“Zorlu Töre’nin ne hakkı ne de haddidir…”

Meclis Başkanı Zorlu Töre’nin katıldığı televizyon programlarında CTP’ye yönelik söylemlerini eleştiren Erhürman, Meclis Başkanı sıfatı taşıyan Zorlu Töre’nin televizyon programlarını gezerek CTP’yi hainlik ve Türkiye’yi “sevmemekle” suçlayan bir tavır içine girdiğini vurguladı. Bu tavırları çok dikkate almadıklarını ve önemsemediklerini söyleyen Erhürman, “Bu kişi meclis başkanı sıfatını taşıyor ve meclisteki 19 milletvekilini, televizyonlarda bu şekilde itham etmek ne hakkı ne de haddidir” diye konuştu. Meclis Başkanlığı makamının meclis içerisinde bağımsız ve tarafsız olması gerektiğine dikkat çeken Erhürman, “Durmadan meclisin yarısına yakınını hainlikle suçlayan bir kişinin bu makamı işgal etmesi bile züldür. Ünal Bey ile de konuştuk. Grup başkan vekillerimizle birlikte, UBP grup başkan vekilleriyle görüşme talep ettik. Bundan sonraki tavrımızın ne olacağını, görüşme sonrası belirleyeceğiz” ifadelerini kullandı. Yabancılara mülk satışı meselesini CTP olarak bir buçuk senedir konuştuklarının altını çizen Erhürman, bu konuyu konuşurken “dillerini” de çok dikkatli şekillendirdiklerini belirtti.

“Bu kara leke ortadan kalkmalı” “Bu kara leke ortadan kalkmalı”

“Bu memleketin toprakları, bu tip tavırlara müsait değil”

Tufan Erhürman, “Bu ülkenin toprağını, nüfusunu, sosyo-kültürel yapısını, kimliğini korumak en önemli amacımızdır” dedi. Söz konusu sorunun yabancı düşmanlığı gibi tehlikeli bir yere de sürüklenmemesi için dikkatli olunması gerektiğini dile getiren Erhürman, bu memleketin topraklarının, bu tip tavırlara müsait olmadığının altını çizdi. Dünyada bazı bölgelerde artış gösteren yabancı düşmanlığıyla ilgili örnekler veren Erhürman, bu tip düşüncelerin çağ dışı gelişmesini engellemenin de amaçlarından biri olduğunu kaydetti. Yabancı düşmanlığı gibi tehlikeli yerlere savrulmadan, sosyokültürel yapıyı korumanın önemine işaret eden Erhürman, inşaat sektörünün de öngörülebilirliğini sağlayarak sürdürülebilir duruma getirilmesi gerektiğini vurguladı. “Başbakan” Ünal Üstel’in adıyla geçtiğimiz günlerde yayımlanan ve içerisinde CTP’ye yönelik temelsiz söylemler bulunan açıklamayı da anımsatan Erhürman, “Başbakan” Üstel’in popülist bir dille kamuoyuna mesaj verdiğini vurguladı.

“Bu ülke yönetilmiyor algısı ortada…”

Sabah Gazetesi’nde çıkan haberlerle ilgili de konuşan Erhürman, Sabah Gazetesi’nin haberinde İsrailli 2 bin şirket kurulduğu, ülkede 35 bin Yahudi olduğu ve bu şirketlerin üzerinde 25 bin dönüm arazi bulunduğunu yazdığını hatırlattı. Gazetelerde çıkan rakamları veri olarak alıp konuşmadığını da söyleyen Erhürman, Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan 84 milyonun algısında ülkenin durumunun bu olduğuna dikkat çekti. Başbakanın nüfusu bilip de söyleyemediğini, İçişleri Bakanı’nın nüfusu bilmediğini, cumhurbaşkanının ise nüfusu 410 bin olarak açıkladığını anımsatan Erhürman, “Böyle bir yönetim anlayışını bu memlekette hakim kılmaya çalıştığınızda, bu ülke yönetilmiyor algısı çıkar ortaya” dedi. İskele bölgesine eskiden gittiklerinde başka konular konuşulduğunu belirten Erhürman, şu anki gündemin ise kimin arsasını ne kadara satacağı olduğunu kaydetti.

“Kavga, çocuklarımızın bu topraklara tutunabilmesi kavgasıdır”

İmara kapalı bölgelerin bile satıldığını belirten Erhürman, insanların ekonomik durumdan dolayı satış yaptığını, satarken içlerinin rahat olmadığının altını çizdi. Kıbrıs Türk halkının yok olmaya doğru sürüklendiğinin altını çizen Erhürman, dertlerinin bu olduğuna dikkat çekti. Bu memleketin, bu nüfusu kaldıramayacağına dikkat çeken Erhürman, Kıbrıs Türk halkının mülkiyetteki payını kaybetmekte olduğunun altını çizdi. “Yokluk yoksulluğu besliyor. Bu halk kendi çocuğuna ev alamaz durumdadır” diyen Erhürman, gerçeklerin ortada olduğunun altını çizdi. Annan Planı’nda iki bölgeliliğin esası olarak, mülkiyetin üçte ikisinin Kıbrıslı Türklerde kalması müzakeresini de CTP’nin yaptığını anımsatan Erhürman, “Egemenlik dediğiniz şey, mülkiyet sizde değilse o da sizde değildir” dedi. Tufan Erhürman, “Kavga muhalefet-iktidar kavgası değildir. Kavga, memleket kavgasıdır. Kavga, çocuklarımızın bu topraklara tutunabilmesi kavgasıdır” dedi.