banner152
banner151

"İşten durdurmaların yasaklanması doğru değil"

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nun Covid 19 salgınının yarattığı koşulları ve ekonomik durumu değerlendirilmesine ilişkin oturumu devam ediyor.

28 Nisan 2020 Salı 17:34
"İşten durdurmaların yasaklanması doğru değil"

Siyasi parti başkanlarının ardından ilk sözü DP Milletvekili Serdar Denktaş aldı. Serdar Denktaş, devleti korumanın birinci yolunun devlet içindeki her canlıyı korumaktan geçtiğine işaret ederek, Maliye’nin korunmasını hedef alarak bu korumanın yapılamayacağını savundu.

Yapılması gereken ilk şeyin, Cumhurbaşkanı ile hükümet ilişkisini, sonrasında da yerel yönetimlerle ilişkileri düzenlemek gerektiğini belirten Denktaş, hayat pahalılığının aşağıya çekmek için herhangi bir adım atılmamasını da eleştirdi. Denktaş, açılımdan bahsedildiğini ancak mevcut gelirler geçmiş mükellefiyetlerin karşılanmasının mümkün olmadığını söyledi.

İşten durdurmaların yasaklanmasının doğru olmadığını ifade eden Denktaş, bu yaklaşımın doğru bir sonuç yaratmayacağını kaydetti.

Denktaş, belediyelere verilen desteğe de son verilerek, hizmetlerin devamının sağlanmasına ve halkın biriken mükellefiyetlerinin zora girmesine sebep olunacağını söyledi.

Sıkıntıların nasıl aşılacağının gerçekçi şekilde değerlendirilmesini isteyen Denktaş, açılım için adım atıldığı anda salgının kontrol altında tutulması için gereken tedbirlerin ihmal edilmemesinin önemine işaret etti.

NAMİ

CTP Milletvekili Özdil Nami, tüm dünya ekonomilerinin daralmaya gittiğini, bu daralmanın ekonomide yarattığı tahribatı telafi etmek için imkanı olan ülkelerin rezerv kullandığını, başarabilenlerin para bastığını ya da borçlanmaya gittiğine dikkat çekti. Nami, bizde ise ilk iki seçeneğin zaten olmadığını ancak Başbakan Ersin Tatar’ın da 3. seçeneği yapmaktan kaçındığını savundu.

Nami, yaşanan ekonomik tahribatla ilgili öngörüyü merak ettiğini söyleyerek, yaşanan krize bağlı kayıplara değindi ve başbakanın “önümüzü göremiyoruz ifadesinin” doğru olmadığını çünkü şu anki noktada somut bir planın öngörülmesi gerektiğini belirtti.

Şu an uygulanan tedbirlerle ekonomiyi ayakta tutmanın mümkün olmadığını dile getiren Nami, kaynak yaratılabileceğini; Merkez Bankası’yla yeni toplantılar yaparak, yeni fonlar yaratılabileceğini ve bunların açılım sonrası toplanacak vergilerle ödenebileceğini söyledi. Nami, “Aksi durumda korunan sadece devlet olacak” dedi.

Türkiye ile diyaloğun sadece “para istiyoruz” noktasında kalmaması gerektiğini, temel meselenin Türkiye dışında TL kullanan tek ülke olarak bu konuyu masaya yatırıp, KKTC’ye gelecek mallar için yeni bir para birimi anlaşması gerektiğini anlatmak gerektiğini savundu.

İstihdamı koruyan bir politikaya ihtiyaç olduğunu çünkü muazzam bir işsizlikle karşılaşılacağını kaydeden Nami, temin edilecek fonlarla yerli çalışan desteğini arttırmayı öngören çalışmalar yapılması gerektiğini belirtti.

Nami, Kıb-Tek’in şu an AKSA’ya 2 yüz milyon lira civarında borcu olduğuna işaret ederek, daha düşük faizle borç alınabileceğini söyledi.

ÇELER

TDP Milletvekili Zeki Çeler de konuşmasında, hükümetin çalışmalarının, geçmişteki günü kurtarmaya yönelik icraatlardan doğan boşlukların kapanmasından öte bir şey olmadığını belirtti.

Çeler, sigorta gelirleri toparlanamazsa ödemelerin yapılamayacağına işaret ederek, Türkiye’den gelmesi beklenen kaynağın gelmemesi halinde ne yapılacağını konuşmak gerektiğini kaydetti.

