banner118

Göz kapak düşüklüğü

Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Atilla Fesli, göz kapağı düşüklüğünün daha çok gençleri vurduğunu söyledi.

23 Mayıs 2019 Perşembe 12:00
101 Okunma
Göz kapak düşüklüğü

Bazen yapısal nedenlerle genç yaşta bile, bazen ilerleyen yaş ve/veya yorucu yaşam tarzı nedeni ile göz kapaklarında oluşan değişikliklerin kişiyi olduğundan daha yıpranmış gösterebildiğini dile getiren Op. Dr. Atilla Fesli, “Bu değişiklikler üst ve alt göz kapaklarında bollaşma, torbalanma, sarkma, alt kapaklarda şişlik (fıtıklaşma), çizgilerde artış, göz kenarlarının aşağı doğru sarkması, morarmalar şeklinde kendini gösterebilir. Bu değişmeler kişiyi hem olduğundan yaşlı, hem de yorgun ve rahatsız gibi gösterir. Ayrıca üst göz kapağındaki aşırı gevşeklik ve sarkma, göz açıklığını daraltarak görme alanının küçülmesine neden olabilir; alt göz kapağındaki aşırı gevşeme ise alt göz kapağının dışa dönmesine yol açarak ektropion denilen bir duruma neden olur ki; bu hem görüntü olarak çok çirkindir, hem de gözde kanlanma ve batmalara neden olarak rahatsızlık verir. Bu gibi durumlarda blefaroplasti ameliyatı kaçınılmaz olur” diye konuştu.

Op. Dr. Atilla Fesli, estetik cerrahinin çok iyi sonuçlar alabileceği bu tabloda uygulanacak yöntem estetik cerrahın tercihine bağlı olmakla birlikte temel olarak şu işlemlerin yapıldığını açıkladı; “Üst göz kapağından mekik şeklinde bir deri-kas tabakası çıkarılarak derideki gevşeme gerginleştirilir. Hastanın ihtiyacına göre göz çukuru içindeki yağlardan bir kısım çıkarmak gerekebilir. Yapılacak işlemler bittiğinde kesi yeri tam  göz kapağı kıvrımına oturtulmuş olacağından oldukça belirsiz bir iz oluşur. Alt göz kapağında tam kirpiklerin altından bir kesi ile girilir, fazlalık kas, göz çukuru yağı, ve gerektiği kadar deri çıkarılır; gerekirse torbalanmayı düzeltmek için kas tabakasına takviye yapılır. Eğer ektropion gelişmişse kama şeklinde bir kısım alt göz kapağı çıkartılır ve gerginlik sağlanır. Kesi dikildiğinde alt kirpiklerin altında yerleşen yara izi zamanla oldukça belirsiz hale gelir. 
Ameliyat sonrası dönemde yapılan sargı ve pansumanlar hastanın dar bir alanda da olsa çevresini görmesine izin vermektedir. İlk 24 saat gözler üzerine buz torbası uygulanması şişlik ve morlukların az olmasını sağlar. Ertesi günü pansumanlar açılır, kişi çok daha geniş bir görme alanına kavuşur ve çok aktif olmayan günlük hayata döner. Göz kapaklarındaki şişlik ve morluklar 5-7 gün devam eder, kişinin mesleğine bağlı olarak bu sürenin dinlenerek geçirilmesi önerilir. Bu sürenin sonunda dikişler alınır ve kişi aktif hayatına dönebilir.

Ameliyat öncesi dönemde 7 günden az olmamak kaydı ile sigara içilmemesi ve aspirin vb kanı sulandıran ilaçlar kullanılmaması çok önemlidir. Bu kısıtlamalar ameliyat sonrası 7 gün devam ettirilmelidir, aksi taktirde yara iyileşmesi olumsuz etkilenir.”

İHA

Son Güncelleme: 23.05.2019 12:27
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.