banner152
banner151

"24 Nisan refarandumu unutulmamalı, unutturulmamalı"

Eski Müzakereciler Ergün Olgun ve Osman Ertuğ, Annan Planı referandumunun unutulmaması, unutturulmaması gerektiğini, politikaların da referandumun sonuçları göz önünde bulundurularak şekillendirilmesi gerektiğini vurguladılar.

26 Nisan 2017 Çarşamba 10:50
"24 Nisan refarandumu unutulmamalı, unutturulmamalı"

Osman Ertuğ ve Ergün Olgun,  Annan Planı referandumunun 13’üncü yıl dönümü nedeniyle ortak açıklama yaptılar.

Ortak açıklamada, Kıbrıs Rum tarafının  kendi siyasi çıkar ve pozisyonları gereği, Annan Planı referandumlarının yıl dönümü olan 24 Nisan'ı hatırlamamak, hatta unutturmak istiyor olabileceğine dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:

“O günleri yaşamış ve sonuçlarıyla hala yaşamak zorunda bırakılmış bir halk olarak bizlerin bu tarihi olayları unutmamak, unutturmamak ve bunlardan gerekli dersleri çıkararak politikalarımızı bunlara göre şekillendirmek durumunda olduğumuzu vurgulamak isteriz. Bu konuda en büyük görev kuşkusuz resmi yetkililerimize düşmektedir. Bilinmelidir ki, tarihi hatırlamayanlar, onu tekrarlamaya mahkum olurlar”.

Ortak açıklamada,  Kıbrıs görüşmeler sürecinde bir milat teşkil eden referandumun yıl dönümünde  Kıbrıs Türk resmi çevreleri tarafından  herhangi bir açıklama yapılmaması “vahim ve düşündürücü” olarak nitelendirildi.

“Kıbrıs Türk halkının , kendisi için çok büyük özverilerle risk ve tehlikeler içeren bu plana, uzlaşı adına %65 gibi bir oranla ‘evet’ dediği,  Kıbrıs Rum halkının  ise %76 gibi yüksek bir oranla planı reddettiği” hatırlatılan ortak açıklamada,  Kıbrıs Rum uzlaşmazlığının en bariz bir kanıtı olan bu sonuca karşın, Kıbrıs Rum yönetiminin Avrupa Birliği'ne üye yapıldığı ; Kıbrıs Türk halkının ise referandumlar öncesinde kendisine yapılan tüm vaatlere karşın izolasyon ve kısıtlamalar altında tutulmaya devam edildiği  vurgulandı.

Ortak açıklamada, “Her türlü adalet ilkesinin ayaklar altına alındığı ve çifte standartların uygulandığı bu durum bugün de devam etmektedir” denildi.

Zamanın BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın, referandumlar sonrası BM Güvenlik Konseyi'ne verdiği 28 Mayıs 2004 tarihli raporda, Kıbrıs Rum tarafının planı reddetmekle sadece bir çözüm formülünü değil "çözümün kendisini reddettiği" değerlendirmesinde bulunduğu,  bunun nedeninin ise "Kıbrıslı Türklerle yetki ve refah paylaşmak istememeleri olduğunu" vurguladığı belirtilen açıklamada “ Bu değerlendirme bugün de geçerliliğini korumaktadır” ifadelerine yer verildi.

Ortak açıklamada, “Rum Temsilciler Meclisi'nin 1950 Enosis plebisitinin okullarda kutlanmasıyla ilgili aldığı karar; Rum lider Anastasiadis'in bu kararı savunurken kullandığı ‘azınlık/çoğunluk’ söylemleri ve Kıbrıslı Türklere ‘imtiyazlar’ verdikleri iddiaları; Kıbrıs Türk tarafının sert tepkileri üzerine Rum Temsilciler Meclisi'nin kararı değişmeyerek sadece göstermelik bir şekilde bu konudaki yetkiyi uygulamada Kilise’nin atadığı Eğitim Bakanlıklarına devretmesiyle ilgili aldığı ikinci bir kararı dahi Anastasiadis'in Anayasa Mahkemesi'ne götürmeye karar vermesi; masada ise siyasi eşitlik gereği olan dönüşümlü başkanlık, kararlara etkin katılım gibi konularda retçi bir yaklaşım izlemesi, Kıbrıs Rum tarafının siyasi eşitliği içselleştirmediğinin ve temelde hegemonyacı bir yaklaşım izlediğinin açık kanıtlarıdır” değerlendirmesinde bulunuldu.

Kıbrıs Rum tarafının , Kıbrıs adası açıklarında bulunan hidrokarbon kaynakları konusunda tek yanlı girişimlerini ve araştırmalarını sürdürmekte, her iki halka ait olduğu herkesçe kabul edilen bu doğal kaynaklar konusunu da kendi egemenlik iddiaları yanında siyasi ve ekonomik çıkar hedeflerini ileri götürmeye çalışmakta olduğuna vurgu yapılan açıklamada, bu gelişmelerin, Kıbrıs Rum tarafının iki tarafın eşit ortaklığına dayalı, gerçekçi, adil ve sürdürülebilir bir uzlaşıdan ne kadar uzak olduğunu açıkça gösterdiği belirtildi.

Türk Ajansı Kıbrıs (TAK)

Son Güncelleme: 26.04.2017 11:07
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner155

banner130

banner146

banner50

banner68

banner40