Özersay yaptığı yazılı açıklamada, “Alçak orman arazileri konusunda bu ülkede bir yasa var, her isteyen kafasına göre dilediğini yapamaz. Yasaya göre bu araziler konusunda esas ilgili bakanlık Tarım Bakanlığıdır, bazı açılardan da yine yasaya göre İçişleri Bakanlığıdır. Şimdi kendilerine soruyoruz, bu iki bakan da Fikri Bey ile aynı görüşte midirler? Fikri Bey bu konuda kamuoyuna açıklama yaparken bu iki bakanın da önceden haberi var mıydı? Onayı var mıydı?” ifadelerine yer verdi.

Özersay açıklamasında, inşaat sektörünün çarpan etkisiyle pek çok yan sektöre ekonomik anlamda olumlu katkısı olduğunu, ancak özellikle gençlerin konut sahibi olabilmeleri için bazı özel düzenlemelerin kaçınılmaz olduğunu vurgulayarak “Özellikle yabancı şirketlerin sınırsız şekilde arazi satın alması ülkemiz açısından bazı riskler içermektedir. Şimdi yabancılara bu kontrolsüz arazi satışlarını sadece seyreden bu "gayrimeşru" hükümete sesleniyorum: Yabancılara sata sata ülke bırakmadınız, yetmedi mi?” dedi.

-“Sayın Ataoğlu kime göz kırpıyor, kime mesaj veriyor?”

HP lideri Özersay açıklamasında, Bakan Fikri Ataoğlu’nun alçak orman arazileriyle ilgili açıklamasında birilerine göz kırptığını, mesaj vermeye çalıştığını iddia ederek “Alçak orman arazileri konusunda Fikri Bey ya birileriyle temasta ya da birileri kendisiyle temasa geçsin diye göz kırpıyor, mesaj veriyor. Açıklamaların altından kötü kokular geliyor, bu konularda yasaya göre konuşması gerekenler susarsa arka planda başka pazarlıkların olduğu akla gelir” ifadelerini kullandı.

Üstel: “Göçmenköy ve Gönyeli’den de istikrara onayı aldık, gücümüzü artırdık” Üstel: “Göçmenköy ve Gönyeli’den de istikrara onayı aldık, gücümüzü artırdık”

Özersay, ayrıca bir yıl önce “gayrimeşru bir hükümet” kurulurken sonradan telafisi mümkün olmayan zararların yaşanacağı uyarısını yaptıklarını ancak ana muhalefet partisi CTP’nin bunu dikkate almadığını ve olağan muhalefet yöntemleriyle yoluna devam etmeyi tercih ettiğini vurgulayarak “İşte tam da bu nedenle bugün bu gayrimeşru hükümet olağanlaştırılmış ve tüm bu peşkeş uygulamaları da genel anlamda kanıksanmaya başlamıştır” dedi.

Özersay açıklamasında şunlara da yer verdi:

“Alçak orman arazileri konusunda Fikri Bey ya birileriyle temasta ya da birileri kendisiyle temasa geçsin diye göz kırpıyor, mesaj veriyor. Oysa yürürlükte bulunan ve alçak orman arazilerinin kiralanmasını düzenleyen yasaya göre ilgili bakanlık Tarım Bakanlığı. Aynı yasaya göre hak sahiplerinin kira bedellerini belirleyecek komisyon İçişleri Bakanlığı ve Tarım Bakanlığı yetkililerinden oluşuyor. Fikri Beyin bu açıklamalarından bu iki bakanın bilgisi, haberi, onayı var mı? Onlar dut yemiş bülbül misali iki gündür bir kelam etmediler, konuşmayacaklar mı? Yasaya göre kendi yetki alanlarında olan bu konuda Fikri Beyle hemfikir midirler?

Alçak orman arazilerine dair açıklamaların altından kötü kokular geliyor, bu konularda yasaya göre konuşması gerekenler susarsa arka planda başka pazarlıkların olduğu akla gelir.

Halk iradesi yok sayılarak ülkedeki demokratik teamüller ayaklar altına alınarak hükümet kurulmasına göz yumarsanız, Meclis'te birlikte yasa komisyon çalışması yapıp sanki her şey normalmiş gibi davranırsanız sonradan telafisi mümkün olmayan, geri dönüşü olmayan bu türden peşkeşler söz konusu olduğunda şaşırmamalısınız. Bu yağmanın her alanda yaşanacağı uyarısını bir yıl önce yaptığımızda ciddiye almayanlar aslında bu gayrimeşru hükümeti normalleştirmiş oldular ve bu da yağmanın ve talanın kanıksanmasını beraberinde getirdi.”

Editör: Haber Merkezi