banner152
banner151

GÜVENLİ GIDA İÇİN ORGANİK TARIM ŞART

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Sekreteri Suphi Hüdaoğlu, zehirli sebze ve meyvelerin insan sağlığı açısından son derece zararlı olduğunu belirterek, güvenli gıda için etiketlendirme sistemi ile organik tarıma geçilmesi gerektiğini kaydetti.

24 Ocak 2015 Cumartesi 15:11
GÜVENLİ GIDA İÇİN ORGANİK TARIM ŞART
 Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Sekreteri Suphi Hüdaoğlu, zehirli sebze ve meyvelerin insan sağlığı açısından son derece zararlı olduğunu belirterek, güvenli gıda için etiketlendirme sistemi ile organik tarıma geçilmesi gerektiğini kaydetti.

TDP’den yapılan açıklamaya göre, basında yer alan haberlere göre Sağlık Bakanlığı’nın 5-17 Ocak tarihleri arasında yaptığı gıda kalıntı analizleri sonucunda Kuzey Kıbrıs’taki yerli sebzelerin dörtte birinde limit üstü zirai ilaç kalıntısına rastlandığını belirten Hüdaoğlu, Devlet Laboratuvarı Dairesi’nin analizi sonucunda taze fasulye, pazı, salatalık, maydanoz, ihraç edilen enginar, marul ve pancar gibi ürünlerde limit üstü pestisit kalıntısı saptandığını kaydetti.

Toplumun yıllardır özellikle, kanser, kalp, şeker, triot ve hormon gibi birçok hastalıkla boğuştuğunu, bunun en önemli nedenlerinin başında da gıdalarda kullanılan zehirlerin (pestisit) geldiğine dikkat çeken Hüdaoğlu, bu sorunun yıllardır yaşanmasına rağmen maalesef gerekli önlem ve tedbirlerin alınmadığını savundu.

Sertifikalandırma ve etiketlendirme ile ilgili yasaların uygulanmasında sorunlar olduğu gibi, hükümetin organik tarımla ilgili bir politikası olmadığını öne süren Hüdaoğlu, bu şartlar altında toplumun sebze ve meyveleri endişe içinde tükettiğini kaydetti.

Tarladan sofraya kadar belgelendirme ve sertifikalandırma işlemlerinin yapılması gerektiğini, Kuzey Kıbrıs’ta da bunu uygulamak için şartların uygun olduğunu belirten Hüdaoğlu, “Satılan meyve-sebze kimin tarafından üretilmiştir. Hangi tarihte hangi ilaçlar kullanılmıştır, ne zaman hasat edilmiştir. Bunları içeren etiket olmalıdır. Böylece hem üretici ile tüketicinin sağlığı korunmuş olur, hem de üreticinin ürettiği ürünün katma değeri yükselir” ifadelerini kullandı.

Bu konuda TDP olarak yıllardır “Güvenli Gıda” ilkesini savunduklarına vurgu yapan Hüdaoğlu, güvenli gıdanın ancak her aşamada kontrol ile olabileceği uyarısında bulundu.

“KUZEY KIBRIS ORGANİK TARIM MARKASI OLABİLİR”

TDP Genel Sekreteri Suphi Hüdaoğlu, güvenli gıda için en doğru uygulamanın etiketlendirme ve organik tarım olacağını belirterek, organik tarıma geçilmesi gerektiğini kaydetti ve “Kuzey Kıbrıs Organik Tarım markası olabilir” dedi.

Avrupa’da nüfusu milyonlar olan ülkelerde % 75-80 oranında organik tarım yapılırken, Kuzey Kıbrıs’ta bu oranın binde olarak ifadelendirildiğini, halbuki Kıbrıs gibi küçük ölçekli ülkelerde bunun çok daha kolay olacağını belirten Hüdaoğlu, organik tarıma geçilmesinin yalnızca tarım için değil, aynı zamanda turizm ve ekonomi için de artı bir değer olacağını vurguladı.

CTP/DP-UG Hükümeti’nin bu konuyu içselleştirerek ve önem vererek proje üretmesi gerektiğini kaydeden Hüdaoğlu, TDP olarak bu projenin her basamağında katkı koymaya hazır olduklarını açıkladı. Hüdaoğlu, ayrıca toplumun da bu konuda hükümete baskı unsuru olması gerektiğini kaydetti.
Son Güncelleme: 24.01.2015 15:13
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Emine Solyalı 2015-01-25 00:13:41

biz de organik tarım olması için çok uğraş veriyoruz suphi bey ama maalesef birçok bölgemizde bu mümkün olmuyor. okadar çok hastalık ve zararlı var ki bunlarla mücadele yapmadan olmaz.siz beşeri ialçlarında insanlar için ne kadar tehlikeli olduğunu bilmenize rağmen tedavi için vermek zorunda oluyorsunuz.bizler de öyle.bu ara ülkemizde havaların yağışlı gitmesinden oluşan nemden dolayı mantari hastalılar arttı ve bunlarla mücadele edilmezse ürünün tümü kaybedilebilir.bu yüzden de her tarladan örnek alıp temiz olanların piyasaya sürülmesine diğerlerinin de peyderpey analiz ettirilerek temizlenelerin hasadına izin veriyoruz.sadece bir haftalık bir raporun sonucunu ülkemizdeki tüm sebze ve meyve kirlidir diye ilan etmek üreticimizin binbir emek ve titizlikle ürettiği ürününe haksızlık olur.ülkemiz öyle sandığınız gibi kirli değildir.2014 yılı 12 aylık dönemin sonucunda bindan fazla tarladan alınan örneklerde kirlilik oranı %3 ün altındadır.

Avatar
Emine Solyalı 2015-01-25 00:22:25

organik tarım konusunda biz de çok uğraş veriyoruz suğphi bey ama tarımla uğraşan herkes bilir bir ülkenin tüm tarımını organik tarım yapmak mümkün değildir. üstelik bu kadar hastalık ve zararlı varken.beşeri ilaçların da çok tehlikeli olduğu bilinmesine rağmen tedevi etmek için siz de yazıyorsunuz.bizm de son günlerdeki yağışlardan dolayı sebzelerimide birçok mantari hastalık oluştu bunlarının tedavi için pestisit kullandırmamız gerekir.sofraya ilaçlı ürün çıkmaması için de tümünü kontrola aldık.son bir haftalık sonuçlara bakıp tüm sebzeyi kirli ilan etmek büyük emek ve titizlikle bunları üreten üreticilerimize haksızlık olur.merak etmeyin herşey kontrolumuz altındadır.analizi yapılammaış bir ürünün piyasasya çıkmaması için tüm gayretimizi gösteriyoruz.2014 yılıda 12 ayda binden fazla analiz yaptırdık ve kirlilik oranımız % 3 ün altında .sanıldığı kadar kirli değildir sebzelerimiz ve meyvelerimiz.

banner155

banner130

banner146

banner50

banner68

banner40