Anayasaya yeni bir madde olarak eklenmesi düşünülen “Çocuk Hakları” ile
ilgili maddenin içi meclisteki oylama esnasında boşaltılarak şu anda anlamsız
bir hale getirilmiş bulunmaktadır.
Bu yeni madde konusunda ortaya atılan “eğer bu anayasa değişikliği
gerçekleşmez ise ıslahevi ve çocuk mahkemeleri kurulamayacaktır” şeklindeki
söylemler gerçeği yansıtmadığı gibi halk nezdinde bir akıl tutulması ve algı
hatası yaratarak insanları evet demeye yönelten yanlış bir propagandanın
ürünüdür. Anayasanın mevcut 155. maddesi açıkça çocuk (ihitisas)
mahkemelerinin kurulabilmesine imkan verirken yine Anayasanın 140. maddesi
de çocukların yargılanmasına ilişkin bir düzenleme içermektedir. Kaldı ki
yürürlükteki yasalara göre de bugün ıslahevinin kurulmasına hiçbir engel
bulunmamaktadır. Görüleceği üzere mevcut hukuki düzenlemeler ıslahevinin
yapılmasına, çocuk mahkemelerinin kurulmasına ve çocuklara özgü yargılama
sisteminin tesis edilmesine zaten imkan vermektedir, ve bu hususlarda anayasa
değişikliği yapılmasına hiç de gerek yoktur.
Esas olarak üzerinde durulması gereken bir başka konu ise meclisteki oylama
esnasında Çocuk Hakları maddesi üzerinde partilerin oynadığı tırpanlama
oyunudur. Partilerin önce altına imza atarak halka gösterdikleri öneri
paketindeki Çocuk Hakları maddesi ile şimdiki son hali arasında dağlar kadar
fark vardır. Çocukların evrensel hak ve özgürlüklerini ortaya koyan ve bu
düzenlemede esasen olması gereken bir çok bölüm son dakika oyunları ile
mevcut maddeden çıkartılmıştır. 16 Nisan tarihli öneride yer alan “Çocukların
eşitliği”, “Çocukların her türlü “ayrımcılığa maruz kalmaması”, “Çocukların
düşünce, vicdan ve din özgürlüğü”, “Çocukların ifade özgürlüğü”, “Mülteci
çocukların hakları” ile ilgili bölümler oylama esnasındaki pazarlıklar sonucunda
yok edilip şimdiki metinden çıkartılmıştır.
Şu andaki son şekliyle Çocuk Hakları düzenlemesi önemsiz, cılız ve göstermelik
bir anayasa maddesine dönüştürülmüştür. Çocuklarımız için büyük öneme sahip
olan temel hak ve özgürlüklerin tırpanlanıp, dışlanmasıyla kuşa çevrilmiş olan
bu maddenin övünülecek herhangi bir yanı kalmamıştır.
Önce koyup sonra da attıkları ve çocuklarımıza bu temel hak ve özgürlükleri
layık görmeyen siyasi anlayış karşısında referandumda hayır diyerek bu
yapılanları onaylamamak çocuklarına saygı duyan her ebevyenin görevi
olmalıdır.
HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ HAREKETİ
(a).