banner151
banner165

Son yıllarda kamuoyunun ortak görüşü şöyle;

KKTC şimdiye kadar hiç bu kadar kötü yönetilmemişti…

Burada gerekçe olarak da kötü siyaset ve kötü siyasetçiler gösteriliyor!

Böyle bir yorumda bulunulurken elbette salgınla birlikte başlayan ciddi ekonomik sıkıntılar buna bir de dövizdeki rekor artış eklenince ortaya çıkan tabloyu da katmak gerek ama bu kez de vatandaşlar şu yorumda bulunuyorlar;

Şartlar ne kadar ağır olursa olsun ülkeyi yönetenler bu süreçte ne yaptılar, nasıl katkı koydular?

İşte buna katılmamak elde değildir…

Bizim yöneticilerimiz yapılan eleştiriler karşısında hep şu cevabı verdiler;

Yaşanan sıkıntılar sadece bizim değil Türkiye de dahil tüm dünyanın sorunudur…

Hadi Türkiye’yi bir yana koyalım ama dünyanın birçok ülkesi yaşanan krizi çoktan atlaşmış normale dönmüştür!

Tabi ki ülkelerini yönetenler sayesinde…

Peki biz bu süreçte ne yaptık?

Koskocaman bir hiç!

Hele de bu süreçte Türkiye yanımızda olmasaydı, ne olacağımızı tahmin etmek bile korkutucudur…

En önemlisi de ülkemizde yapılan en büyük yanlış, pandeminin getirdiği ekonomik sıkıntıların topluma eşit olarak yansımamasıdır!

Belli bir kesim elini taşın altına koymayıp sırtını devlete dayarken, çoğunluk taşın altında ezilmiş ve bunun da yansımaları özellikle özel sektörde fazlasıyla görülmüştür…

KKTC siyasetinde yaşanan komediyi ibretle izliyoruz…

Siyasetin sefilliğini görüyoruz!

Son yıllarda siyasette kalitenin dip yaptığı bir süreçten geçiyoruz…

Neredeyse ülke halkını düşünen tek bir Allahın kulu yok!

Tek dertleri siyasi rant elde etmek…

Nisap sorunu tam bir kepazelik!

Tek bir milletvekili bile nisabın sağlanamamasını saçma sapan sebepler göstererek darbeleyebiliyor…

Çünkü artık son yıllarda hükümetler genelde koalisyon hükümeti olarak kuruluyor!

Bir-iki milletvekili olan partiler, şımarık vekiller sayesinde ülkeyi kilitleyebiliyor…

Nisap sağlamak filan umurlarında bile değil!

Onlar için toplumsal menfaatlerin de hiç önemi yok…

Bireysel menfaatleri için ülke insanına yapamayacakları kötülük yok!

Maksat bir şekilde mecliste kalsınlar…

O da yetmiyor, bakan olsunlar!

Su tür sakat zihniyetle ülkenin başına geçseler ne yazacak, ne yapacaklar aslında tek bir projeleri bile yok…

Seçim barajı bizde yüzde 5 olduğu müddetçe artık siyasetten beklentimiz yoktur…

Kimse bize çok partili hükümetler demokrasi için önemlidir filan demesin!

Çünkü bunu 4’lü ve 3’lü hükümetler döneminde hep birlikte gördük ve yaşadık…

Geldiğimiz nokta ortadadır!

Çoklu hükümetlerde pazarlıklar daha hükümet kurulmadan önce başlar…

Önce bakanlık, sonra kurumların dağıtılmasında kimsenin ülke yararını düşündüğü filan yoktur!

Hangi önemli bakanlık ve kurumları alacaklar, buralardan siyasi rant elde edecekler, toplumun geneline değil partinin kazanması için mücadele ederler…

Düşünsenize bir kere, iki vekilli bir parti birisi bakan diğeri kurumlardan sorumlu olarak anlaştılar ancak menfaatlerde ters düşünce, koptular yeni parti macerasına girdiler!

Yine üç vekilli başka bir parti iki bakanlık alıyor, birisi işimi özledim diye bakanlıktan istifa ediyor sonra yine geri dönüş yaparak insanların gözünün içine bakarak siyasetin rezilliğini gözler önüne seriyor…

Sonuç ne olursa olsun barajın bu kadar düşük tutulması ülke siyaseti ile siyasetçisinin kalitesini hep aşağılara düşürmüştür…

Bu hastalığın reçetesi ise barajın mümkün olduğu kadar yüksek tutulması ve hükümetlerin tek ya da en fazla iki partiden oluşmasıdır!

