Tatar, Barış Harekatı’nın 50. yılı etkinliklerine katılmak için İstanbul'a gitti Tatar, Barış Harekatı’nın 50. yılı etkinliklerine katılmak için İstanbul'a gitti



Meclis Genel Kurulu sırasında, CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman’ın konuyla ilgili eleştirileri üzerine söz alan UBP Genel Sekreteri ve Gazimağusa Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu, hükümetin Güney Kıbrıs’taki tutuklamaları için adım atmadığı yönündeki söylemlere karşı çıktı; konunun tamamen Rum Tarafı’nın tek taraflı ve olumsuz tutumundan kaynaklandığını, Rum tarafının uluslarası hukuku bir kez daha ihlal ettiğini söyledi.



“Haksız tutuklamalar konusunda hem fikir olmak gerekir” diyen Hasipoğlu, Kıbrıs Konusu bağlamında yanlış politika yürütülyor diye bu tutuklamaların yapılmadığını, tek amacın inşaat sektörünün çökertilerek ekonominin ilerlemesini engellemek olduğunu vurguladı.


Federal çözüm süreci yürüten 2. Cumhurbaşkanı Talat döneminde de Orams Davası açılarak benzer tutumun sergilendiğini hatırlatan Hasipoğlu, “ Masada ne görüşürsek görüşelim , Rum tarafı bu tür davaları açmaya devam etmiştir . Onlar için siyasi çözüm önemli değildir , önemli olan KKTC ekonomisinin güçlenmemesidir” dedi


Bu konuyu geçen hafta AKPA’nın Hukuk ve İnsan Hakları Komitesi’nde de gündeme getirdiğini ve Rum Vekillere sorular yönelttiğini hatırlatan Hasipoğlu, “ Rum vekiller Aihm davalarının etkin uygulaması konusunda sunum yaptılar. Madem sunum yaptınız o zaman herkes bilsin ki KKTC olarak AİHM kararlarının icrası için uygulama gerçekleştiriyoruz. Taşınmaz Mal Komisyonu kurulmuştur. 67/2005 sayılı yasamız da ortada” diye ekledi


Rum Tarafı’nın bir yandan Avrupa Mahkeme kararlarının daha etkin çalışmasını isterken diğer yandan tutuklamalar yapmasının ne anlama geldiğini Rum Vekilere ve Meşhur Avukatları Ahileas Dimitridis’e sorduğunu vurgulayan Hasipoğlu, “ Bana cevap veremediler. Aynı soruları Avrupa Hukuk komitesi toplantısında İngiliz milletvekilleri de sordu . Rum yönetiminin tutuklamalar yapması ve AİHM’in etkin bir iç hukuk olarak kabul ettiği TMK kararlarını hiçe sayması uluslararası hukukun açık bir ihlalidir. Kıbrıs'taki mülkiyet sorunu ile ilgili olarak AİHM bir yandan TMK vasıtasıyla bir iç hukuk benimserken, diğer yandan Avrupa Konseyi’nin üye kabul ettiği GKRY, kuzeyde ihtilaflı mülkler iddiası ile insanlara hürriyeti bağlayıcı tedbirler almasına izin vermemelidir. Biz Rumlar’a uluslararası hukuka uygun çareler sunarken GKRY güneydeki Kıbrıslı Türklerin mallarını ödemeden kamulaştıyor, izinsiz kiralıyor ve tasarruf hakkını kısıtlıyor. GKRY’nin bu çifte standardını AİHM açısından en ilgili komite olan Hukuk ve İnsan Hakları komitesinde geçen hafta gündeme getirdim, ana muhalefet herhalde bu konuyu da gözden kaçırdı” şeklinde konuştu


Üstel Hükümeti’nin TMK’ya önemli bir gelir aktardığını, son 1 ayda 68 Milyon STG ödeme yapıldığını hatırlatan Hasipoğlu, bu konuda Cumhurbaşkanlığı ve hükümetin gerekli girişimleri sürdüreceğini, biz de ilgili platformlarda söz almaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.

Editör: Haber Merkezi