banner151
banner165

"Azınlık Hükümeti Anayasayı da hukuku da tanımıyor

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman, “UBP-DP-YDP Azınlık Hükümeti”nin Anayasayı da hukuku da tanımadığını savundu. 

03 Ağustos 2021 Salı 18:35
"Azınlık Hükümeti Anayasayı da hukuku da tanımıyor


CTP’den yapılan açıklamaya göre Erhürman, beraberindeki heyetle birlikte Kıbrıs Türk Barolar Birliği’ni ziyaret etti. Erhürman’a ziyaretinde, Girne Milletvekili Fazilet Özdenefe ve Parti Meclisi üyesi Ürün Solyalı eşlik etti. 
ERHÜRMAN 
Ziyarette konuşan Erhürman, ekonomi, sağlık, eğitim, hukuk ve dış politika konularında çok sıkıntılı günlerden geçildiğini belirterek, Kıbrıs Türk halkının varoluşunu geleceğe taşıması konusunda ciddi endişe duyduklarını ifade etti. 
Neler yapılabileceği konusunda toplumun tüm kesimleriyle kafa kafaya verip konuşmaya ihtiyaçları bulunduğunu kaydeden Erhürman, bu sebeple sendikalara, sivil toplum örgütlerine, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ve ekonomik örgütlere bir dizi ziyaretler başlattıklarını anlattı. 
“Hukuku ve Anayasa’yı tanımayan bir hükümetle” karşı karşıya bulunulduğunu savunan Erhürman, Anayasa’ya aykırı olduğu bilinmesine ve itiraf edilmesine karşın yürürlüğe konulan yasa gücünde kararnameler, Anayasa hükmüne rağmen on gün içinde atanmayan bakan, Anayasa ve yasa hükmüne rağmen Haziran ayında yapılmayan ara seçim gibi örneklerin hükumetin hukuk tanımazlığının hangi boyutlara ulaştığının en açık göstergeleri olduğunu öne sürdü. 
“AÇIK BİR ENGELE DÖNÜŞTÜ”
Anayasa’nın ve hukukun Kıbrıs Türk halkının ortak zemini olduğunu ve hükümet tarafından gerçekleştirilen ihlallerin bu zemini bertaraf ederek, ortak zemini ortadan kaldırdığını ileri süren Erhürman, bu tavrın, Kıbrıs Türk halkının bir halk olarak kendi varlığını geleceğe taşımasının önünde açık bir engele dönüştüğünü belirtti.
“CENEVRE’DEN SONRA KIBRIS TÜRK HALKI ÖNÜNÜ GÖREMEZ DURUMA GELDİ”
Kıbrıs sorununda yaşanan son gelişmelere de değinen CTP Genel Başkanı Erhürman, Cenevre’de gerçekleştirilen gayriresmi 5 + BM toplantısının ardından Kıbrıs Türk halkının önünü göremez bir duruma geldiğini savundu. 
Tatar’ın egemen eşitlik temelinde iki devletli çözüm formülünden bahsettiğini belirten Erhürman, Cenevre’ye gitmeden önce gerek ilgili tarafların, gerekse CTP’nin bu formülün kimse tarafından kabul görmeyeceği uyarısında bulunduğunu anımsattı. 
“KIBRISLI TÜRKLER BELİRSİZLİĞE İTİLİYOR”
BM Güvenlik Konseyi’nden iki tarafın uluslararası statüsünün eşitlenmesiyle ilgili bir karar talep edildiğini de ifade eden Erhürman, bunun da mümkün olmadığının görüldüğünü kaydetti. Erhürman, “Kıbrıslı Türkler bir belirsizliğe itiliyor. Crans Montana zirvesini başarısızlığa uğratan Anastasiadis’ti ama Cenevre’deki tutumdan sonra hiç hak etmediği bir şekilde çözüm isteyen taraf pozisyonunu biz ona altın tepside sunmuş olduk. Bu büyük bir diplomatik başarısızlıktır” ifadelerini kullandı. 
“KENDİ KALKINMA PLANIMIZI YAPIP İRADEMİZİ YANSITMALIYIZ”
Ekonomik sorunlara da değinen Tufan Erhürman, Kıbrıs Türk halkının kendi ayakları üzerinde durması gerektiğinin altını çizdi. Göreve gelen her hükümetin kendi programını uygulamaya çalıştığını ve siyasi istikrarsızlıktan dolayı bu programların uzun vadeli olamadığını vurgulayan Erhürman, şöyle devam etti:
“Türkiye Cumhuriyeti ile imzalanan mali ve ekonomik protokoller de bizim kendimize ait planımız olmadığı için kendi irademizle belirlenemiyor. O protokollerde ekonomik, mali ve kültürel kalkınmamızla ilgili olmayan maddeler yer almaya başlıyor. Son protokolde Cumhurbaşkanlığı sarayının yapılmasıyla ilgili para ayrılmış olması bunu bize gösteriyor. Protokolün adı Ekonomik ve Mali İşbirliği Protokolü olmasına rağmen Cumhurbaşkanlığı sarayının yapımına ayrılan ödeme var. Bizim bu çalışmayı yapıp uzun vadeli kalkınma planımızı ortaya koymamız lazım ki Türkiye ile imzalanan protokollerde kendi ihtiyaçlarımızı ve irademizi ortaya koyabilelim” 
“MECLİS’TEN GEÇSİN Kİ HÜKÜMETLER PLANA SADIK KALSIN”
CTP olarak bir süreden beridir Anayasa’da da yeri olan uzun vadeli kalkınma planlarını gündeme getirdiklerini ifade eden Erhürman, bunun Meclis’ten geçmesi halinde Meclis’in iradesi olacağını ve hükümetler değişse bile plana sadık kalınacağını kaydetti. Bu planların içinde nüfus politikası, vatandaşlık politikası gibi maddelerin de yer alacağına değinen Erhürman, şunları belirtti: 
“Önümüzdeki 5 yıl içerisinde kaç öğretmen, kaç okul, kaç hastane yapacağımızı bilelim. Kamu okullarında tam gün eğitime geçmek için kaç paraya ihtiyaç duyup bunu bütçelere nasıl bölüştüreceğimizi bilelim. Tüm bunları o planların içine yerleştirip bunu bir nevi ekonomik, sosyal ve kültürel anayasa haline getirmeliyiz. Nüfus politikası ihtiyaç duyduğumuz yargıç sayısını dahi etkileyecek bir şeydir. Bütün bunları yapmadığımız takdirde varoluş endişemiz büyüyerek artacak” 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161

banner162

banner167

banner157

banner68

banner164

banner146