yapısal reformlarla siyaset üstü ama siyasete ve bilime hesap verebilir hale getirilmesi gerektiğini kaydetti.

“Bu bizim milli meselemizdir. Kişilerden bağımsızdır” diyen Feyzioğlu, kurumların kişilerden bağımsız ve kalıcı olduğunu belirtti.

“Bize bu vasiyet bırakıldı” diyen Feyzioğlu, yalnız KKTC’nin değil, Türk dünyasının en büyük kişilerinden birinin vasiyeti olan devleti yaşatmanın yolunun kurumları yaşatmak olduğunu ifade etti. 

Feyzioğlu, kamu görevlilerinin saygı içinde birlikte çalışması gerektiğini ve devletin yaşamasının formülünün bu olduğunu söyledi. Feyzioğlu, YÖDAK’ın siyasi çekişmelerin üzerine çıkarılırsa kalite kontrolü yapacağını belirtti.

KKTC’de mili dava için yüreği çarpan bir cumhurbaşkanı bulunduğunu, bunun önemli bir fırsat ve değer olduğunu, tecrübeli Milli Eğitim Bakanının da donanımlı bilgili vatansever bir kişi olduğunu söyleyen Feyzioğlu, milli duruşundan kimsenin tereddüt etmeyeceği, bilimsel donanımı sağlam bir YÖDAK Başkanı bulunduğunu, Türkiye ile çok yakın ilişkileri bulunan ve her zaman KKTC’ye pozitif ayrımcılık yapılmasını sağlayan bir Başbakan ve hükümeti bulunduğunu ifade etti.

Hepsinden önemlisi dünya çapında isimlerini duyurmuş üniversiteler ve öğretim üyeleri bulunduğunu dile getiren Feyzioğlu, “O zaman helvayı tüketmeyelim, küçültmeyelim. Bize bırakılan sermayeyi yiyip bitirmek yerine daha da büyütelim” dedi.

Feyzioğlu, bugün çok daha rekabetçi bir ortam bulunduğunu söyleyerek, bunların yapılabileceğini belirtti.

Çalıştayın önemli olduğunu söyleyen Feyzioğlu, sağlam temellerin önemine vurgu yaparak, sağlam bir YÖDAK, güçlü denetim ve önemli reformlarla temelin güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Depremden etkilenen öğrencilerin desteklenmesi noktasında hükümetin hazırlık içinde olduğunu dile getiren Feyzioğlu, binlerce öğrencinin elçiliğe başvurduğunu, dolaysıyla mali destek, online eğitim veya farklı konularda açıklanacak kararların daha fazla geciktirilmeden açıklanması gerektiğini belirtti.

-Çavuşoğlu: “Araştırma ve yayınlarla ambargolar ortadan kaldırılıyor”

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu da 6 Şubat’taki deprem felaketinde hayatını kaybedenlere rahmet, ailelerine başsağlığı diledi.

Çalıştayda ortaya konan adımların hayata geçirilmesi dileğinde bulunan Çavuşoğlu, YÖDAK’ın üniversitelerin güçlendirilmesi için yaptığı çalışmalara değindi ve bu çerçevede oluşturulan kurula işaret etti.

Bu konuda yıllardır iyi işler yapıldığını dile getiren Çavuşoğlu, öte yandan bu çalışmalar sırasında yaşanan zafiyetlerin de ortadan kaldırılması temennisini dile getirdi.

YÖDAK’ın yürütmesi gereken bazı işler ve işlemleri zaman zaman bakanlık olarak kendilerinin üstlenmek durumunda kaldığını anlatan Çavuşoğlu, üniversitelerin temel yeterliliklerini tartışılır halden çıkarmak için YÖDAK ve YÖKAK’a büyük iş düştüğünü belirtti.

Bu gibi çalıştaylarda gerçekçi konuşmalar yapmak gerektiğini vurgulayan Çavuşoğlu yapılması gerekenin karşılıklı latifeler etmek değil, geleceği aydınlatan çalışmalar yapmak olduğunu söyledi.

Amacın Kıbrıs’ı bir öğrenci adası haline getirmek olduğunu kaydeden Çavuşoğlu, kaliteden taviz vermeden yola devam etmek gerektiğini ifade etti.

KKTC’deki üniversitelerde yapılan araştırma ve yayınlarla ambargoların ortadan kaldırıldığını kaydeden Çavuşoğlu buna vesile olan öğretim görevlilerini tebrik etti.

Üçüncü dünya ülkelerinden gelen bazı öğrencilerin gelme amaçları ve gelme şekillerine de işaret eden Nazım Çavuşoğlu öğrenci getiren acentelerin yasal zeminleri hakkında gerekli çalışmaların yapılması gerektiğini kaydetti.

Milli Eğitim Bakanı Çavuşoğlu, bu çalıştaydan beklentilerinin YÖDAK’ın işlerini daha iyi ve daha hızlı yapması, YÖKAK’ın temel yeterlilikler konusunda çok hızlı hareket etmesi ve çalışma masalarından çıkacak sürecin devletle daha senkronize, tüm kurum kuruluşların bir araya geldiği, paydaşların daha katkı koyabildiği bir şekilde yürütülmesi olduğunu belirtti.

