banner152
banner151

"EGEMENLİK HAKKIMIZ TANINMAZSA HERKES KENDİ YOLUNA"

EROĞLU: “15 KASIM 1983 KIBRIS TÜRK HALKININ HEP GURUR VE ONUR DUYACAĞI VAROLUŞ VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİNİ DEVLET KURARAK TAÇLANDIRDIĞI TARİHİ BİR GÜN”

14 Kasım 2016 Pazartesi 18:05
 3. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, 15 Kasım 1983’ün Kıbrıs Türk halkının hep gurur ve onur duyacağı varoluş ve özgürlük mücadelesini devlet kurarak taçlandırdığı tarihi bir gün olduğunu belirtti.

3’ncü Cumhurbaşkanı Eroğlu, 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı nedeniyle mesajı yayımladı.

Eroğlu, mesajında, Kıbrıs Türk halkının Ada Yunan olmasın, başı dik özgür ve kendi idaresinde yaşasın diye 1878’den Anavatan Türkiye’nin garantörlük hakkını kullanarak 20 Temmuz 1974’te adaya askeri müdahalesine kadar tarihte eşi benzeri az görünen bir varoluş, özgürlük mücadelesi verdiğini kaydetti.

Kıbrıs Türk halkının 1974 ve sonrasında ise bir taraftan yaralarını sardığını, gelişme çabası içine girdiğini, diğer taraftan Rum komşularıyla tarihsel haklarını koruduğu bir antlaşma arayışına girdiğini anlatan Eroğlu, “Ama Rum tarafı bu çabaların hepsini boşa çıkarmış, tek hedefinin 1974 öncesine dönüş yolunu açmak olduğunu net bir şekilde gözler önüne sermiştir” dedi.

Eroğlu, “15 Kasım 1983 Kıbrıs Türk halkının hep gurur ve onur duyacağı varoluş ve özgürlük mücadelemizi devlet kurarak taçlandırdığımız tarihi bir gündür” diyerek, bu noktaya gelinceye kadar verilen mücadeleyi asla unutmamak gerektiğini kaydetti.

Eroğlu mesajına şöyle devam etti:“1974 öncesinde sıfır noktasındaydık. Rum komşularımız ekonomik olarak tamamen tükenmemizi, göç ederek yok olmamızı günü geldiğinde bize vuracakları darbe ile Kıbrıs’ı Yunan egemenliği altına sokmayı planlıyorlardı. 15 Temmuz 1974 Yunan darbesinin asıl hedefi, bu amacı bir an önce gerçekleştirmekti. Bana göre o anlayış hâlâ değişmedi. Değişen sadece ve sadece taktiklerdir.15 Kasım 1983 gününe gelinmesinin başlıca nedeni Rum tarafının Kıbrıs konusundaki gelişmeleri hep kendi istediği doğrultuda yontmaya çalışması ve Enosis hayalinden vazgeçmemesidir. Eğer, bağımsızlık bildirgemizi ilan etmemiş, Devletimizi kurmamış olaydık Rumların bizi sözde Kıbrıs Cumhuriyeti içinde asimile etmek için yaptıklarına boyun eğmiş onların dümen suyuna girmiş olacaktık.15 Kasım 1983’te okunan bağımsızlık bildirgemiz bir daha Rum tahakkümüne girmeyeceğimizin, özgürlük, egemenlik, eşitlik ve güvenliğimizi asla Rum insafına terk etmeyeceğimizin ilanıdır.

KKTC rahmetle andığımız Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Denktaş’ın liderliğinde, bizlerin katılımı ve desteği ile sizin yani halkımızın hakkı, halkımızın çıkarları ve halkımızın beklentileri göz önünde tutularak bizler halkımızın hislerine, düşüncelerine tercüman olarak, kendi tarih bilincimize dayanarak umutla, sevinçle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne evet dedik. Kıbrıs Türk halkının yararına olduğuna kesin olarak emin olduğumuz tarihi bir karara imza attık.”

3. Cumhurbaşkanı Eroğlu, Türkiye’den su ve elektrik enerjisi getirilmesi projelerinin tamamlanarak etkin bir şekilde sektörlerin kullanımına sunulması ve yapılacak reformlarla ekonomiyi, yaşam seviye ve kalitesini çok daha iyi düzeylere taşımanın mümkün olacağına inandığını belirterek, “Yeter ki birliğimizi bozmayalım, doğru işler yapalım ve Anavatan Türkiye ile sağlıklı, kardeşçe ilişkilerin geliştirilmesine gereken değeri verelim” dedi.

