Kamu-Sen Başkanı Metin Atan yaptığı yazılı açıklamada, genel yapı içerisinde düzgün giden bir şey olmadığını ancak protokolün bunlardan ayrı tutulması gerektiğini söyledi.

 

Atan, Kamuda yetkili beş sendikanın Başbakan ile imzalanan protokolde Maliye Bakanı , Çalışma Bakanı ve bürokratlarıyla da yapılmış olan iyi niyetli uzlaşı sonucunda, maliyenin ekonomik şartlarını da göz önünde bulundurarak çok iyi olmasa da bu uzlaşıya varıldığını ifade etti.

 

Atan, Başbakan Ünal Üstel’in protokole ilişkin sendikalara yaklaşımlarını olumlu bulduğunu söyledi. Atan, 47/2010 göç yasasından işe giren çalışanlara yüzde 4 ve yüzde 3.30 aralığı oranlarında ek artış verileceğini anımsattı.

 

Atan, bu protokolde sadece göç yasasındakilere ek artışların değil, hayat pahalılığının maaşlara iki ayda bir olacak şekilde uygulamaya girmesini istediklerini talep ettiklerini söyledi.

 

Kamu-Sen Başkanı Metin Atan, sendikaların bu konuda da iyi niyet çerçevesinde hareket ettiklerini belirtti.

 

“Hayat pahalılığının 4 ayda bir verilmesi konusu önemli, bir yerden başlanması gerekiyor”

 

Atan, daha önceki Ekonomi Bakanı Olgun Amcaoğlu’nun da hayat pahalılığını 4 ayda bir maaşlara yansıtılmasını telaffuz ettiğini anımsattı.

 

Tüm bunları Başbakan’a ilettiklerini söyleyen Atan, Başbakan Ünal Üstel’inde buna olumlu baktığını ve yeni yılda maaşlara hayat pahalılığının 4 ayda bir olacak şekilde yapılsın dediğini söyledi.

 

Kamu-Sen Başkanı Metin Atan, Başbakan Üstel’in ilerleyen dönemde kademeli olarak teknik bir çalışma yapılıp, getirisi götürüsü ne olacağına ilişkin gerekli planlamalar yapıldıktan sonra ilerde mümkün olursa hayat pahalılığını maaşlara 2 ayda bir yansımasıyla ilgili değerlendirme yapılacağını ama şuanda 4 aydan başlanması konusunda hem fikir olunduğunu kaydetti. Atan bir yerden başlanması gerektiğini söyleyerek bununda olumlu bir adım olduğunu ve uzlaşı sağlandığını belirtti.

 

Atan, vergi muafiyet dilimlerinin yılda bir kez düzenlediği için sorun yaşandığını ama bununla ilgili gerekli düzenlemenin yapılacağını da sözlerine ekledi.

 

Atan , sendikaların çalışanı korumak ve hükümetin de bu zor dönemde vermezsen olmaz kırarız dökeriz mantığıyla değil diyalog ve istişare ile hareket ettiklerini vurguladı.

 

Atan, bu ekonomik kriz ortamında alınan hayat pahalılığı rakamı ne olursa olsun bir şey fark etmediğini çünkü hayatın ucuzlatılmadığı sürece alınan maaşların anlam ifade etmediğini söyledi. Atan , bu enflasyonist düzende Temmuz ayı hayat pahalılığı oranının yüzde 9.90 olarak çıktığını muhtemel Ağustos ayının da yüzde 8 -9 arası çıkmasının beklediğini kaydetti.

 

“Tüp gaz yine zamlandı bu şartlarda nasıl evde yemek pişirilecek”

 

Evde olmazsa olmaz olan tüp gazın yine zamlandığını söyleyen Atan , bu şartlarda nasıl yemek pişirilecek diye sordu. Atan , zam furyasına bakıldığında diğer ihtiyaçların nasıl karşılanacağını sorarak bunların büyük sıkıntı olduğunu söyleyerek çünkü zamlar durmuyor dedi. Atan , zamlar durmadığı için haklı olarak sendikaların taleplerinin de artmakta olduğunu söyledi.

 

“Asgari ücretli ve özel sektörlü de düşünülmeli”

 

“Fiber altyapısı ulusal politika kapsamındadır. Dokundurtmayız” “Fiber altyapısı ulusal politika kapsamındadır. Dokundurtmayız”

Atan , bir taraftan da asgari ücretli ve özel sektörlünün de söz konusu olduğunu bunlarında düşünülmesi gerektiğini vurguladı.

 

Sendikaların talepleri içerisinde sadece kamuda çalışana artış yapılması olmadığını söyleyen Atan , bu konuda da gerekenin bir an önce yapılması gerektiğini vurguladı.

 

Atan , asgari ücrete verilen rakamın yine açlık sınırına dayandığını ve zamlar karşısında sürecin tıkanma noktasına geleceğini söyledi.