Salgınla birlikte alevlenen kamu-özel tartışmalarına da değinerek, özelde istihdama talep olmamasının mevcut yasaların uygulanamamasından kaynaklandığını kaydeden Çeler, yerel istihdamın teşvik edileceği yasal düzenlemeler ve uygulamaların şart olduğunu söyledi.

Çeler, bin 500 TL’lik maaş desteği uygulamasının adil olmadığını belirterek, destek belirlenirken insanların medeni durumlarına, çocuk sahibi olup olmadığına ve maaşına bakmak gerektiğine işaret etti. Hakkı olmadan başvuranlar bulunduğuna dikkat çeken Çeler, hem başvuranları, hem de ödeyenlerin duyurulması gerektiğini kaydetti.

Zeki Çeler, konuşmasının sonunda muhalefetin önerilerinin dikkate alınmadığı eleştirisini yineleyerek, ılımlı muhalefetlerine son vereceklerini belirtti.

ŞAHALİ

CTP Milletvekili Erkut Şahali, rakamlara ve verilere dayanarak değerlendirmeler ve konuşmalar yapmak gerektiğini belirterek, maliye konusundaki rakamlara ve bakanlığın seyir defterine ulaşmada zorluk çektiklerini söyledi.

Şahali, salgın başladıktan sonra ayrılan 30 milyon TL’lik kaynağın sadece 3’te birinin harcandığına işaret ederek, esas harcamanın henüz yapılmadığını kaydetti.

Sıcak paranın piyasaya akmamasından dolayı piyasada büyük bir daralmanın sözkonusu olduğunu belirten Şahali, hükümetin bu konuda üstüne düşeni yapması gerektiğini söyledi. Şahali, inşaat sektörünün, gereken adımlar atılarak, can simidi haline getirilebileceğini ancak kalıcı çevre sorunları yaratmamaya da özen göstermek gerektiğini belirtti.

Erkut Şahali, kriz ortamı fırsat bilinerek, ekonominin düzelmesi için kalıcı ve yapıcı değişiklerin yapılabileceğini kaydetti.

Şahali, Kıb-Tek’in AKSA’ya olan borçlarına da değinerek, derhal ve hemen bu borcun ödenmesi gerektiğini, bu yapılmıyorsa ortada çok ciddi bir suistimal olduğunu savundu.

Dünyadaki akaryakıt fiyatlarındaki yüzde 40’lık gerilemeye de değinen Şahali, hükümetin bu konuda ne yaptığını sordu.

Şahali, Türkiye’nin verdiği para konusunda, anlaşmalarda yer almayan kaynak aktarımından söz edildiğini ileri sürerek, bu konuda sansasyonel açıklamalardan kaçınmak gerektiğini belirtti.

TOROS

CTP Milletvekili Fikri Toros, pozitif vakaya rastlanmamasının, sektörlerin açılması konusunda umut olduğunu ancak test oranının ve pandemi hastanesi yapılmamasının başlıca kaygı kaynağı olmaya devam ettiğini belirtti.

Toros, yeniden açılmaya dair çalışmaya CTP’nin dahil olmadığına işaret ederek, bu durumlarda dayanışma çağrısı yapan hükümetin bir kez daha çeliştiğini söyledi.

Tüm sağlık önlemleri alınarak yeniden kapanma olasılığının ortadan kaldırması gerektiğini kaydeden Toros, işsizlik ödeneğinden yapılan kesintinin doğru olmadığını belirterek, takasta yaşanan sorunları asgariye indirecek çağrılar yapılması önerisinde bulundu.

Toros, iç borçlanmayı ötelemeyi ve borcu borçla kapatma önerisi yapılmasını eleştirdi.

Fikri Toros, ekonomideki krizin yapısal değişikliklerle giderilebileceğini belirterek, salgın öncesinde var olan sorunların ortadan kalkmadığından yeni dünya düzenine uyum sağlamak için sektörlerin yeniden şekillenmesi gerektiğini kaydetti.

HASİPOĞLU

UBP Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu, korona virüsle ilgili zor sürecin hükümetin önlemleri sayesinde başarıyla atlatıldığını söyledi.

Sağlık Bakanının süreci iyi yönettiğini ancak bakana haksız eleştiriler yapıldığını ifade eden Hasipoğlu, birçok sağlıkçının ve başhekimin bakanın başarısı konusunda kendisiyle aynı görüşte olduğunu belirtti.