İktidara gelen eğer icraat yapamazsa gider yerine yenisi gelir…

Ülke de birkaç makam sevdalısı, şımarık ve kendini Hint kumaşı zannedenlerden kurtulur!

Bu kadar basit…

MESAJ KUTUSU

Sayın Faiz SUCUOĞLU, kurultay öncesi daha şimdiden muhalefet partileriyle bir takım görüşmeler yaptığınız ve erken genel seçim yerine icraat hükümeti kurma teklifinde bulunduğunuz konuşuluyor. Bu konuda detaylı bir açıklama yaparsanız en azından yanlış anlaşılmaların da önünü kesmiş olursunuz!

Sayın Erhan ARIKLI, UBP kurultayında genel başkan adayı olanlarla ilgili olumsuz görüşleriniz hep UBP’yi hem de sizin partiden bazılarını fena halde rahatsız etti. Yani illa ki başka partilerin iç işlerine karışmak zorunda mıydınız? Bu sıralar siyasi olgunluk göstermek sizin de yararınıza olacaktır…

Sayın Mehmet HARMANCI, bazı CTP’li dostlar aradı yerel seçimlerde ortak mücadele çağrınızı gayet olumlu bulduklarını ancak bu kez de kendi adaylarının desteklenmesi gerektiğini ifade ettiler. Çok da haksız olmasalar gerek değil mi? Bu konularda en iyisi bir masa başında toplanarak uzlaşı aramaktır…

Sayın Gürsel SEKMEN, DP Güzelyurt ilçe başkanı olarak bölgede önemli gelişmeler yaşandığı hatta küskün üyelerin bile geri dönmeye başladıkları konuşulmaya başlandı. Bu arada partiden uzaklaşan bir kurmaya sırf bu nedenle plaket takdim edeceğinizi de duyduk, bu kadar mı zarar verdi partiye yani!

Sayın Fuat NAMSOY, Haziran ayında yapılacak olan yerel seçimlerde Lapta’dan yeniden belediye başkan adayı olacağınız söyleniyor. Yani tam da emekliliğe alışmışken böyle sürpriz karar üretmek de nereden çıktı? Siyaset kana bulaşınca bir daha kolaylıkla çıkmıyor değil mi? Hadi bakalım hayırlara vesile olsun…

Sayın Remzi GARDİYANOĞLU, bir siyasi partiden Lefkoşa’dan hem de birinci sırada adaylık teklifi aldığınızı duyduk. Hekimlerin seçimlerde hayli yüksek şansları var ancak çok fazla da acele etmemek gerek değil mi? Bu konuda büyüklere de danışıp onların görüşlerini almanızda yarar görüyoruz…

Sayın Habil TÜLÜCÜ, UBP kurultayında sizin Saner’e tam destek kararınıza rağmen örgüt başkanınızın başka bir adaya destek kararı bölgenizde bir hayli tartışmalara neden oldu diye duyduk. Bu işte bir terslik var ama biz de halen anlamış değiliz!

Sayın Osman KORAHAN, Kalkınma Bankasında esnaf kredilerinin beyan karşılığı verilmesine karşı çıkan kararınız can çekişen küçük esnafta hayal kırıklığı yarattı. Yasal mevzuatlar ne diyor ancak yüzlerce kişinin de son çaresi alacakları bu krediydi…

Sayın Murat GEZİCİ, KKTC’de önemli bir kurultay ardından da genel seçimler var ancak bu kez sanki de adada kamuoyu çalışması yapmayacaksınız gibi geldi bize. Oysa bir iki anket çalışması yapıp ortalığı eskisi gibi kaldırabilirdiniz…

Sayın Ferhat ERİŞİR, pek kıymetli validenizin vefatını üzüntü ile öğrendik. Merhumeye tanrıdan rahmet size ve tüm aileye sabırlar dileriz. Allah geride kalanlara sağlıklı uzun ömürler nasip etsin…

Sayın Tahsin ERTUĞRULOĞLU, Trabzon bozgununu siz de hakeme yüklediniz ya artık diyecek bir şey bulamıyoruz. Gole giden ve rakip oyuncuyu düşüren futbolcuya kırmızı yerine çikolata hediye edecek değildi ya…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161

banner168

banner162

banner169

banner50

banner68

banner164

banner146