Kıbrıs konusundaki görüşmelerin devam ettiğine işaret eden Eroğlu, bu yıl sonuna dek bir sonuca ulaşılmasını umduğunu belirtti.

Söz verildiği ve söylenmekte olduğu üzere bu görüşme sürecinin ucu açık, Kıbrıs Türk halkına zarar verici şekilde sürüp gitmesine daha fazla izin verilmeyeceğini umduğunu kaydeden Eroğlu, “Gördüğüm, izleyebildiğim kadarıyla Rum kesiminin tutumunda düne oranla en küçük bir değişiklik yoktur. Hâlâ bizim en temel, en haklı taleplerimize karşı çıkmaya devam eden Rum liderliği zamana oynamaktadır” dedi.

“Hedefleri uygun konjonktüre kadar bizleri sürüklemek ve günü gelince hayallerini gerçekleştirmektir“ diyen Eroğlu, Rum tarafının oyunları karşısında halkın uyanık olmak zorunda olduğunu belirtti.

Eroğlu, varılacak antlaşmanın Avrupa Birliği’nin birincil hukuku olması, iki kesimliliğin, iki toplumluluğun korunmasının, Kıbrıs Türk Kurucu Devleti’nde mülkiyet ve nüfus olarak sarih çoğunluğun Kıbrıslı Türklerde bulunmasının Kıbrıs Türk halkı için esas ve geri adım atılamayacak unsurlar olduğunu ifade etti. Eroğlu, Birleşmiş Milletler parametresi haline gelen iki kesimlilikten geri adım atılarak federal devlete ait bölgeler yaratılması, Rumların hiç bir tavan konulmadan Kıbrıs Türk Kurucu Devleti’nde mülk edinmelerine, yerleşmelerine, oy kullanmalarına olanak yaratılmasının ileride kendilerini büyük sıkıntılara sokacağını kaydetti.

TÜRKİYE’YE TEK YANLI MÜDAHALE HAKKI

Eroğlu mesajına şöyle devam etti:

“Dünyamız ve bölgemizde yaşananlar göz önüne alındığında Türkiye’nin Kıbrıs üzerindeki etkin ve fiili garantisinden vazgeçmek, sulandırmak akıl kârı değildir. Garanti ve İttifak Antlaşması’nın güncellenmesi demek, özünün bozulmasına izin vermek değildir. Türkiye, Kıbrıs Türk halkının can ve mal güvenliği söz konusu olduğunda Kıbrıs’a tek yanlı olarak müdahale edebilmeli, Kıbrıs Türk halkı kendini yeteri kadar güvende hissedene kadar burada gereken sayıda Türk askeri kalmalıdır. Kimse bizi uluslararası gücün, Avrupa Birliği’nin bizim güvenliğimizi sağlayacağı gibi bir söylemle kandıramamalıdır.

Siyasi eşitlikten bunun tüm dünyada görünür, bilinir olmasından geri duramayız. Dönüşümlü Başkanlık, Birleşmiş Milletler tarafından da benimsenmiştir ve buna karşılık çapraz oy tavizinin verilmesi gereksizdir. Çapraz oy Kıbrıs Türk halkının öz iradesini çarpıtır, 1960’ta elde ettiğimiz ayrı seçme ve seçilme hakkının sulandırılması suretiyle tehlikeli sulara sürüklenmemize yol açabilir. Kıbrıs konusunda bazı şeyleri zamana bırakmak lazım. Eğer bu yapılmaz gerçekler göz önüne alınmazsa, varılacak antlaşma sonrasında bir barış ortamı doğmaz, tam tersine çatışmalar başlar.

Rum Yönetimi Başkanı Sayın Nikos Anastasiades başta olmak üzere tüm Rum siyasileri ve kilise Kıbrıs’ta bizim de egemenlik hakkımız olduğunu kabul ettikleri gün sorun geride kalır. Aksi takdirde herkes yolunda gitmeye devam eder.”

3. Cumhurbaşkanı Eroğlu, mesajının sonunda mücadele liderleri Dr. Fazıl Küçük’ü, Rauf Denktaş’ı, cumhuriyetin ilanına dek görev yapan ancak hayatta olmayan herkesi andı; halka hizmet veren herkese sevgi ve saygılarını sundu. Eroğlu, bugünlere gelmelerini sağlayan şehitleri rahmet, gazileri şükranla anarak, halkın Cumhuriyet Bayramı’nı kutladı.
Son Güncelleme: 14.11.2016 18:07
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner130

banner146

banner50

banner68

banner40