Son 10 gündür ülkede hiç pozitif vaka olmadığına işaret eden Hasipoğlu, KKTC’nin ölüm oranı en düşük ülkeler sıralamasında olduğunu vurguladı.

Hasipoğlu, “Bizim bu verileri pazarlamamız gerek. İzolasyon altında yaşayan Kıbrıslı Türkler bunu benimsedi ve başarı öyküsüne dönüştürdü. Bunu dünyaya duyurmalıyız. DSÖ’ye üye olmak için adım atmalıyız” şeklinde konuştu.

Korona virüsün yayılmasını engellemekteki başarının herkese ait olduğunu ifade eden Hasipoğlu, bu başarının hijyenik bir ülkeye yaratmada da kullanılabileceğini, “hijyenik ülke- korona virüsten arınmış ülke” kavramının turizm ve ekonomi için önemli olduğunu söyledi.

DERYA

CTP Milletvekili Doğuş Derya, açılımdan önce yapılaması gerekenleri sorgulayarak, hala bilinmeyen çok etken olduğunu ve geçen hafta sordukları sorulara hala cevap alamadıklarını kaydetti.

Derya, yapılan testlerle ilgili çelişkili ifadelere de değinerek, “Bilim Kurulu, Tabipler Birliği ve DSÖ açılın diyemezken ve denetimi kimin sağlayacağı belli değilken açılımdan nasıl söz edebilirsiniz?” dedi.

Elzem olan görevini yerine getirenler hasta olursa, devletin tedaviyi yapıp yapmayacağını soran Derya, açılım sonrası yapılacak ödemelerin nasıl yapılacağının da açıklanmasını istedi. Derya, 10 günlük periyodlarla çalıştırılmanın da yasal olmadığını söyledi.

Derya ayrıca alınan kararlara ilişkin düzenlemelerin de yapılmadığı eleştirisinde bulundu.

İç borçlanmanın hastane ve sağlık sektörü için önerildiğini dile getiren Derya, Başbakan Tatar’ın geçmişte maaşını alamadığı için borcunu ödeyemediğiyle ilgili basın açıklamalarını hatırlattı.

Derya, “Maliyeci perspektifiyle ekonomi yönetilemez” dedi.

USAR

CTP Milletvekili Sıla Usar İncirli, bilimin ve siyasetin birbirine en çok ihtiyaç duyulan günlerden geçildiğini söyleyerek, yeni vakaların çıkmamasının sevindirici olduğunu belirtti.

Hazırlıklı olunmadığından erken kapanmanın ve halkın da buna uyum sağlamasının, bu sonuçta etkili olabileceğine işaret eden İncirli, ülkelerin saha çalışmasıyla belirtisiz hastalarını tespit ettiğini ve bunun da gelecek için bilinmesi gerektiğini söyledi.

Hükümetin dediği gibi şu an steril hale gelindiyse, bunun açılımla kırılmasının çok kolay olacağını kaydeden İncirli, “Bağışıklık yüksekse, önümüz görmek daha kolay olacak” dedi.

İncirli, saha çalışmasının acilen hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayarak, bunları bilemeden adım atmamak gerektiğini söyledi.

PCR cihazlarının arttırılması ve laboratuarların geliştirilmesini talep ettiklerini hatırlatarak, gelişmeleri sıralayan İncirli, böyle dönemlerde ortak akla ihtiyaç olduğunu ifade etti.

İncirli, sağlık çalışanlarıyla sahada çalışanların taramalarının da acilen tamamlanması gerektiğini ifade ederek, tüm yöntemleri kullanmadan uluslararası örgütlerin bizi dikkate almayacağını söyledi.

Sadece PCR sonuçlarına bakarak pozitif vaka kaydetmenin doğru bulmadığını dile getiren İncirli, hastalığı geçirip atlatmış olanların da tespit edilebileceğini belirtti.

Ülkede gerçekten rekorlara girecek bir başarı varsa ikinci dalganın hazırlıklarının da tamamlanması gerektiğini kaydeden İncirli, ülkeye gelen tıbbı malzeme miktarının ve kimlere dağıtıldığının da bilinmesi gerektiğini söyledi.

İncirli,  Sağlık Bakanlığı’nın Nakil Kurulu toplanmadan nakil yaptığına ilişkin söylemlerle ilgili de bilgi istedi.