Hükümet olarak bu gibi çalıştayları hep desteklediklerini ve desteklemeye devam edeceklerini dile getiren Çavuşoğlu, deprem döneminde de “Öğrenci Adası Kıbrıs” vizyonuna uygun şekilde bir tutum sergilendiğini kaydetti. Çavuşoğlu, isteyen öğrencilere kayıt dondurma, uzaktan öğretim görme gibi olanaklar sağlandığını, yüz yüze eğitim görmek isteyenlere destek verilmesi konusunda da gerekli çalışmaların yapıldığını anlattı.

Çavuşoğlu şu anda deprem bölgesinde olan öğrencilerin büyük bölümünün kayıt yaptırma motivasyonu olduğunu da kaydetti.

-Kar: “Araştırma ve geliştirme toplumsal beklentilere uygun yönetilmeli”

Yüksek Öğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) Başkanı Prof. Dr. Muhsin Kar da etkinlikte bir konuşma yaptı.

Kar, depremlerde yaşamını yitirenlere rahmet yaralılara şifa dileyerek, birlik ve beraberlik ve devletin gücüyle yaraların sarılacağını belirtti

Kar, teknolojik gelişmeler, yükseköğretimin kitleselleşmesi ve küreselleşme gibi değişimlerin yükseköğretimi derinden etkilediğini söyleyerek, bu gelişmelerin kalite tartışmalarını da beraberinde getirdiğini kaydetti.

Yükseköğretimde kalite konusunda Avrupa’dan örnekler veren Kar, denetim mekanizmalarını anlattı.

Eğilimlere göre değişimin değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Kar, araştırma ve geliştirmenin toplumsal beklentilere uygun yönetilmesinin önemine işaret etti.

Uluslararası yeterlilik ve akreditasyonun önemine vurgu yapan Kar, Türkiye’den örnekler vererek, sistematik ve uluslararası standartlara uygun denetimlerin yapılmaya başlanma sürecini anlattı.

KKTC ile iş birliğine yönelik protokoller imzalandığını anımsatan Kar, yol haritası oluşturulduğunu kaydetti.

Sahip oldukları bilgi ve tecrübeyi YÖDAK ile paylaşma ve destekleme çabası içinde olacaklarını söyleyen Kar, kalite ve güvenliği artırma, KKTC’ye özgü kalite güvence sistemi geliştirme, kalitede sürdürülebilirliği artırma hedefinde oldukların ifade etti.

Kar, çalışmaların KKTC’nin kaliteli yüksek eğitim adası olmaya katkı koyacağına inanç belirtti.

- Avcı: “Yükseköğretim bu ülkenin ana damarıdır”

YÖDAK Başkanı Prof Dr Turgay Avcı, 6 Şubat’ta yaşanan deprem felaketine işaret ederek, İsias Otel hakkındaki dava sürecinin takipçisi olacaklarını dile getirdi.

Deprem bölgesinde 13 bine yakın KKTC üniversitelerinde okuyan öğrenci bulunduğunu belirten Avcı, bu öğrencilerle temasa geçildiğini kaydetti.

Bu öğrencilerin sorunlarına nasıl çözüm bulunabileceği hakkında üniversiteler, hükümet ve Cumhurbaşkanlığı önderliğinde çalışmalar yaptıklarını ifade eden Avcı, birçok üniversitenin bu öğrencilerin bahar eğitim harçlarını, konaklamalarını, iaşelerini üstlendiğini belirtti.

“Yükseköğretim bu ülkenin ana damarıdır” diyen Avcı, yeni akademik yılın buruk da olsa başladığını kaydetti. Avcı, depremzede öğrencilere kayıt dondurma şansı da verildiğini söyledi.

Göreve geldiği günden itibaren kalite konusuna işaret ettiğini söyleyen Avcı, bölgede üniversite sayısının arttığını bunun da beraberinde rekabeti getirdiğini ifade etti, bunun kaliteyi, akreditasyonu, denetimi gündeme getirdiğini anlattı.

Bazı üniversitelerin gerekli akreditasyonları aldığını ancak bazı yeni üniversitelerin atması gereken adımlar olduğunu belirten Avcı, tüm üniversitelerin akreditasyon çalışmalarını yapabilmesi için 2021’de YÖKAK’la bir protokol imzaladıklarını dile getirdi.

-“ Kalite Güvence Ajansı kurulacak”

Bugünkü çalıştay sonucunda bu konuda bir tüzük hazırlanacağını, Kalite Güvence Ajansı kurulacağını belirten Avcı, sürece katkı koyan herkese teşekkür etti. 

Avcı konuşmasının sonunda tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı ve önümüzdeki süreçte kadın rektör sayısının artmasını diledi.

Haber: Doğuş Özokutan- Gözde Süreç Sarı, Fotoğraf: Erol Uysal