ANGOLEMLİ

TDP Milletvekili Hüseyin Angolemli de konuşmasında, geçmişte ABD’de İspanyol gribiyle ilgili KKTC benzeri vakasız yerler olduğunu ve bunun rehavetine kapılarak önlemlerin yumuşatılmasından dolayı 2. dalgada büyük kayıplar yaşandığını belirterek, önlemlerin kaldırılması konusunda aceleci olmamak gerektiğini söyledi.

Angolemli, geçmişte narenciye ve patatesin lokomotif sektör olduğunu, sonrasında turizm ve eğitimin öne çıktığını ancak bugün gelinen durumda tarıma dönmek gerektiğini belirtti.

Halkın gıdalara güveninin, Hal Yasası’nın tamamlanması ve sağlıklı tarım ürünleriyle sağlanabileceğini, ambargoların bile kırılabileceğini kaydeden Angolemli, tarımın gelişmesi için çeşitli önerilerde bulundu.

Angolemli, tarım altyapısının da bir an önce güçlendirilmesini istedi.

ÖZDENEFE

CTP Milletvekili Fazilet Özdenefe de konuşmasında, hükümet tarafından alınan kararların bir yap-boza dönüştüğünü iddia etti.

Hükümet yetkililerinden hangi sektörün ne zaman açılacağına ilişkin kararlar henüz alınmadı açıklaması yapılırken, sektör temsilcilerinin randevu almaya ve reklam vermeye başladığına işaret eden Özdenefe, bu kaosun, hükümetin ne yaptığını bilmemesinden kaynaklandığını savundu.

Özdenefe, Meclis’in kısıtlı da olsa çalışmaya başladığını ancak Bakanlar Kurulu’nun, bütün Anayasal hakları ayaklar altına alarak, yasa gücünde kararnamelere hazırlamaya devam ettiğini söyledi. Özdenefe, “Bugün herkes elini taşın altına koydu ancak Maliye Bakanlı hala elini taşın altına koymadı. Kovid 19 ile mücadele için ayrıldığı söylenen kaynak ortada. Ne yapıldı? Yapılacak? Bilmiyoruz” dedi.

Fazilet Özdenefe, sorular ve konuşulan konulara gerekli cevap verilmeyip, izahat yapılmadığını ancak Bakanlar Kurulu’nun sürekli toplanıp, kararlar aldığını ve yasa gücünde kararnameler ürettiğini savundu.

Özel sektör kısmen açılsa da okullar açılmayacağı için çocuk bakımı konusunda bazı sıkıntılar yaşanacağını ve özellikle kadınların büyük mağduriyet yaşayacağını kaydeden Özdenefe, bu konuda alınan karar varsa veya ne yapılması planlanıyorsa açıklanmasını istedi.

ŞAHİNER

CTP Milletvekili Salahi Şahiner de konuşmasında, salgının ekonomik boyutlarının, salgının kendisinden çok daha tehlikeli olabileceğine işaret etti.

Ekonomik ilişki içinde olunan ülkelerde beklenen yüzde 6’lık daralmanın hayat pahalılığını da beraberinde getireceğini kaydeden Şahiner, girdi maliyetlerinin artmasının ihracat-ithalat arasındaki makasın daha da daralması anlamına geleceğini belirtti.

Şahiner, öğrenci sayısında düşüş beklendiğinden üniversitelerin de olumsuz etkileneceğini kaydetti.

Salahi Şahiner, salgından en çok etkilenecek sektörlerin başında gelen turizmin, özellikle uçak bileti fiyatlarında beklenen artıştan da olumsuz etkileneceğini söyledi.

Şahiner, girdi maliyetlerinin artmasından dolayı tarımsal üretim ve hayvancılık sektörünün de sıkıntıya düşebileceğini belirtti.

Kıb-Tek’in AKSA ile sözleşmesine de değinen Şahiner, oldukça pahalıya mal olan bu elektrik ihtiyacının Kıb-Tek tarafından üretileceği koşulların bir an önce oluşturulması gerektiğini kaydetti.

Pandeminin dünya genelinde ekonomik bir daralmaya neden olacağına işaret eden Şahiner, IMF’nin özellikle kaynak sıkıntısı çeken ülkelere ilişkin önerilerinin dikkate alınabileceğini söyledi.

Son Güncelleme: 30.04.2020 09:00
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner130

banner146

banner50

banner68

banner40